Kim efendi, kim köle?
Puan vermedi·288 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2026 11:09
Psikoloji alanında kitaplar okumayı seviyorum fakat genelde okuduğum yazarlar yabancıydı. Nihan Kaya, Türkiye’deki aile kavramını ve toplumumuzun anneye, çocuğa ve aile kurumuna olan bakış açısını cesurca ortaya koymuş. Kitap hakkında negatif bir yorum gördüm ve trajikomik bir şekilde bu kişi yorumunda “köleler efendilerini doğuracak” ifadesini kullanmıştı. Bence kitabın ortaya koyduğu şey tam olarak da bu. Çocuğu örselemeyi, onu doğurduğunuz için hak görüyorsanız ve çocuk büyüdüğünde ondan minnet ve hürmet bekliyorsanız, aslında siz çocuğu “köle”, kendinizi ise “efendi” yerine koyuyorsunuz. Eğer birisine o sizden beklemeden bir iyilik yapıyorsanız, sonrasında bu iyiliği başa kakmak, bu iyi eylemi iyi niyetle değil, kontrol amaçlı yaptığınızı gösteriyor. Benim bu kitaba dair en beğendiğim şey, insanların neden kötülük yaptığını açıklamaya çalışmasıydı. Çoğu kötü insan aslında başkalarının “iyiliği” için onlara zarar veriyor, fakat bunun farkında değiller. Acı çekip acılarıyla ve duygularıyla yüzleşemeyen insan, acı çektirir. Duyguları bastırmamız, bize acı çektirenlerle yüzleşmeye cesaretimizin olmaması, o kişileri içten içe haklı bulmamıza sebep oluyor. Toplumumuzdaki en büyük tabulardan biri aileyi ve anne-babayı eleştirmek. Anne-baba bizi dövdüyse bile haklılar. Bu da insanların bir hınç alma döngüsüne girmesine sebep oluyor: “Anne babam bana bunu yaptılar çünkü ben hak ettim.” Eğer birey “anne-babamın üstümde hakkı var, onlara şöyle iyi evlat olmak zorundayım” bakış açısındaysa, kendi çocuğuna da umarsızca davranıp sonrasında ondan itaat bekliyor. Neden bize itaat etmesi için dünyaya yeni bir varlık getiriyoruz? Çocuğuna en kötü davrananlar, o çocuğu doğurmaya mecbur olduğunu düşünenler mi? Kitap beni düşünmeye sevk etti; bu konularda düşünmek isteyenlere tavsiye
İyi Aile YokturNihan Kaya · İthaki Yayınları · 20187,9bin okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2026 10. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2026 22:17
Eser, ismini Güneydoğu Asya kültürüne özgü bir cinnet halinden alır. "Amok"; bir insanın ani bir öfke veya saplantıyla, önüne çıkan her şeyi yok ederek ve sonunda kendi ölümüne koşarak yaptığı o durdurulamaz eylemi ifade eder. Zweig, bu fiziksel durumu bir metafor olarak kullanarak insanın tutkularının, görev bilincinin ve gururunun nasıl birer yıkıma dönüşebileceğini anlatır. Neden Okunmalı? Eğer insanın en karanlık güdülerini, kontrol edilemeyen saplantıları ve "geç kalmışlık" duygusunu derinlemesine hissetmek istiyorsan bu kitap tam bir başyapıttır. Zweig, yaklaşık 60 sayfada bir insanın bütün hayatını ve ruhsal çöküşünü sığdırmayı başarıyor.
