☬ÇALINAN KRALİÇE☬
10/10
·392 syf.··
2026 176. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 13:59
YORUMUM: Spoiler Yok! Önce yorumumu en başa yazmak istedim. Çünkü, bu hikaye sonuyla olan şeylerden dolayı beni çok etkiledi. Bilemiyorum. Belki bazılarınız şaşırtıcı ve beklenmeyen sonlarda, sadece şaşırma emaresini gösterirsiniz, ama benim duygulandığım bir kitap olduğunu söylemeliyim. Başlarda, Charlottenin 19-20 yaş halleri ile şimdiki zamana gidip gelmesiyle beraber, Annie adındaki genç bir kızın bakış açılarından, ilahi şekilde okuyorduk. Sonra, geçmiş yıllar bitti ve şimdiki zamana döndük. Charlottenin yaşadığı şeylere ve adlarını veremiycem, o kişilerinde yaşamak zorunda kaldığı şeylere üzüldüm. Finali kesinlikle çok sevdim ama şok üstüne şok olunca, gözlerim yaşlı oldu. Annie'nin zekasına hayran kaldım. Her ne kadar Charlotte yanında istemesede, Annie kesinlikle çok yardımcı oldu. Ayrıca, gerçekte yaşamış olan Hetşepsut kadın firavun, burada Hathorkare. Yazar, tarihleri ve mekanları değiştirmek zorunda kalsada, kadın firavun gerçek. Böyle birşeye çok şaşırdım. Aa, Charlottenin ailesinede baya kızgınım. KONUSU: Mısır Sanat Müzesi'nin görkemli gala gecesinde, kalabalığın gözleri önünde duran bir eser birkaç saniyelik bir karmaşada ortadan kaybolur. Bu, sıradan bir hırsızlık değildir; yarım kalmış bir intikamın yeniden uyanışıdır. Adı silinmiş, hikâyesi çalınmış bir kraliçenin izleri efsaneler ve lanetlerle birlikte yeniden gün yüzüne çıkarken, tehlike her adımda biraz daha yaklaşır. Karanlığın içinden gerçekler yükselirken, geçmiş de kendini unutturmamaya kararlıdır. Çalınan Kraliçe, sizi New York'un ışıltılı geceleri ve Antik Mısır'ın gölgeleri arasında unutulmaz bir yolculuğa davet ediyor.
1000Kitap
Çalınan KraliçeFiona Davis · Prime Kitap · 202638 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2026 53. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2026 23:15
Puşkin’in Rus realizminin ve gotik edebiyatın kesişim noktasında duran eseri Maça Kızı, rasyonalist bir zihnin "üç, yedi ve as" gibi mistik bir formülle cinnete sürüklenişini anlatan sarsıcı bir irade otopsisidir. Şiir ve nesrin iç içe geçtiği fragman yapısıyla Mısır Geceleri ise, sanatın doğasını ve sanatçının toplum içindeki eğreti konumunu sorgular. Aristokratik kibir ile kontrol edilemez ilahi ilhamın (İtalyan doğaçlamacı) çatışmasını merkeze alan eser, Kleopatra’nın karanlık tutkularıyla örülü antik dünya ile modern dünyanın sığlığı arasında sarsıcı bir diyalektik kurar. Puşkin, her iki metinde de insan ihtiraslarını ve yaratım sancılarını, tarihin ve kaderin sarsılmaz otoritesi karşısında tartıya çıkarır.
