Daha kaç kişi gelecek?
10/10
·299 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 09:57
Kitabın en vurucu, en ağır darbesi ve belki de en önemli noktası bu kısacık soru cümlesi: "Daha kaç kişi gelecek?" Sahaflardan satın aldığım, üzerinde yılların ve defalarca okunmuş olmanın izlerini taşıyan Kurtlarla Dans, uzun zamandır okuma listemde bekliyordu. Öncesinde onu yalnızca Kevin Costner'ın meşhur film uyarlamasının romanı olarak biliyordum. Ancak kitabı bitirdiğimde şunu fark ettim ki: Kurtlarla Dans, çocukluğumuzda kovboy filmleriyle şekillenen ve Kızılderilileri çoğu zaman saldıran taraf olarak görmeye alıştığımız bakış açısının, tarihsel gerçeklerle tanıştıkça geçirdiği dönüşümün edebiyattaki karşılığıdır. Romanın merkezinde İç Savaş sonrası sınır karakoluna gönderilen Teğmen John Dunbar bulunuyor. Ancak kitap ilerledikçe Dunbar'ın hikâyesi kadar, hatta belki de daha fazla, Comanchelerin hikâyesini okumaya başlıyoruz. Michael Blake'in en büyük başarısı da burada yatıyor. Yerlileri ne romantik masal kahramanları ne de eski filmlerdeki gibi vahşi düşmanlar olarak gösteriyor. Onları yalnızca insan olarak gösteriyor. Bugün yaşayan biri için kitapta anlatılan dünya neredeyse fantastik gelebilir. Uçsuz bucaksız bufalo sürüleri, her yerde görülen kurtlar, geyikler ve av hayvanları... Tıpkı Red Dead Redemption 2 oynarken Arthur Morgan ile Valentine'dan Saint Denis'e doğru yol alırken olduğu gibi, roman boyunca günümüz dünyasında görmeye alışık olmadığımız sayısız hayvanla karşılaşıyoruz. Bugün bize neredeyse fantastik gelen bu manzara, aslında Kuzey Amerika'nın bir zamanlar sahip olduğu doğal zenginliğin son dönemleridir. Avrupa'nın çoktan kaybettiği bir dünya burada hâlâ yaşamaktadır. Bu yüzdendir ki romandaki av sahneleri yalnızca av sahnesi değildir. Bufalo, Comancheler için yiyecektir. Giysidir. Barınaktır. Hatta hayatın kendisidir. Beyaz
Edebiyat
Kurtlarla DansMichael Blake · Altın Kitaplar · 199187 okunma
Puan vermedi
Üçüncü kitabın finalinden sonra tabii ki koşa koşa dördüncü kitabı da okudum. Seriye başladığım andan itibaren Lana’nın yanındaydım ama yaptığı her şeye artık milyon kez daha hak veriyorum. Lana, kurbanlarıyla konuşurken yaşananları misilleme yaparak anlatıyordu fakat bu kitapta olayları üçüncü bir gözden, en başından en sonuna kadar öğreniyoruz. Okurken mahvoldum resmen. Bu kadar büyük bir kötülüğü yapanlara ayrı, susup izleyenlere ayrı nefret duydum. Bir de Lana ve abisinin yaşadıklarının arkasındaki o isimle tanışıyoruz. Malum sonunu okumak için inanılmaz sabırsızlandım ve Lana’nın intikamının her detayını büyük bir keyifle okudum. Logan ve Lana arasındaki bağ ise şahane ilerliyor. Lana her intikamdan sonra Logan’la biraz daha iyileşirken, Logan da asıl katile adım adım yaklaşıyor. Ekibinin olayların iç yüzünü öğrendikçe katille empati kurması Logan’ı şaşırtsa da, bir yandan bu olayın artık kapanmasını istiyor. Katilin kim olduğunu öğrendiğinde hangi tarafı seçtiğini belli ediyor ama benim hala umudum var. Şahaneydi… Seride en sevdiğim kitap kesinlikle dördüncü kitap oldu. Eğer beşinci kitap da istediğim gibi biterse favorim kesinlikle o olacak, şimdiden hissedebiliyorum Umarım Logan hem bizi hem de Lana’yı hayal kırıklığına uğratmaz. Bu mükemmel seri elbette tavsiyemdir.
Mindf*ck 4: Tüm YalanlarS. T. Abby · Artemis Yayınları · 202651 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Spoiler vardır.