Amok KoşucusuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021134,8bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·637 syf.··
2026 19. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2026 20:23
İyilik, ilk bakışta insanın en saf eylemlerinden biri gibi görünür. Yardım etmek, kurtarmak, el uzatmak… Bunlar, ahlaki olarak neredeyse tartışmasız biçimde olumlanan davranışlardır. Ancak bu yüzeyin altına inildiğinde, iyiliğin sandığımız kadar “masum” olmayabileceği ihtimali belirir. Çünkü her iyilik eylemi, aynı anda görünmeyen bir ilişkiyi de kurar: veren ile alan arasındaki ince ama derin bir eşitsizlik. Birine iyilik yapmak, yalnızca onun hayatında bir değişim yaratmaz; aynı zamanda iki kişi arasında bir konum farkı üretir. Yardım eden, eylemin öznesi olarak aktif ve güçlü bir pozisyona yerleşirken, yardım alan kişi pasifleşir. Bu pasiflik çoğu zaman minnet, borçluluk ya da örtük bir eksiklik duygusuyla birlikte gelir. Tam da bu nedenle, iyilik yapılan kişi ile iyilik yapan kişi arasında tam anlamıyla bir eşitliğin korunması zorlaşır. İyilik, görünürde bir bağ kurarken, derinde bir mesafe de yaratır. Bu durumun farkına varan düşünürlerden biri Friedrich Nietzsche’dir. Nietzsche’ye göre iyilik, çoğu zaman bir üstünlük kurma biçimidir; güçlü olanın zayıf olana uzattığı el, yalnızca bir merhamet göstergesi değil, aynı zamanda bir hiyerarşi ilanıdır. Bu perspektiften bakıldığında, yardım etmek yalnızca başkasını değil, aynı zamanda kendini de konumlandırmaktır. Yardım eden, farkında olsun ya da olmasın, “yardım edebilen” olmanın getirdiği üstünlüğü deneyimler. Buna karşılık Immanuel Kant, ahlakın niyetle ilgili olduğunu savunur. Ona göre bir eylemi ahlaki kılan, onun sonuçları değil, hangi ilkeyle yapıldığıdır. Eğer bir kişi başkasına yalnızca “doğru olduğu için” yardım ediyorsa, bu eylem ahlakidir. Ancak burada da çözülmesi zor bir düğüm vardır: İnsan gerçekten tamamen çıkar dışı davranabilir mi? Yardım ederken hissettiğimiz içsel tatmin, vicdani rahatlama ya da
İnsan ve Duygular
DirilişLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202521,6bin okunma
Ms. Elizabeth mi Mr. Darcy mi önyargılıydı ?
9/10
·412 syf.··
2026 18. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Mart 2026 03:17
Aşk ve Gurur kitabının incelemesiyle geldim. Bazı basımlarda Gurur ve Önyargı olarak çevrilmiş ki bence kitap için çok daha uygun bir isim. Çünkü romanda gurur ve önyargı üzerine yapılan tespitler ve diyaloglar oldukça fazla. Özellikle bu iki kavram, Miss Elizabeth ile Mr. Darcy arasındaki diyaloglarda sıkça karşımıza çıkıyor. Roman, İngiliz edebiyatının başyapıtlarından biri. Jane Austen tarafından, kadın yazarların seslerini kolay kolay duyuramadığı bir dönemde kaleme alınmış. Hatta o dönem birçok kadın yazar eserlerini erkek isimleriyle yayımlamak zorunda kalmış. Batı dünyasının geçmişte kadına verdiği değeri anlamak açısından bu önemli bir dipnot. Romanın içinde de İngiltere’de kadına ve evliliğe bakış açısını görmek mümkün. Örneğin Mr. Bennet’in mirası erkek çocuğu olmadığı için Mr. Collins adlı bir akrabaya kalacaktır. Bu bey öylesine iyi niyetlidir ki Bennet ailesinin beş kızından biriyle evlenerek aileye yardımcı olmayı düşünür! Hatta Elizabeth’in kendisini reddetmesini bile doğru düzgün algılayamaz. Mrs. Bennet ise kızlarını, miras ve maddi güvence uğruna hiç sevmedikleri bir adamla evlenmeye zorlayabilecek kadar evlilik odaklı bir karakterdir. Amacı yalnızca kızlarını zengin biriyle evlendirmektir. Bunun için balodan baloya koşarlar. Fakat romanda güçlü duruşuyla dikkat çeken Elizabeth, tüm bu dayatmalara karşı çıkar. Sevdiğinden ve sevildiğinden emin olduğunda ise mutluluğun kapıları kendisine açılır. Bu arada Mr. Darcy ‘ye birtakım hayranlıklar beslemiş olabilirim. Romanı bitirdikten sonra filmini de izlemek istedim. Bana göre kitap, filmden fersah fersah önde. Yine de dönemi daha iyi hayal edebilmek için film tercih edilebilir. Okumayı düşünenlere çerez tadında bir klasik olarak öneririm.
