Puan vermedi·144 syf.··
2026 39. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 15:54
Ebeveynlerimize Neden Borçlu Değiliz?Ebeveynlerimize Neden Borçlu Değiliz? ”, başlığı itibarıyla oldukça iddialı ve tartışmaya açık bir kitap. Barbara BleischBarbara Bleisch , ebeveyn-çocuk ilişkisini alışılmış “fedakârlık”, “minnet” ve “borç” kavramlarının dışına çıkararak daha felsefi bir düzlemde ele alıyor. Kitabın temel yaklaşımı, çocukların dünyaya gelmeyi seçmedikleri için ebeveynlerine otomatik ve sınırsız bir borç yükümlülüğü altında olmadıkları fikrine dayanıyor. Açıkçası kitabın bakış açısını tamamen benimsediğimi söyleyemem. Özellikle aile bağlarının yalnızca yükümlülük, özgürlük ve bireysel tercih ekseninde değerlendirilmesi bana yer yer eksik ve fazla rasyonel geldi. Çünkü ebeveynlik ve evlat olmak, sadece hukuki ya da etik bir “borç” meselesi değil; aynı zamanda emek, sevgi, kırgınlık, sorumluluk, kültür ve duygusal bağlarla şekillenen çok katmanlı bir ilişki. Buna rağmen kitabı okumak benim için farklı bir perspektif görmek açısından değerliydi. Özellikle aile ilişkilerinde sorgulanmadan kabul edilen “çocuk anne babasına her koşulda borçludur” anlayışını tartışmaya açması önemli. Katılmadığım noktalar olsa da, okura düşünme alanı açan ve ebeveyn-çocuk ilişkisine daha eleştirel bakmayı sağlayan bir metin. Benim için bu kitap, “haklı bulduğum” bir metinden çok, “üzerine düşündüren” bir metin oldu. Aile, minnet ve sorumluluk kavramlarına farklı bir yerden bakmak isteyenler için okunabilir; ancak kitabın sunduğu yaklaşımın herkes için ikna edici olmayacağını düşünüyorum.
Ebeveynlerimize Neden Borçlu Değiliz?Barbara Bleisch · Beyaz Baykuş Yayınları · 202256 okunma
Tercihler ve Gerçekler
10/10
·159 syf.··
Beğendi
·
2026 66. kitabı
1920 li yıllarda Anadolu’da öğretmenlik yapan Zehra çok iyi bir öğretmen olmanın yanında acıma duygusundan yoksundur. Başlangıçta hikayesini okuyunca nedenlerini anlıyor ve hak verebiliyoruz. Sonrasında İstanbuldan gelen bir haberle babasının ölümle burun buruna olduğunu ve gitmesi gerektiği bilgisi gelince başka bir boyuta geçiyor hikaye. Ancak babası öldükten sonra İstanbula dönmesi ve kötü bildiği babasına ait küçük bir kutuya açmasıyla bambaşka bir hikaye çıkıyor karşımıza. Mürşitin mektuplarıyla ilerleyen sayfalarda aslında gerçekleri öğrenebiliyor Zehra. Mürşit iyilikten doğruluktan ayrılmamaya çalıştıkça insanların onu dibe çektiği hayatı zehir ettiği ve kötü bir insan olarak gösterildiği hatta kötü olmak zorunda kaldığı gerçeğiyle yüzleşiyoruz. Ne acı. En nihayetinde gelen pişmanlık şiltede yatan bir babanın ayaklarını öperek acıma duygusunu kazanıyor ve acı gerçeklerle yüzleşiyor. Reşat Nuri Güntekin öyle dokunaklı ve sürükleyici anlatıyor ki kısacık bir kitap içimize işleyerek dağ oluyor resmen. Gördüğümüz bildiğimiz şeylerin gerçeklerden kopuk esasen bambaşka bir tarafı olabileceğini gösteriyor bizlere. Dönemsel eleştiri de insani değerlendirme de bu romanda karşımıza çıkıyor. Yazarın ilk eserlerinden olma özelliği taşımasına rağmen oldukça nitelikli bir yapıt ve özellikle kullanılan kelimelerin dilimizin nasıl bir erozyona uğradığını gösteriyor bizlere. 18 li yaşlarda okunsa mükemmel derecede öğretici bir kitap olacak Acımak orta yaş ve üstü için güzel bir tatmin sağlamakla sınırlı. Yazara bu eseri için minnet duyuyor gerçekten iyi bir yazar nasıl olunur onu görebiliyoruz. Tercihlerimiz hayatımız oluyor ve hayatın acı yanı çok ağır…