1000Kitap
Maça Kızı - Mısır GeceleriAleksandr Puşkin · Yordam Kitap · 2020535 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Çocuklara kötülüklerden korumak için yapılacaklar listesi
8/10
·195 syf.··
2026 4. kitabı
Suçlular sadece başka insanları hedef seçmediler. Yani yakın akrabalardan yada Koç, hoca amca gibilerden de çıkabilir. Bazı ebeveynler Belki de çocukları tedirgin etmekten korkarak hiçbir şey yapmazlar. Maalesef bu başını kuma gömme tarzı yaklaşım çocukların savunması kalmasına sebep olur. Tüm eleştirilere itaat etmelerini gerektiren katı bir tarzda yetiştirilmiş çocuklar özellikle risk altındadır.@ Hayatta hiçbirimiz her şeyi çözemeyiz, Bu yüzden başkalarının tavsiyelerine başvurur. Çocuk yetiştirme konusunda ucuz teorilere başvuranlar, kendilerini Nasrettin hoca'nın masalında yanlarında bir eşekle ve oğluyla giden hocanın durumunda bulurlar. Yani ne yapsalar çözüm bulamıyormuş gibi hissederler. Sezgi ve sağduyudan yararlanmak Sezgi bir şeyi düşünmeden anlamanı sağlayan ani bir histir. Mesela ani ve sebepsiz bir duyguyla karşıdakinin iyi biri olmadığını hissedebilirsiniz işte bu sezgidir. Mesela bazı iş adamları sahte bir işin neredeyse kokusunu alır. Birkaç yıl polislik yaptım ve Sezgin kayda değer bir şekilde gelişmeye başladı. Sezgi ve sağduyu birlikte gider. Birçok insanın başı sağduyu görmezden geldiği için belaya girer. Sağduyu, eğer bir şey gerçek olamayacak kadar iyi görünüyorsa, genellikle gerçek olmadığını öngörür. Mesela baba çocuklarıyla aşırı ilgilenen bir Koru şefini tuhaf bulduğunu ancak çocukların ve annelerinin bu ilgiden memnun olduklarını bildiğinden onların mutsuz etmek istemediğini itiraf etmiş. Yani sağduyu ve sezgisini görmezden gelmiş ve bedelini oğlu ve ailesi ödemiştir (tacizci bir Kore şefi olayından alıntı) yetişkinler sağduyu sahibidir bunu çocuklarına da geçirmek için çaba göstermelidir. Küçük çocuklara bile sezgilerine güvenmeleri öğretilebilir. Şüphelenen bir çocuk kaba davranmaktan korkmadan kaçmalıdır. Çocukların sevgilerini
Çocukları Kötülüklerden KorumakRobert Stuber · Beyaz Yayınları · 19986 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2026 14:26
"Tuhaf zamanlar bunlar sevgilim, aşktan bahsedip etmediğini anlamak için nefesini kokluyorlar." (S 54) Ahmed Şamlu'nun "Bu Çıkmazda" isimli şiirinden bir dize olan bu alıntı kitabın en duygusal cümlelerinden biriydi. Kitap bir aile öyküsü. Behsad, Nahid, Lale, Murad(Mu) ve sonsöz Tara tarafından anlatılmış. Ailenin her bir bireyi sırasıyla 1979, 1989, 1999, 2009'u kendi pencerelerinden anlatıyor. Tabi kurgunun çıkış noktası İran. Ülkesini daha özgür yapma hayalleri kuran bir grup gençten biri olan Behsad (ailenin babası olacak), devrimci görüşlerini ve arkadaşlarını anlatıyor okuyucuya.Şah'ı devirelim, önemli olan devrimdir ama peki sonrası? Bir şah gider yerine Humeyni gelir ama sonuç??? Anlatma sırası ailenin annesi Nahid'e geçince göç,aidiyet, kadın olmak işin içine giriyor. Lale göç ederek başka bir ülkeye giden ailenin iki ülkede de hatıraları olan ilk çocuğu olarak kuşak çatışmasını daha anlayışlı karşılıyor ama İran'a ara ara gittiklerinde onda da aidiyet fısıltıları duyuluyor. Belki yazar burada her anlatımda farklı bir teknik kullansa kitabı daha üst seviyelere çıkarabilirdi diye düşünmeden edemedim. Şahsen kitabı ülkesindeki zorluklar nedeniyle yurt dışına gitmek zorunda kalmış, burada çocuk büyütmenin dayanılmaz bocalaması içinde ne dönebilen ne de tam olarak oraya ait olabildiğini hisseden hemen herkese okutmak isterdim. Ben bu yaşanılanlardan kendilerine dair çok fazla şey bulacağına inandığım bir dolu aile tanıyorum. Umarım kitapta yazdığı gibi olur ve "Göreceksin Ahmedinejad gidince Mısır'da ayaklanacak sonra Mübarek gidecek, ardından da Esad ve bir gün gelecek bütün diktatörler gidecek." (S.218) dediği gibi bir gün Dünya tüm diktatörlerinden kurtulabilir. İlk roman olarak bakılınca oldukça başarılı bir eser olduğunu düşünüyorum. Özellikle ilk 3
Geceleri Sessizdir TahranShida Bazyar · Hep Kitap · 201684 okunma