Aşk ve GururJane Austen · İlya Yayınları · 201298bin okunma
Bir Osmanlı Aydını
7/10
·192 syf.··
2026 5. kitabı
Geçenlerde okuduğum “Osmanlı materyalistlerine, Osmanlı ateistlerine cevap” niteliğinde bir romanımız vardı. Amak-ı Hayal. O romanda Filibeli Ahmet Hilmi, batının materyalist fikirlerini Osmanlı’da yaymaya çalışan isimlere karşı, İslamiyeti, özellikle vahded-i vücud anlayışını savunuyordu. İşte o materyalist, ateist denilen isimlerden biri de bugün inceleyeceğimiz Baha TEVFİK’ti. Materyalist sıfatını bu videoda sıkça kullanacağım, o yüzden bilmeyenler için açıklayayım. Kainatta olan her şeyin, maddeler veya maddelerin etkileşimlerinin sonucu olduğunu savunan. Doğa üstü, fizik ötesi hiçbir şeye inanmayan bir görüş. Yaklaşık 1 aydır Baha Tevfik’le ilgili araştırmalar yapıyorum. Kendisinin 3 kitabını okudum. Bu kitaplar 1911 - 1912 yılları arasında yazılmış kitaplar. Niçe hayatı ve felsefesi, Bir tabiat âliminin dini ve Feminizm kitabı… Biri araştırma, diğer ikisi çeviri kitaplar olsa da Baha Tevfik bu kitapların sonuna kendi fikirlerini eklediği bölümler koymuş. Bu sayede onun ne düşündüğünü de görebiliyoruz. Zaten, kitapları inceleyeceğiz ama önce Baha Tevfik’in hayatına bir bakalım, zaten kısa sürer 29 yaşında çok genç yaşta vefat etmiş biri… Hatta şöyle yapalım. Baha Tevfik’ten önce, Osmanlı’ya materyalizmi, pozitivizmi getiren adamı konuşalım. Beşir Fuad’ı konuşalım, çünkü bu adam, aynı fikri savunan savunmayan herkesi derinden etkilemiş biri. Beşir Fuad 1852 doğumlu. Adana ve Maraş mutasarrıflığı yapmış Hurşid Paşa’nın oğlu. Batı yönlü, iyi eğitim almış kendini geliştirmiş biri. İngilizce, Almanca ve Fransızca bildiği için batıdaki felsefi ve bilimsel gelişmeleri günü gününe takip edebiliyor. Edebi bir eseri yok ama biyografilerdir, denemelerdir, sık sık gazetelerde yazan, çekinmeden görüşlerini savunan biri. Aydın çevrelerinde de sevilen biri. Ahmet Mithat
Nietzsche Hayatı ve FelsefesiBaha Tevfik · Çizgi Kitabevi Yayınları · 201332 okunma
8/10
·208 syf.··
2026 1. kitabı
Antoine Wilson’ın Ağızdan Ağıza romanı, havalimanında eski bir tanıdığıyla karşılaşan Jeff’in, geçmişinde denizde boğulmak üzereyken kurtardığı bir adamı ve bu kurtarmanın Jeff üzerindeki sarsıcı etkilerini anlatır. Bu iyilik eylemi zamanla Jeff için bir minnet hikâyesi olmaktan çıkar; takıntıya ve sahiplenmeye dönüşür. Hikâyeyi bizzat Jeff’ten dinleriz. Kendi eylemlerini mantıklı ve masum gösterir, okurun gözünü boyayıp onu kendi tarafına çekmek ister. Kurtardığı kişi Francis, sanat dünyasının devlerinden biridir; ışıltılı, ayrıcalıklı bir hayat yaşar. Jeff’in anlatımıyla Francis, giderek gizemli, soğuk ve ulaşılmaz bir figüre dönüşür. Ve Jeff, bu dünyaya davetsizce girer. Ağızdan Ağıza, masum görünen bir kurtarma hikâyesinin nasıl yavaş yavaş ahlaki bir bozulmaya dönüştüğünü gösterir. Jeff’in ağzından dinlediğimiz bu hikâyede iyilik; anlatıldıkça arınmaz maalesef. Çünkü Jeff, kurtardığı adamın hayatına yalnızca merakla değil, hak iddiasıyla yaklaşır. Kısacık sürede, merakla ve soluksuz okuduğum; insan psikolojisini merkezine alan, karakter odaklı ve rahatsız edici derecede düşündürücü bir romandı. Roman dünya çapında pek çok listede de öne çıkmıştır: • Barack Obama’nın 2022 Yaz Okuma Listesi • Los Angeles Times çok satanlar listesi Ödüller / Adaylıklar: • Prix Fitzgerald Finalisti • Scotiabank Giller Prize – Longlist • California Independent Booksellers Alliance (Golden Poppy Award) Finalisti 2022 Yılının En İyi Kitapları listeleri: TIME • Vogue • Esquire • NPR • CBC
1000Kitap
Ağızdan AğızaAntoine Wilson · Tersine Kitap · 2025120 okunma