nazlivari

nazlivari
@misseyre
Evli
10/10
·272 syf.··
2026 4. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2026 16:34
Uzun bir süredir beni ağlatabilen tek kitap için yıllar sonra dönüp bakmak istediğimde bugünkü hislerimi tekrar yaşatabilmesi adına sessizliğimi bozup inceleme girmek istedim. Petey, asla unutmak istemediğim bir kitap ve karaktersin. Hayatımda bir şeyler yolunda gitmediğinde ve bu beni gizli ya da açık bir isyana sürüklediğinde aklıma hep gel, olur mu? Kitap 1922 yılında Sarah Corbin ve eşinin araba yolculuğuyla başlıyor. Sarah, kucağında Petey’le son sürat giderlerken 2 yıl öncesini, Petey’in doğumunu anımsıyor. Anneye çocuğun kusurlu doğduğu söylendiğinde inanmak istemese de durumu kabullenip çevresindeki tüm olumsuz yaklaşımlara rağmen 2 yıl boyunca bebeğine bakıyor. Doktorlara götürüyorlar ama hastalığının çaresi bulunmuyor. Petey’in kardeşleri Billy ve Cathy’nin olumsuz etkilendiği ve onlara yeteri kadar vakit ayıramadıklarını gördükleri için Petey’i Warm Springs Akıl Hastanesi’nden bir hemşireyle buluşup ona teslim ediyorlar. Sonrasında Petey’in bu hastanede büyüyüp gelişmesini ve yaşadıklarını okuyoruz. Yanlış tanı konulması nedeniyle hiç edilmiş bir yaşam öyküsünü daha doğrusu. Yıllarca herkesin gözünde zihinsel engelli olarak görülen Petey, ‘çok yaşamaz’ denilmesine rağmen içindeki umut, yaşam sevinci, arkadaşlık vb duygular sayesinde yaşama tutunuyor ve uzun yıllar tekerlekli sandalyesinin el verdiği ölçüde çıkarabildiği kadar dünyanın tadını çıkarıyor. Bunu gerçekleştirebilmesi için ona zaman zaman ailem dediği aracılar, dostları bağışlanıyor tabi. Ama hepsini de zamanla öyle ya da böyle yitiriyor Petey. Bu olurken de yalnızlık, hayal kırıklığı ve özlem gibi duyguları da yaşatıyor okuyucuya da kendiyle birlikte. Gerçekten çocuk kitabı diye önyargılı yaklaştığım bir kitabın bu kadar dolu dolu, hisli ve asıl yetişkinlerin okuması gereken bir kitap
PeteyBen Mikaelsen · Beyaz Balina Yayınları · 20146,5bin okunma
Reklam
10/10
·301 syf.··
2025 7. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 05 Mart 2025 09:29
Âşıklara Yer YokÂşıklara Yer Yok uzun zamandır okuduğum en iyi yerli kitap olabilir! Hal böyle olunca inceleme yazmak konusunda bir süredir korumuş olduğum sessizliği bozma vakti gelmiştir. Kitabı, okuma grubumuzla birlikte Şubat ayı için seçmiştik. Tarık TufanTarık Tufan ilk kez okuyacağım bir yazardı. Tahlil için inanılmaz heyecanlıydım. Dün gece tahlilimizi yaptık. Tahlili ve alıntıları yazmak biraz yorduğu için incelemeyi dinlenmiş bir zihinle bu sabah yapmak istedim. Kitapla ilgili söyleyecek o kadar şeyim var ki, nereden başlasam bilemiyorum. Sanırım biraz(?) çok konuşacağım, bilginize. Orhan, Firdevs, Defne, Belma ve Ahmet Hilmi Bey…Hikayeleri benzer acılar barındıran, kaderin bir şekilde kederleriyle yüzleşmek üzere, Saklıkuyu ismindeki gizemli yerde bir araya getirdiği derin ve sancılı ruhlar… Akademisyen olan Orhan’ın, bir söyleşide konuşmasını dinledikten sonra saplantılı bir aşk(?) duymaya başladığı Firdevs’le olan hikayelerini okuduk bu kitapta. Gerçekten bu hikayeyi mi okuduk peki