Hayatı boyunca sevgi açlığı çekmişti. Sevgiye hasretti. Varoluşunun temel talebiydi sevgi. Ama hiç sevgi görmemiş ve zaman içinde katılaşmıştı. Sevgiye ihtiyaç duyduğunu fark etmemişti bile. Şimdi de bilmiyordu bunu. Sadece sevginin nasıl ifade edildiğini görmüş, yüreği hoplamış ve ne kadar güzel, yüce ve muhteşem bir şey olduğunu görmüştü.
Babam yok artık. Bu ne demek biliyor musunuz? Her sabah kahvaltı hazırlamak zorunda değilim artık. Çıkıp gidebilirim evden. Babamı yıkamak zorunda değilim, babamı tıraş etmek zorunda değilim. Kimsenin sırtına merhem sürmeyeceğim bundan sonra. Kimsenin ilaçlarını kontrol etmeyeceğim. Kimsenin çoraplarını giydirmeyeceğim, ayak tırnaklarını kesmeyeceğim, kulak kıllarını temizlemeyeceğim artık.