Bir insanı öldürdüğün zaman bir yaşam çalarsın. Karısını bir kocadan, çocuklarını bir babadan mahrum edersin. Yalan söylediğin zaman, bir insanın gerçeğe ulaşma hakkını çalmış olursun. Aldattığın zaman, bir insanın doğruluk, adalet hakkını elinden alırsın. Çalmaktan daha büyük bir kötülük yoktur.
"Anlamıyor musun?" diye haykırdı Vera, "Hayvanat bahçesi bu ada. Hayvanlar da biziz... Dün gece hiçbirimiz insana benzemiyorduk . İnsanlıktan çıktık. Hayvanat bahçesi burası..."
Seriyi yıllar önce okumuştum, ikinci kez farklı bir algıyla fakat aynı tat ve hüzünle bitirdim. Bu serinin yeri bende o kadar özel ki, yazmazsam olmazdı. İlk üç kitapta bulunan haritalara tekrar tekrar dönerek, adaların yerlerini tekrar hatırlayarak, daha önce üstünü çizdiğim satırların bana şimdi ne ifade ettiğini düşünerek...
Bütün kitaplarını ayrı ayrı sevmiş olmama rağmen birinci kitap özellikle bu dünyaya kapıyı aralayan olduğu için daha özel, Çevik Atmaca Ged'im...
Serinin ana teması insan değişimi; doğum, ölüm, özünü, hayatta yerini bulma, kendi gerçekliğini kabullenme...
Ursula K. Le Guin fantastik bir dünya paravanı arkasında cinsiyet ayrımını, yaşam ve ölümü, gücün kullanımı zekice karakterlerin sorularıyla bize soran, açıklamalarıyla sorgulatan bence bilim kurgunun annesi olan yazar.
Şimdi Öteki Rüzgar'da olan Ursula'yı sevgi ve saygıyla anıyorum...
Öteki RüzgârUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 20201,865 okunma
''Bence'' dedi Tehanu yumuşak, garip sesiyle, ''öldüğüm zaman ben, beni var eden nefesi geri teneffüs edeceğim. Yapmadığım şeyleri dünyaya iade edebileceğim. Olmuş olabileceğim ve olamadığım şeyleri. Yapamadığım tüm seçimleri. Kaybettiğim, harcadığım, savurduğum her şeyi. Tüm bunları dünyaya geri verebileceğim. Henüz yaşamamış olan yaşamlara. Bu bana yaşadığım hayatı, sevdiğim sevgiyi, aldığım nefesi veren dünyaya hediyem olacak.''