Aynı gün içinde saatten saate değişiriz. Kaygısız bir çocuk, hırslı bir genç, uslanmış bir yaşlı adam ve biçare, bunayan bir ihtiyar olabiliriz. Aynı yirmi dört saat içinde yalnız kalmaya susar, başkalarıyla görüşmeye acıkırız. Mevsimlere göre değişen tabiat kadar hislerimize göre de yüzümüz değişir, biz değişiriz.
“Eğer bir çocuk hastaysa, bir gözün daima diğer çocukların üzerinde olması gerekir.Zira sağlıklı olanlar patırtı çıkarmaz, onlara sunulan hayatın kesik köşelerine uyum sağlarlar, hiçbir şeyden şikayet etmeden sıkıntıların, güçlüklerin şeklini benimserler. Dalgalardan nefret ederek deniz fenerinin bekçisi olurlar ama yazık , reddetmek uygunsuz düşer .”
Her üç yılda bir çocuğun hâlâ engelli olduğunu ispat etmeye mecbur olduklarını öğrendiler (Üç yılda bacakları yerine geldi mi sanıyorsunuz diye bağırmıştı ilgili büronun önünde bir anne).