10/10
·624 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2026 00:28
Gelelim benim favori yazarıma. Ne yazsa alır okurum. Bu zamana kadar çıkan tüm kitaplarını okudum. En sevdiğim yazarlardan bir tanesi. Benim için yeri apayrıdır. Vaveyla Şira Eşiği kitabını ben bayadır dört gözle bekliyordum. Çünkü ikinci kitabından sonra baya beklediğimiz için aşırı heyecanla kendisi bekliyordum. Vaveyla 3-4 aynı anda satışa açıldı. Direk ikisini aldım. 2 günde iki kitabı yedim ve bittirdim. Ben bu kitapta neredeyse değil çoğu sayfayı post it attım. Pişman mıyım hayır aklım hala post it koyamadığım sayfalarda. Yazarımızdan bir seriye daha veda ettim. Geldik artık bir serimizin de sonuna. Ben bu serinin vedasına hazır değilim. Çünkü tüm karakterle bağ kurduğum için bu veda beni çok üzecekti. Kitapta İhtilal’de olan karakterleri görmek olaydı. Binnur bir serisine daha veda ediyorum. Ben bu kitapta çok ağladım. Kitabın son 100 sayfasında o kadar çok ağladım ki. Ben bu kadar ağlamayı beklemiyordum. Ağlamaktan içim çıktı. Ben kitabın kapağını ağlayarak kapattım. Şu an da hattırladıkça ağlamak istiyorum. Kitabımız sonunda ki mektuplar benim içimden geçti. BUNDAN SONRA SPOİLER VARDIR… Evet ana karakterlerimiz mutlu ( üçüncü kitapta evlendiler.) onlarla birlikte bende mutlu oldum. Kardelenimizin katili üçüncü kitapta ortaya çıkmıştı. Ama artık bu katilinden alınması gereken bir misilleme vardı. Kartal öyle bir misilleme yapıyor ki. Hayran kaldım. Ben bu kitapta en çok Tuğrul karakterine güldüm. Hatta bazı yerlerinde kahkaha bile attım. Ne kadar oraya gelmek istemsem de bir yerden sonra oraya gelmek zorundayım. Yunus Emre benim kitapta sevdiğim karakterlerden. Yunus Emre çok seviyordum. O da Leylayı çok güzel seviyordu. Yunus Emre sevdiği kadını kaybetmesine rağmen ona olan aşkı bitmiyor. Leyla’sını o kadar güzel seviyor ki ( önünde saygıyla eğilmek
Vaveyla 4 - Şira EşiğiBinnur Şafak Nigiz · Dokuz Yayınları · 2025131 okunma
6/10
Okuduğum çoğu age gap romanında erkekler olgun olduğu için asla ilk ve büyük adımları atmazdı fakattt bu kitaptaki abimiz baya ukala ve pişkin çıktı. Girişte beni baya şaşırttı ve çıldırttı. Jacob’a çok kızgınım; yorumum geçirdiğim öfke nöbetinden dolayı biraz garip olabilir. Klişe hikâye: Jacob, çok yakın dostlarının kendinden 20 yaş küçük kızına vurulmuş bir adam. Whitney 18 olunca ilişkileri başlıyor ve iki yıl sürüyor. Sonra da “imkânsızız” olduklarını yeni fark etmiş bir korkak gibi (bir 10 yıl daha bekleseydin aptal ihtiyar) kızı bırakıyor. 3 yıl sonra eline bir davetiye geçiyor… tadaaa… kız evleniyor!!!! Ama erkek kafası bu ya, yeni yeni dank ediyor. Mesleği gereği gittiği ülkeden (Jacob başarılı bir cerrah ve hiç evlenmemiş, çocuğu falan da yok) tekrar eve dönüp kızın evlenmesini engellemeye çalışıyor. Ba ba ba, adama bak… yüzsüz. 3 yıl beklemişsin, aptal mısın? 3 yıl mı? Tanrım, gerçekten böyle erkolar var biliyorum. Neyse işte, kalkıp geliyor; kızı kazanmaya, nişanlısından çalmaya çalışıyor. “Ben senin büyümeni bekledim”, “Nereden bileyim evlenmeye çalışacağını?”, “Seni seviyorum”, “Fikrini değiştir”, “Sen de beni istiyordun”, “Olgunlaşman ve bizi düşünmen için sana zaman verdim” diye saçmalayıp durdu başlarda. (Gerçekten gerçekten kapa o çeneni Jacob, tamam mı???) Ama adam elindeki tüm kartları masaya koymaya kararlıydı tabii. Tilki. Merakımdan hızlı hızlı okudum; “Bakayım kızı ne zaman yoldan çıkaracak?” diye. Ki bu hemen olacakmış gibi görünüyordu. Çünkü Jacob, 3 yıldır hiçbir kadına bakmadığını bile itiraf edince “Oh,” dedim, “bitti, bu saf kız hemen affeder.” Whitney bebeyim… yanlış adama aşık olması yetmemiş gibi bir de gitmiş yanlış başka bir adamla nişanlanmış. Yani nişanlısı tam bir kontrol manyağı çünkü bu aptal nişanlı da onu aldatmış. Kız
What Was Meant To BeQ. B. Tyler · 04 okunma
