Mine Saka

10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2020 19. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2020 08:48
Dönemin rus rejiminde, yönetim mertebesinde olan kişilerin yönetmekle yükümlü olduğu insanların verimliliğini arttırmaya yönelik olarak belli stratejik planlarla belirlenmiş "ben de sizdenim" popüleristliğine yönelmesinin ne derece faydalı olabileceğini irdeleyen bir roman. Düşünülen ile gerçekleştirilenin arasındaki uyuşmayan sonucu ele alan, iyilikle - ego arasında sıkışmış İvan İlyiç'imizin trajikomik hikayesi... Okuyun, okutturun.
Tatsız Bir OlayFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 20176,6bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2020 16. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2020 23:35
SPOILER* "Madem öyle, neden bazen içimiz içimize sığmaz, birtakım aptallıklar yapar, birtakım istekler besleriz? İşte bunun nedenini kendimiz de bilmeyiz. Saçma sapan isteklerimiz yerine getirilmiş olsa bundan zarar görecek olan yine biziz. Şöyle deneme olsun diye, içimizden birine daha çok özgürlük verin, ellerindeki bağı çözüp yaşama alanını genişletin, üstündeki vesayeti kaldırın; bakın, o zaman yeniden vesayet altına girmek için önce kendisi can atacaktır. Biliyorum, bunları yazdığım için bana kızacak, ayaklarınızı yere vurarak, "Siz kendinizden, yeraltında geçen zavallı yaşantınızdan söz edin. "Biz, hepimiz" gibi sözleri ağzınıza almayın!" diye bağıracaksınız. İzin verin sevgili okurlarım, ben bu hepimizliğe sığınarak kendimi temize çıkarmış olmuyorum. Nasıl yaşadığıma gelince, sizin kendi yaşamınızda yarıda bıraktığınız şeyleri ben sonuna kadar götürdüm. Üstelik siz ödlekliğinizi ölçülü davranış sayarak kendi kendinizi aldatıp avunuyorsunuz. Bu duruma göre, ben sizden daha canlı bir insan olmuyor muyum? Şöyle bir daha dikkatlice düşünün! Biz bugün "canlılık" denen şeyin nerede bulunduğunu, neyin nesi olduğunu, hangi adla çağrıldığını bile bilmiyoruz. Elimizden kitaplarımızı alsalar, bir anda neye uğradığımızı şaşırırız. Artık hangi yolu seçeceğimizi, kime tutunup kimden kaçacağımızı, neyi sevip neden nefret edeceğimizi, neyi sayıp neyi hor göreceğimizi bilemeyiz. Bize insan olmak, yani etiyle kemiğiyle insan olmak bile yük geliyor; bundan utanıyoruz, ayıp sayıyoruz. "Soyut insan" diyebileceğim garip yaratıklar olmaya can atıyoruz. Biz ölü doğmuş kişileriz, zaten çoktandır canlı olmayan babaların soyundan ürüyoruz ve bu durumu gittikçe daha çok beğeniyor, bundan zevk almaya başlıyoruz. Neredeyse bir kolayını bulup bizleri doğrudan doğruya düşüncelerin doğurmasını
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 2025159,8bin okunma
10/10
·112 syf.··
2020 15. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2020 22:20
Psikolojik roman türünün en başarılı Türkçe örneklerinden. Biri sağlığıyla ilgili bir eksikliğe uğrasın veya bir uzvunu kaybetsin hemen toplumdan soyutlanır. İstediklerini yapma isteği kaybolur ve bu da yoksulluğa neden olur. Bu süreçte de insan psikolojisi çöker. Peyami Safa kemik veremi hastalığı geçirdiği süreçte kalemi aldığı bu kitap, otobiyografik eserdir. Eser inanılmaz akan bir dille yazılmış ve kesinlikle bir başyapıt.
Dokuzuncu Hariciye KoğuşuPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 2022121,2bin okunma
9/10
·688 syf.··
2020 11. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2020 00:43
Kitap Dostoyevski'nin gerçekten en güzelleri sıralamasında ilk 5'te yerini alır. Kitabın kalınlığı sizleri korkutmasın, sadece kitabı okurken doğru çevirmenden okumaya çalışın, sonrası su gibi akıp geçiyor. Kitapta özellikle beklediğim iki şey oldu, birincisi Raskolnikov'un annesi Pulheriya ve kız kardeşi Dunya ile arasındaki ilişki çok kuvvetli bunun alt yapısında herhangi bir hikaye gerçekleşmiş midir acaba diye düşündüm? İkincisi, Raskolnikov'un hep çok kıskandığım, her ne olursa olsun onu asla yalnız bırakmayan arkadaşı Razumihin'le ilgili bir -nereden geliyor bu dostluk- hikaye.. - Buradan sonrası biraz spoiler olabilir... Dergideki makalesinde üstün insanların toplumun ilerlemesi, evrilebilmesi için gerektiğinde insan öldürebileceklerini söylüyor. Fakat romanda öldürdüğü tefeci kadın, sadece kendisinin borçlu olduğu bir insan. Ayrıca kadın sadece yaşlı bir tefeci. Bir dereboyu, siyasal bir aktivist kısacası Raskolnikov'un makalesinde bahsettiği üst insan değil. Raskolnikov tefeci kadını öldürdükten sonra herhangi bir vicdan azabı duymadığını sürekli gözler önüne seriyor. Ama bir çocuğu canı pahasına yangından sırf saf vicdanı nedeniyle kurtarıyor. Neden? Burada Raskolnikov'u ikiye ayırabiliriz. Çocuğu kurtarırken bir insan, tefeci kadını öldürürken bir eylemci. Kısacası öldüren kimsenin olmadığını düşünmektedir eser boyunca. Raskolnikov bir katil değil, sistem karşıtı bir eylemcidir. Ayrıca bunca olan şeye rağmen, aşkın bir diriliş, yeniden doğuş olduğununda farkındadır. Tüm yaşanmış olan yeraltı olumsuzluklarına rağmen aşkla hayata bir başka bakmaya başlamıştır. Düşünün ki, takribi 650 sayfada Tanrı'ya inanmayan Raskolnikov, son 30 sayfada aşkı sayesinde Tanrı'nın varlığına inanmakla ilgili içgüdülerini dile getiriyor.
Edebiyat
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 2015194,5bin okunma
7/10
·88 syf.··
2019 1. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2019 16:04
Cibran kitapları hep dram dolu olur. Lâkin bu kitap ekstra dram içerir. Zenginliğin doğu kadını için kölelikten ibaret olduğunu bu denli muhteşem Cibran'dan başka kimse olamazdı. Umarım Cibran değildir kitapta yaşayan, kırık kanatlarıyla uçmaya çalışan..
Kırık KanatlarHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202512,5bin okunma