"Ne yani halkımı kan emicilerin insafına; haydutun, eşkiyanın yağmasına mı bıraksaydım? Zaten yeterince acı çekmediler mi? Kuzeydeki kırımı unuttunuz mu? Siirt'ten, Bitlis'e, Van'a kadar bütün Kürt ve Ermeni mülkünü viran eylemediler mi? Ölümün soğuk nefesinden, zulmün kara pençesinden nasibini almadı mı herkes? Analar, süngünün ucunda son çığlıkları dudaklarında moraran bebelerinin cansız bedenlerine sarınıp paralanmadılar mı? Kirlenen namusları uğruna diri diri toprağa gömmediler mi bedenlerini? Sonra Malatya, Sivas cehennemine sürülen bir kıyamet muhacir... Zulasında bir parça kara ekmeği açlığına katık edenler, ciğerlerindeki yangını çmurlardan süzülen pis sularla söndürmeye çalışanlar... Açlıktan kırılanlar, salgın hastalıklarla can çekişenler, anaların kuruyan memeleri... Tiran olan kim ha, tiran olan kim dersiniz?"