Odysseia
8/10
·504 syf.··
2026 2. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2026 22:46
Odysseia, 5 ayrı destan parçasından oluşmaktadır: I. Telemakhia II. Kalypso'nun Adasında III. Phaiakların Ülkesinde IV. Odysseus'un Serüvenleri V. İthake'de Bu bölümlerin birincisi, ikincisi, dördüncüsü ve beşincisi Odysseia'nın ozanı tarafından anlatılırken üçüncü bölüm doğrudan Odysseus'un ağzından aktarılır. Odysseia Destanında Kişiler Odysseus: Destanda Odysseus'a atfedilen sıfatlarda "poly" yani "çok" kelimesini görürüz. "Metis" yani düşünme gücü ve akıl anlamına gelir. "Mekhanos" ve "Tropos" ise çare bulma, sorun çözme, plan kurma gücüdür. Polytropos, Polymekhanos, Polymetis gibi sıfatlar da çok akıllı, sorun çözmede çok becerikli, kurnaz gibi anlamlara çıkmaktadır. Odysseus, oldukça akıllı ve çokça düşünen bir kahramandır, sorunları çözmede beceriklidir. Kurnazdır evet ama kurnazlığı kötülük için değil, iyilik ve sorunlardan kurtulmak amaçları için kullanır. Telemakhos: Odysseus'un oğlu. Penelopeia: Odysseus'un karısı. İlyada ile Odysseia Arasındaki Temel Fark İlyada'daki Truva Savaşı bir efsanedir. Bütün toplumu ilgilendiren bir olayın, insan ile tanrılar arasındaki ilişki ve din çerçevesinde ele alınmasıdır. Tanrılar ve Tanrıçalar çok baskın bir rol oynar, olaylara direkt olarak karışırlar. Odysseia destanı ise Odysseus'un öyküsüdür. Tanrılar, İlyada'daki gibi kendi benlikleriyle devamlı olarak olayın merkezine inmez, daha çok yönlendirici konumdadırlar ve aracı semboller olan varlıklar ile olayı etkiler. Fakat bu varlıkların da Tanrılar ile doğrudan, devamlı ve güçlü bir bağından söz edilemez. ( ---SPOILER---- ) Odysseia Destanı'nın Özeti Odysseus, Troya Savaşı'ndan sonra binbir türlü zorluk ve uğursuzluk ile savaşmış ve 10 yıl boyunca ülkesine dönememiştir. Kalypso'nun Adası'nda alıkoyulmuş şekildeyken en sonunda Zeus bu duruma acır.
OdysseiaHomeros · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20187,3bin okunma
10/10
·816 syf.··
Beğendi
·
2025 575. kitabı
·
52 günde okudu
·
Okunma: 10 Kasım 2025 00:40
"EVLİYA ÇELEBİ SEYAHATNÂMESİ" Her kitap bir kapıdır derler. Bazı kitaplar vardır ki, açtığımızda bizi başka bir dünyaya götürmez; zamanda yolculuk yapmamızı da sağlar. Evliya Çelebi'nin seyahat etmesine sebep olan olay, gördüğü bir rüyadır. Kendi ifadesiyle, Mekke ve Medine gibi kutsal yerleri görme arzusuyla yanıp tutuşurken bir gece rüyasında kendisini Ahi Çelebi Camii'nde bulur. Rüyasında Hz. Muhammed'in elini öperken "Şefaat ya Resulallah" diyeceği yerde "Seyahat ya Resulallah" der. Hz. Peygamber de tebessüm ederek dualarla seyahatini kolaylaştırır. 1630 yılında gördüğü bu rüyayla yola koyulan Evliya Çelebi, hayatının kırk yılı aşkın bölümünü yollarda geçirir. 7 iklim, 18 padişahlık yeri, 256 büyük şehir ve 7062 kale… Bu rakamlar bile başlı başına bir destanın habercisidir aslında. Anadolu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan İran’a, Mısır’dan Viyana’ya kadar uzanan dev bir coğrafyayı adım adım dolaşır. Gördüklerini, duyduklarını, şahitlik ettiklerini ise eşsiz bir üslupla kayda geçirir. Seyahatnâme, yalnızca bir gezi kitabı değildir. 17. yüzyılın kültür atlasıdır aynı zamanda. Asya’dan Avrupa’ya, Afrika’nın derinliklerinden Nil boylarına, Kafkasya’dan İran’a, Anadolu’dan büyük Avrupa şehirlerine uzanan bu devasa coğrafya, Evliya Çelebi’nin kaleminde adeta bir tablo gibi canlanır. Han odaları, görkemli saraylar, ıssız kaleler ve kalabalık çarşılar… Her biri, onun eşsiz gözlem gücüyle ölümsüzleşir. Kırk yılı aşkın bir süre boyunca Osmanlı coğrafyasını adım adım arşınlayan bu büyük gezgin, sadece gördüklerini değil, şahitlik ettiği olayları, dinlediği hikâyeleri, karşılaştığı insanları da satırlarına taşımış. Ortaya çıkan ise ciltler dolusu bir dünya klasiği olmuştur. Tarih kitaplarını karıştırırken çoğu zaman kendimizi olayların soğuk bir dökümü içinde buluruz.
Edebiyat
Evliya Çelebi SeyahatnâmesiEvliya Çelebi · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 202528 okunma