Mumlar Sonuna Kadar Yanar, 11 yaşında askeri okulda başlayan çok farklı karakterde, ruhta ve yaşam koşullarında olan iki erkeğin kurmuş olduğu dostluğu temel alsa da, derinliklerinde İkinci Dünya Savaşı'nın izlerini, sınıf farkının insanlar üzerindeki etkilerini anlatmaktadır.
Bir general olan Henrik ve müziğe, sanata tutkun olan Konrad otuzlu yaşlarına kadar bu dostluğu bir şekilde ayakta tutmaya çalışmışlardır. Fakat Konrad'ın askerliği bırakıp Tropikal ülkelere gitmesi sonucu her şey değişmiştir. Henrik dostu tarafından terk edilmiştir ve daha da acı olanı giden sadece dostu değildir. 41 yıl boyunca Konrad'ın gelmesini, hesaplaşmayı ve kafasındaki sorulara cevap bulmayı bekler. Nihayetinde Konrad 41 yıl sonra çıkıp gelir. Bakıldığında biz bu hesaplaşmada karşılıklı diyaloglar neredeyse görmeyiz çünkü konuşan, içini döken sadece Henrik'tir. Onun Konrad ile konuşmaya değil içini dökmeye ihtiyacı vardır. Kıskançlığın, ihanetin, kinin ve dostluğun nahif bir şekilde anlatıldığı bu metinde, okuyucu psikolojik bir sorgulamaya da girecektir şüphesiz.
Kısa ama çok etkili bir metindi. Özellikle yazarın uzun uzun betimlemeleri, cümleleri muazzamdı.
Kesinlikle tavsiye ederim.