My eyes can't see now, my ears can't hear, I known only "me" but my burden was heavy. All earths be mine, i feel missing still; Only me walked with me, only me. I told that only "me"! I went to the road but road throw to me outside. I wanted to everything which has money, I looked for someting to be relax. I woke up after that nightmire. I asked me by myself: "Who are you?" A voice called me from my inside; "You're a human who created bu God." You don't need anything what can buy money. You need only know you.
English
“ beyin yakan / gerçeklik büken / varoluş tokadı atan “filmler film önerisi değil, zihinsel deney öneriyorum . çünkü bu filmlerin çoğu bittiğinde hikâye sona ermiyor. asıl film, ekran karardıktan sonra kafanın içinde devam ediyor. `dark city` (1998) karanlık şehir bir adam cinayet suçlamasıyla uyanır ama asıl problem bu değildir. şehir her gece değişmektedir. insanların anıları değişmektedir. ve kimse bunun farkında değildir. matrix'ten önce gelen, matrix'in ilham kaynaklarından biri sayılan kült bilimkurgu. “eğer bütün anıların sahteyse sen kimsin?” sorusunu sorar. appraf.com/title/movie/-jd25 `open your eyes` (abre los ojos)(1997) aç gözünü yakışıklı, zengin ve başarılı bir adamın hayatı bir kazadan sonra parçalanır.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
'Cause all of the small things that you do Are what remind me why I fell for you And when we're apart and I'm missing you I close my eyes and all I see is you
Ebeveynlikte doğru mesafeyi ayarlamak: Ne kadar yakın-uzak?
👨‍👩‍👦‍👦İnternet çağında ebeveynlik zor. Çocuklarıyla aralarında açılan uçurumu kapatmak için uğraşan, İngilizce kursuna giden, dijital zorbalık vb konuları öğrenmeye çalışan ebeveynlerdenseniz bu yazı size. Ne yapabilirsiniz? Ebeveynlik zor bir zanaat. Hele de internetin içine doğmuş bir kuşağa internetle sonradan tanışan bir kuşak olarak ebeveynlik yapmaya çalışıyorken. İnternet kuşaklar arasındaki uçurumu hızla açıyor. Çocuklar, gençler ebeveynlerinin hiç de tanımadığı bir dünyanın derinliklerine doğru koşar adım giderken, ebeveynler olarak onların bu temposuna yetişmekte zorlanıyoruz. Artık dizimizin dibinde büyüyen çocuklardan bahsetmek mümkün değil. Çünkü yan odamızda olsalar dahi internet aracılığıyla bambaşka dünyalarda bambaşka kafadaki kişilerle, derinliğini bilemediğimiz ve kontrol edemediğimiz etkileşimlere girebiliyorlar. Geçen sene izlediğimiz Adolescence dizisi bu gerçeği suratımıza tokat gibi çarpmıştı. “Bizim toplumda böyle şeyler olmaz” diye kendimizi avutmaya çalışırken geçtiğimiz haftalarda Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırıları tehlikenin bizden o kadar uzakta olmadığı gerçeğini bize hatırlattı. Hiçbir toplum internetin olumsuz etkilerine bağışık değil. Bazı ebeveynler çocuklarıyla aralarında açılmaya başlayan bu uçurumu kapatmak için İngilizce kurslarına gidiyor, siber güvenlik, dijital zorbalık gibi konuları öğrenmeye çalışıyor. Bu çaba, dünyası hızla değişen çocuklarımızın dünyasına yabancı kalmamak ve onları hiç tanımadığımız tehlikelerden korumak için yapılan son derece anlaşılabilir bir çaba. __Fakat burada önemli bir konuyu atlamamak gerektiğini düşünüyorum: bazen çocuklarımızın ne yaptığını anlamaya o kadar odaklanıyoruz ki, onların ne yaşadıklarını kaçırabiliyoruz. Onların dünyasını tanıma ve o
Makale|Yazı
lionel messi kariyeri boyunca sadece bir dakika hariç her dakika gol attı. ronaldo ise tüm dakikalarda gol buldu. kariyeri boyunca her bir dakikada gol atan toplam 4 futbolcu var. cristiano ronaldo zlatan ibrahimovic luis suarez robert lewandowski Açıklama :her dakikasında gol var = 1'den 90'a kadar hiçbir dakika boş değil.futbol hayatı boyunca attığı gol dakikası. -cristiano ronaldo: full set - lionel messi: 1 dakika missing olay tamamen: 90 farklı dakikayı doldurma işi.
Today felt like a quiet turning point inside me. I woke up carrying a strange mix of emotions tired, a little heavy, but also aware in a deeper way than usual. It’s like something in me has shifted recently. I’m starting to see things more clearly, especially when it comes to people, to feelings, and to myself. There was a time when I confused missing someone with missing how I felt with them. But now I understand the difference. I don’t actually miss that person. I miss the version of me who felt excited, alive, and full of hope. I miss that pure, almost innocent energy I carried. And realizing this… it’s both comforting and a little sad. But mostly, it feels freeing. Because it means I didn’t lose something real I experienced something meaningful. That relationship wasn’t meant to stay, it was meant to teach. It came into my life, shaped me, and then left. And maybe that’s okay. Maybe not everything is supposed to last forever. Some things are just chapters, not the whole story. Today I caught myself thinking: “I hope they are happy.” And for the first time, it didn’t hurt as much. It felt sincere. Calm. Like I’m slowly letting go, not by force, but naturally. I also realized something else about myself. I feel deeply. Maybe more than most. And for a long time, I thought that was a weakness. But now I’m starting to see it as a kind of strength. Because feeling deeply means I live deeply. I notice things. I connect. I grow. Even when it hurts, it shapes me into someone more aware, more human. I want to move forward now. Not by forgetting the past, but by understanding it. By taking what it gave me and continuing my own path. I don’t want to stay stuck in old emotions. I want to build something new something calm, stable, and real. Maybe what I’m really looking for