Çocuklara kötülüklerden korumak için yapılacaklar listesi
8/10
·195 syf.··
2026 4. kitabı
Suçlular sadece başka insanları hedef seçmediler. Yani yakın akrabalardan yada Koç, hoca amca gibilerden de çıkabilir. Bazı ebeveynler Belki de çocukları tedirgin etmekten korkarak hiçbir şey yapmazlar. Maalesef bu başını kuma gömme tarzı yaklaşım çocukların savunması kalmasına sebep olur. Tüm eleştirilere itaat etmelerini gerektiren katı bir tarzda yetiştirilmiş çocuklar özellikle risk altındadır.@ Hayatta hiçbirimiz her şeyi çözemeyiz, Bu yüzden başkalarının tavsiyelerine başvurur. Çocuk yetiştirme konusunda ucuz teorilere başvuranlar, kendilerini Nasrettin hoca'nın masalında yanlarında bir eşekle ve oğluyla giden hocanın durumunda bulurlar. Yani ne yapsalar çözüm bulamıyormuş gibi hissederler. Sezgi ve sağduyudan yararlanmak Sezgi bir şeyi düşünmeden anlamanı sağlayan ani bir histir. Mesela ani ve sebepsiz bir duyguyla karşıdakinin iyi biri olmadığını hissedebilirsiniz işte bu sezgidir. Mesela bazı iş adamları sahte bir işin neredeyse kokusunu alır. Birkaç yıl polislik yaptım ve Sezgin kayda değer bir şekilde gelişmeye başladı. Sezgi ve sağduyu birlikte gider. Birçok insanın başı sağduyu görmezden geldiği için belaya girer. Sağduyu, eğer bir şey gerçek olamayacak kadar iyi görünüyorsa, genellikle gerçek olmadığını öngörür. Mesela baba çocuklarıyla aşırı ilgilenen bir Koru şefini tuhaf bulduğunu ancak çocukların ve annelerinin bu ilgiden memnun olduklarını bildiğinden onların mutsuz etmek istemediğini itiraf etmiş. Yani sağduyu ve sezgisini görmezden gelmiş ve bedelini oğlu ve ailesi ödemiştir (tacizci bir Kore şefi olayından alıntı) yetişkinler sağduyu sahibidir bunu çocuklarına da geçirmek için çaba göstermelidir. Küçük çocuklara bile sezgilerine güvenmeleri öğretilebilir. Şüphelenen bir çocuk kaba davranmaktan korkmadan kaçmalıdır. Çocukların sevgilerini
Çocukları Kötülüklerden KorumakRobert Stuber · Beyaz Yayınları · 19986 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2026 135. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2026 17:08
Filistin.. Ben kendimi bildim bileli savaşın ortasında kalmış topraklar. Filistin Devleti Orta Doğu'da ve Batı Asya'da, Akdeniz kıyısındaki tarihî Kenan Bölgesi'nde bulunan ve Batı Şeria (İsrail-Ürdün sınırında) ile Gazze Şeridi'nde (İsrail-Mısır sınırında) belirtilen bölgelerde hüküm süren bir Arap Devleti. Filistin toprakları 1948'den 1967'ye kadar Mısır ve Ürdün tarafından ele geçirilmişken 1967'deki Altı Gün Savaşı'ndan sonra ise İsrail tarafından ele geçirilmiştir.Yani aslında hiç özgür olmamışlar. Küçükken Yaser Arafat liderliginde oldugunu hatırlıyorum bu devletin ve hep İsrail saldırılarıyla gündeme gelirdi . Hamas'ın 7 Ekim 2023 sabahı "Aksa Tufanı" adıyla İsrail'e kapsamlı bir saldırı başlatması ve İsrail'in buna Gazze'de yoğun hava saldırılarıyla misilleme yapmasıyla yeni ve şiddetli bir evreye girdi. Ve o günden beri devam ediyor bu kuşatma. Binlerce kişi öldü. Okullar ,hastaneler vuruldu .Sağ kalanlar ise açlıkla, hastalıkla mücadele ediyor . Defalarca yola çıkan yardım gemileri tırları bile alınmıyor içeri. Soykırım açıkça yapılıyor ve tüm dünya suskun.Sadece halklar ayaklanıyor ,devletler düzeyinde bir bildirim yok .Kınamalar dışında. Ama Avrupada özellikle insanlar Filistin icin ayaklanmış durumda ,Müslüman ulkeler sayılan Arap ülkeleri ise paraya taptıkları için sesleri çıkmıyor. Yazar kendi görüşlerini belirtmiş kitapta ,bende görüşlerimi belirtme ihtiyacı duydum .. Bir kaç aydır savaş Iran a da sıçramış durumda .Siyonistler nerde duracak ,merakla izliyorum ... Ama en büyük dileğim artık çocuklar ölmesin, şeker de yiyebilsinler ... Gazze Yara Kalbimizde Ferman Karaçam
Gazze Yara KalbimizdeFerman Karaçam · Okur Kitaplığı Yayınları · 20251 okunma