1000Kitap
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,5bin okunma
Reklam
Yufka Yürek
7/10
·52 syf.··
2026 22. kitabı
2026-26.kitap Kitabın Adı : Yufka Yürek Yazarı : Dostoyevski Yayınevi: @canyayinlari Türü : Novella Basım Yılı: 2017 Sayfa Sayısı: 49 Sayfa Düşünceler : En sevdiğim yazarlardan birisi olan Dostoyevski bu eserini 1848 yılında yazar. Eserini tamamladıktan 27 yaşında olan yazarın ünü artık artmaya başlamıştır. Suç ve Ceza, Kumarbaz ,Budala gibi ölümsüz eserleri olan yazarın bu novellası büyük eserlerinin adeta bir nüvesi gibidir. Orijinal ismini Zayıf Kalp ,Güçsüz Yürek olan eserin ana karakteri Vasta Şumkov ile arkadaşı Arkadi İvanoviç'tir. Vasya duygusal ve minnettarlık altında ezilen oldukça hassas bir kişidir. Bir gün nişanlanır ve arkadaşı İvanoviç ile gelecek planları kurmaya başlar. Ancak maddi sıkıntılar ,ön ödeme alıp yetiştiremediği bir iş ve bu yüzden yaşadığı derin minnet duygusu yüzünden sağlığı gitgide bozulur Vasya 'nın. Dostluk ,arkadaşlık ,fedakarlık ve işinize gibi temaların derince işlendiği bu güzel novellayı herkesin okumasını ister hararetle tavsiye ederim
Yufka YürekFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 20175,4bin okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2026 16. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 21:09
Aslında bu kitabı okuma hikayem biraz eğlenceli ve hareketli.Kendisi tam bir Ziya Gökalp hayranı olan oğlumun önerisiyle başladım bu yolculuğa.Fikirleri az çok biliyordum aslında ama yine de bu kadar yoğun bir okumaya tam hazır değildim,bana resmen ekstra bir beyin jimnastiği yaptırdı.Haliyle, evde oğlumla yaptığımız o meşhur fikir tartışmalarının aynısını sayfalar arasında yazarla da yaptık. Ne diyelim, evde ergen bir çocuğunuz varsa her fikre, her konuya açık olacaksınız. Gelelim kitaba; sosyoloji tarihimizin en önemli isimlerinden biri olan Gökalp, bu eserini iki ana bölüme ayırmış. İlk bölümde bizim kültürel ve tarihi kökenlerimizi incelerken; ikinci bölümde ise hukuktan aileye, dilden siyasete kadar kafasındaki toplum modelinin adeta tam bir programını çıkarıyor. Kitabı okurken kendimi bir inceleme yapıyor gibi değil de, karşımda gerçekten yazarın kendisi varmış derin bir fikir alışverişinde bulunuyormuşum gibi hissettim. Özellikle o meşhur Kültür ve Medeniyet ayrımını anlattığı sayfalarda yazarla net el sıkıştık. Batı'nın sadece bilimini, teknolojisini alıp; kendi zengin kültürel mirasımızı, ruhumuzu körü körüne bir taklitçiliğe kurban etmememiz gerektiğini öyle güzel savunuyor ki, o kısımlarda İşte tam olarak bu! dedim. Tabii bu uzun soluklu sohbetimiz her sayfada böyle tatlıya bağlanmadı; yazarla ciddi anlamda karşı karşıya geldiğimiz, kafamda onunla resmen zıtlaştığım yerler de oldu.Özellikle ikinci bölümdeki toplumsal düzen ve hukuk yapısı konusundaki bazı fikirleri benim dünyaya ve değerlere bakış açımla epey çelişti. Ama zaten bir fikir kitabını keyifli kılan da tam olarak bu değil midir? Sizi bazen onaylar, bazen de kendi düşüncelerinizi yeniden tartmaya zorlar. Benim için okuması son derece keyifli bir yolculuk oldu. Bence bu kitap, hem kendi
