Herkese merhaba
Bugün, vefasızlık ve minnet kavramlarını temel alan bir büyüme hikayesinin anlatıldığı; Nankörler kitabı ile geldim.
1970’lerin İspanya’sında geçen kitap, öğretmen Mercedes’in; Vero, Isa ve David adındaki üç çocuğuyla bir köy okuluna tayiniyle başlıyor. Esas kahramanımız, evin en küçüğü David; hikayeyi o anlatıyor.
Köy okulunun eksikleri, birkaç sınıfı bir arada okutmanın zorluğu ve mesafeli sevgisi nedeniyle kendi çocuklarını ihmal ettiğini düşünen Mercedes, ev işlerinde kendisine yardım etmesi için köylülerden; kocası ve çocuğu ölmüş, kimsesiz, okuma yazması olmayan duyma engelli Emerita ile anlaşıyor.
Emerita, annenin evdeki boşluğunu doldurmanın ötesinde; okullarda öğretilmeyen bir hayatı, sonsuz bir sevgi ve sabırla hem de hiçbir çaba göstermeden yaşatıyor çocuklara.
Ve günler geçiyor, Mercedes şehir merkezine tayin oluyor; bakalım aile köyden göçerken Emerita onlarla gelecek mi gelmeyecek mi?
Sonuna geldiğimizde, ne kadar çok şey paylaşsa, zor zamanları beraber atlatsa da; işi bittiğinde insanların nankör taraflarının nasıl ortaya çıktığını çok güzel görüyoruz.
Aslında Emerita, ücreti karşılığında çalışmış bir kadın ama ücretin çok üstünde bir emek, yürek verdiği için insan daha fazlasını bekliyor galiba.
Önceki yaşadıkları da eklenince Emerita, yüreğimde bir yumru oldu kaldı vesselam.
Ajite etmeden ciğeriniz sökülsün istiyorsanız doğru yerdesiniz.
Keyifli okumalar