sadece? Kesinlikle hayır. Geçmiş, şimdi ve gelecek bu hikaye etrafında o kadar güzel işlenmişti ki hikaye içinde hikaye gizli gibiydi ve bu kitabın temposunun bir an bile düşmemesine sebep oluyordu bana göre. Her sayfayı merakla, duygu yüklü bir şekilde çevirdim. Tahlilde de söylediğim üzere adeta bir gerilim dizisi veya filmi izliyor gibiydim. Mekanların, eşyaların, kişilerin ve olayın ruhu okuyucuya o kadar çok geçiyordu ki nerede kurgu başlıyor, nerede gerçeklerden bahsediyor Tarık TufanTarık Tufan , bir süre sonra anlayamıyordunuz. Bu his beni rahatsız etmek yerine inanılmaz keyiflendirdi ilginç bir şekilde. Orhan, Firdevs’e duyduğu karşılıksız aşk nedeniyle işinden, arkadaşlarından ve ailesinden kopmuş bir çöküş halindeyken arkadaşı Kenan’ın Saklıkuyu’daki evinde kafa dinlemesini teklif etmesi üzerine ani bir kararla
Âşıklara Yer YokTarık Tufan · Doğan Kitap · 20234,526 okunma
9/10
·382 syf.··
2024 4. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2024 00:05
Öncelikle uzun ‘zaman’ sonra bir kitaba inceleme gireceğim için heyecanlı, bu konuda körelmiş hissettiğim için tedirgin, bende hakkında bir şeyler yazmak isteği uyandıran bir kitap okumuş olduğum için mutlu olduğumu bildirir, bu karmaşık duygu selinin sebep olabileceği hata veya eksikliklerden ötürü peşinen özür dilerim. Neden uzun bir süre sonra, süreç içerisinde birçok kitap okumuş olmama rağmen inceleme girmeme zincirini Saatleri Ayarlama EnstitüsüSaatleri Ayarlama Enstitüsü kitabına inceleme girerek kırmak istedim? Bunu ben de çok düşündüm. “Kitabı henüz bu sabah bitirmiş, kendisi bendenizde değişik birçok hisler uyandırmış ve kitap üzerine il halk kütüphanesi tahlil grubumuzla müthiş ufuk açan dumanı üstünde bir tahlil gerçekleştirmiş olduğumuz için” cevabı ağır bastı diyebilirim. Neler konuşulmadı ki tahlilde. Dostoyevskiler, Yahya Kemaller, Kafkalar, sembolizmler, alegoriler, hicivler, mimari, bürokrasi ve dahası… Okuduğunuz kitaptan tek başınıza birçok şey öğrenebilir, farklı bakış açıları görebilir, birçok duyguya sahip olabilirsiniz tabi ancak tahlil grupları size bunun 30-40 mislini veriyor. İyi bir kitap okumak kadar, iyi kitaplar okuyan iyi insanlarla bir arada olmak da insanı farklı diyarlara alıp götürüyor. İyi ki! Grubuma burdan bir kez daha teşekkürlerimi ilettikten sonra gelelim kitabımıza. Öncelikle Ahmet Hamdi TanpınarAhmet Hamdi Tanpınar açılışımı yaptığım kitap oldu Saatleri Ayarlama EnstitüsüSaatleri Ayarlama Enstitüsü . Şunu söylemeliyim ki kesinlikle son olmayacak. Kitapta Hayri İrdal ve ailesi, mahiyeti çerçevesinde gelişen ya da gelişemeyen birçok olaylar dizisini okudum. Hayri İrdal’ın nasıl Hayri İrdal olamayışı özellikle dikkatimi çeken noktalardan en bariziydi diyebilirim. Neden olamayışı diyorum? Çünkü hep başkalarının güdümünde ve standardında yaşamaya, davranmaya, hayattaki rollerini gerçekleştirmeye çalışan ve asla kendini bulamayan, kendi olamayan bir
1000Kitap
Saatleri Ayarlama EnstitüsüAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 202352,9bin okunma
9/10
·174 syf.··
2021 49. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 28 Kasım 2021 12:47
