İnsan bireysel ve fikri düzlemde; önce kendi zihninde, ayrımcılığın her türüne ait izlerini bulup temizlemedikçe, en azından vicdanında mahkûm etmedikçe toplumsal arınmanın gerçekleşmesi mümkün olamaz. Aksi durumda; herkes maskeler takmaya, kendi maruz kaldığı ayrımcılığı gündeme taşımaya, onun üzerinden bir teoloji ve siyaset üretmeye devam eder.
Ekonomik, siyasi, askeri ve kültürel anlamda güçlü olanlar, daha az güçlü olanları, onlar da daha az güçlü olanları, yani her kişi, grup veya zümre kendinden zayıf olanı ötekileştirip dışlayarak ayrımcılığı egemen kılmaya devam edecektir. Bu çerçevede her birey ve grup konjonktüre uygun yapı ve gruplarla ortaklıklar kurarak kendisine yapılan ayrımcılıkla mücadele ederken yeni ayrımcılıklar üretmeye devam edecektir.