Bu dünyada kendime değil de bir başkasına güvenebileceğim gerçeğini beni ne kadar mutlu ettiğini, size nasıl minnet duydugumu biliyorsunuzdur değil mi?
Yakında öleceğinizi bilmek sanırım insanın hayatı başka türlü yaşamasına neden oluyor. Ölüm hayatı kökünden değiştiren bir son tarih ve dünyadaki misafirliğimi uzatan herkese sonsuza dek minnet borçluyum.
"Mutlu biri kendi hayatıyla meşguldür. Kimseye minnet borcu olmadığını düşünür. Ama onu soğuktan titret, karısını öldür, çocuğunu sakat bırak, o zaman dualarını duyarsın. Sana kar beyazı bir süt danası alabilmek için ailesini bir ay aç bırakır. Parası yeterse yüz tane alır."
Ey ehl-i kerem ve vicdan ve ey ehl-i sehavet ve ihsan!İhsanlar zekat namına olmazsa, üç zararı var. Bazan da faidesiz gider. Çünki Allah namına vermediğin için, manen minnet ediyorsun; bîçare fakiri minnet esareti altında bırakıyorsun. Hem makbul olan duasından mahrum kalıyorsun. Hem hakikaten Cenab-ı Hakk'ın malını ibadına vermek için bir tevziat memuru olduğun halde, kendini sahib-i mal zannedip bir küfran-ı nimet ediyorsun. Eğer zekat namına versen; Cenab-ı Hak namına verdiğin için bir sevab kazanıyorsun, bir şükran-ı nimet gösteriyorsun. O muhtaç adam dahi sana tabasbus etmeğe mecbur olmadığı için, izzet-i nefsi kırılmaz ve duası senin hakkında makbul olur.
Allah namına vermek, Allah namına almak lâzımdır. Halbuki ekseriya ya veren gafildir; kendi namına verir, zımnî bir minnet eder. Ya alan gafildir; Mün'im-i Hakiki'ye ait şükrü, senayı zâhirî esbaba verir, hata eder.