limonagacim

limonagacim
@minnakmavi
sevgili dost..! lütfen söyle.. bizim yalana ihtiyacımız var mı?!...
'her geçen gün biraz daha yükselip yayılarak, o küçük tohumu anımsayıp kendi belleğimi büyütüyorum aslında. yağmuru, çavlanı, kayaları unutmadan kendi geçmişimi okuduğumda herşeyin kendi tasarımım olduğuna inanarak anlıyorum seni. ben, beni bulacağın yere gelmiştim. en üzgün, en aç, en umutlu olduğun anı kollamıştım, doğru. her ne kadar bir rastlantı gibi görünse de senin avuntunu saklıyordum içimde. buluşabilmemiz için.. işte bu yüzden ne zaman gelip dallarımdan birine tünesen, aramızdaki o kanlı yolculuğun hatırına koruyorum seni.. yutkunduğun o kokuyu, benim eşsiz kokumu anımsamadığın için, gün geçtikçe serpilip yayılarak, her mevsim yeşil yeşil katlanarak, bedenimden eğrilerek uzanan gölgeye bakarak kızıyorum sana. güzel gözlüm... içinden geçtiğim soylu ardıç kuşu... kök salmış olsam da şimdi, dalımı titreten güçlü rüzgarlara aldanarak, gidebilmenin buruk umuduyla seviyorum seni...
Reklam
'eğer hepimiz tanrı'nın kulları isek; neden genç bir kız basma entari bulamazken kokonalar ipeklere bürünsün? neden biri üç gün aç yatarken öbürü tıka basa yesin? ben öyle sanıyorum ki; bunlar tanrı'nın bile gücüne gidiyordur...'
'asla kavuşamayacağım uzak bir sevgili oluyorsun gözümde... hasretinden bağrım yanıyor...'
'ama üzüntü demek; gece gündüz, uykuda olsun, uyanık olsun, vücuduna saplanmış bir oku taşımak demek. çekilir şey değil bu.'
'bu akşam anladım ki, bir insan diğer bir insana bazen hayata bağlandığından çok daha kuvvetli bağlarla sarılabilirmiş. gene bu akşam anladım ki, onu kaybettikten sonra, ben dünyada ancak kof bir ceviz tanesi gibi yuvarlanıp sürüklenebilirim...'
Sayfa 127