Kitap Ahmet Cemal’den okuduğum ikinci kitap. Üstadın deneme ve köşe yazılarından oluşuyor. 2000’li yılların başlarında yazılan yazılar olsa da bir çoğu günümüzde de geçerliğini koruyan yazılar. O sebeple oldukça ufuk açıcı bulduğumu ve eleştiri nasıl yapılır, nasıl duyarlı olunur, hayat nasıl yaşanmalıdır, fikirler nasıl savunulmalıdır gibi birçok konuda bilgilendiğimi, bu güzel ama kısacık eserin bana bazı gerçekleri basıldıkları sayfalar imkan verdiği ölçüde gösterdiğini söyleyebilirim. Bu dolu dolu yazarla hala hayattayken tanışabilmeyi ve kitaplarında bahsettiklerini kendisinden çok daha derinlemesine dinleyip kendisiyle sohbetler etmeyi dilerdim. Bu yazık ki mümkün olmasa da kendisi en azından yazıları aracılığıyla okurlarına seslenmeye devam ediyor ve ‘verdiği sevgiyi almamız’ için sabırla bekliyor. Bu kitabın da beğenimi kazandığını ve tavsiye listeme eklendiğini bahsettiklerimden yola çıkarak anladınız diye düşünüyorum. Okuduklarımızı yaşamımıza geçirip özümseyebilmemiz dileğiyle keyifli okumalar dilerim.
İnsana DönmekAhmet Cemal · Can Yayınları · 201795 okunma
9/10
·80 syf.··
2021 39. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 09 Ekim 2021 23:42
“Açlık, tanrısını alkışlıyor Korku, tanrısını Ölüm, tanrısını... İnsan döne döne bir kötülükte kayboluyor. Kalbimizde boğucu bir kalabalık Aklımızda umutsuz sözlerin acısı Baktığımız kadar bir sokak dışarıda Bir soğuk, bir üzgün, bir yalnız resim Kapanır durur üstümüze bütün uzaklar. İçimizdeki boşluğa tutunarak umut etmeye çalışıyoruz: Bizim rüyalarımız olmadan dünya güzel olamaz Bizim şarkılarımız olmadan insan sevmeyi bilemez Bizim merhametimiz olmadan tanrı kimseyi bağışlayamaz Bizim dudaklarımız gülmeden çocuklarımız çiçek açamaz. Bir çürümenin ortasında Utancımıza tutunmuş İyi şeyler düşünerek Yaşamaya çalışıyoruz.” Bu şiiri ilk Mazlum Çimen okudu. Dünyanın en güzel kalbiyle döndü. "Ben sana ne deyim. Boşuna söylemiyorum insanlara, Şükrü, yüreğimin kalemi. Kanımı mürekkep olarak kullanıyor.” Dipnotunu düşüyor kitap. Kendi sesinden dinlemek nasip oldu geçenlerde. Şiiri okumadan önce de esprili bir dille anlattı arkadaşıyla yaşamış olduğu bu anıyı. Mazlum Çimen’e tüm hücrelerinizle katılıyorsunuz şiiri kendi sesinden de dinleyince. En sevdiğim yazarı sonunda görme mutluluğu ve heyecanı, Van’ın usul usul kendini güze bırakıyor olması sonucu iyiden iyiye hissettiren ikindi sonrası soğuğu bir yana; ortamdaki edebi, entelektüel ve duygusal yoğunluk da eklenince tam anlamıyla ruhsal ve bedensel bir şölendi Üstadın gelişi. Tasavvur edin, imzanızı almış sohbetinizi etmişsiniz. Akşam tatlı tatlı rüzgar eserken bir ağacın altına kurulmuş loş ışık altında yeni çıkardığı kitabından şiirler okuyup hüzünlenen, sık sık gözleri dolan Şükrü Erbaş’ı en önde, başınızı kendi Ömür Hanımınızın omzuna yaslayarak dinliyorsunuz… Velhasıl, yeni kitabını imzadan bir kaç dakika önce edindim ve üzerinden çok geçmeden okumak istedim. Arada bir ruhu Erbaş kalemiyle beslemek benim en
Şiir
İnsan Bir Eksik SözdürŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20213,615 okunma
Reklam