"Bu alışkanlığın sonucu olarak onun hayatına, duygularına Alexandre Dumas ve ona benzeyenlerden bir şeyler bulaşmıştı. Sanki romanlar ihtiyar kızın gözlerine renkleri değiştiren bir gözlük takmıştı; o, ancak kıyısından pay aldığı hayatı hep bu gözlüğün arasından görür, önüne çıkan yüzleri anlamak hayatının ufak tefek olaylarına bir hüküm vermek için bütün zihninde yaşayan roman hatıralarına başvurur, onlarla bir benzerlik kurduktan sonra bir sonuç çıkarırdı.Hemen, romanlarından birinin bir sayfasıyla uyuşmayan olaylar önem verilemeyecek bir yalan düzeyine inerdi."