Türkçülüğün EsaslarıZiya Gökalp · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 20197,8bin okunma
9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 00:00
Şermin Yaşar ile İlber Ortaylı'nın ortak yazdığı bu eseri ilk gördüğümde çok heyecanlandım ve hemen temin ettim. Okudukça kendimi Topkapı Sarayı'nın bahçesinde çınar ağacının tepesinden şamaroğlanı izliyormuşum gibi hissettim. Çınar ağacına ağlaya ağlaya sarılışını, Lalasının peşinden koşuşunu, saray yıkılacak korkusuyla tüm saray ahalisiyle konuşmalarını, şehzadeyle hasbahçede çiçeklerin arasında dolanışını, padişahı tanımadan sitem edişini, büyüyüşünü, kınalı serçe olma yolundaki tüm aşamalarını... Bir çocuk kitabından çok daha fazlasını yaşatıyor bize 2 usta yazar. İlber Ortaylı'nın Osmanlı'ya, dönemin şartlarına dair açtığı bilgi pencereleri okurken öğrenmeyi ve daha çok öğrenme isteğini sağlıyor. Kitabı okudukça İlber Ortaylı'nın dünyamızdan göç ettiği gerçeği sıklıkla kalbime ok gibi saplandı. Fakat bize böyle güzel eserler bıraktığı için içimde çok büyük minnet oluştu. Her yaştan insanın okuması ve daha nice insana okuması için hediye etmesi, evlatlarına okutarak uzun uzun sohbet etmesi gereken bir eser...
Kınalı Serçeİlber Ortaylı · Kronik Kitap · 20251,765 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
Beğendi
·
2026 49. kitabı
Herkese merhaba Bugün, vefasızlık ve minnet kavramlarını temel alan bir büyüme hikayesinin anlatıldığı; Nankörler kitabı ile geldim. 1970’lerin İspanya’sında geçen kitap, öğretmen Mercedes’in; Vero, Isa ve David adındaki üç çocuğuyla bir köy okuluna tayiniyle başlıyor. Esas kahramanımız, evin en küçüğü David; hikayeyi o anlatıyor. Köy okulunun eksikleri, birkaç sınıfı bir arada okutmanın zorluğu ve mesafeli sevgisi nedeniyle kendi çocuklarını ihmal ettiğini düşünen Mercedes, ev işlerinde kendisine yardım etmesi için köylülerden; kocası ve çocuğu ölmüş, kimsesiz, okuma yazması olmayan duyma engelli Emerita ile anlaşıyor. Emerita, annenin evdeki boşluğunu doldurmanın ötesinde; okullarda öğretilmeyen bir hayatı, sonsuz bir sevgi ve sabırla hem de hiçbir çaba göstermeden yaşatıyor çocuklara. Ve günler geçiyor, Mercedes şehir merkezine tayin oluyor; bakalım aile köyden göçerken Emerita onlarla gelecek mi gelmeyecek mi? Sonuna geldiğimizde, ne kadar çok şey paylaşsa, zor zamanları beraber atlatsa da; işi bittiğinde insanların nankör taraflarının nasıl ortaya çıktığını çok güzel görüyoruz. Aslında Emerita, ücreti karşılığında çalışmış bir kadın ama ücretin çok üstünde bir emek, yürek verdiği için insan daha fazlasını bekliyor galiba. Önceki yaşadıkları da eklenince Emerita, yüreğimde bir yumru oldu kaldı vesselam. Ajite etmeden ciğeriniz sökülsün istiyorsanız doğru yerdesiniz. Keyifli okumalar
NankörlerPedro Simón · İnkılâp Kitabevi · 202610 okunma
Reklam
Reklam