Beyler de yerlerinden kalktılar. Hanımlara karıştılar. Her biri belki bin tanesine aşkından, ondan başka kimseyi sevmek olasılığı olmadığından, yolunda ölmeyi canına minnet bileceğinden, kısaca dünyada ne kadar soğuk yalan var ise hepsinden söz açmaya başladılar.
"Bunun yüce gönüllülükle ilgisi yok. Dünyadaki en kıymetli mal, yeni bilgidir. Ne kadar fazla gerçekle çalışırsak, o kadar zengin oluruz"
Sayfa 59
Reklam
Ruhlarımızı bir çiçekle onarmanın davasındayız.
İnsan hayatın rengini özümsemelidir ama asla ayrıntılarını hatırlamamalıdır. Ayrıntılar her zaman kabadır.
Sayfa 168·Kitabı okuyor
Alıntı
“Bazen sürekli fedakârlık etmek karşınızdakinde minnet duygusu yerine vazgeçilmezlik hissini büyütüyor.”
-"Ölümlülere yardım etmenin Zeus'u neden bu kadar kızdırdığını hiç anlayamadım." -"Söylesene "dedi, " sence sefil haldeki biri mi, yoksa mutlu biri mi daha iyi adaklar adar? " -"Mutlu biri elbette." -"Yanlış," dedi. "Mutlu biri kendi hayatıyla meşguldür. Kimseye minnet borcu olmadığını düşünür. Ama onu soğuktan titret, karısını öldür, çocuğunu sakat bırak, o zaman dualarını duyarsın. Sana kar beyazı bir süt danası alabilmek için ailesini bir ay aç bırakır. Parası yeterse yüz tane alır." -"İyi ama," dedim, "eninde sonunda onu ödüllendirmen gerekmez mi? Yoksa adak sunmayı bırakır." -"Ah, ne kadar uzun süre devam edeceğini bilsen şaşırırsın. Ama evet, sonunda rn iyisi ona bir şey vermektir. O zaman yeniden mutlu olur. Sen de baştan başlayabilirsin."
Reklam
Reklam