İlk başlarda yalan yok çok zor okudum. İçimi bunalttı. Bir türlü sevemedim. Ama ortalara doğru oldukça hoşuma gitti hikaye akışı ve beni içine aldı. Sürekli kendimizi eksik görürken aslında ne kadar çok ihtimale ve potansiyele sahip olduğumuzu zamanla monotonluğun oluşturduğu körlükle göremeyebiliyoruz. Ancak bir kere yaşamanın değerini fark edince aslında ne kadar çok yapılacak şey olduğunu da anlıyor insan. Her şeye rağmen yaşamaya ve denemeye değer dedirtti bu kitap bana. Sonunu sanki daha farklı beklerdim ama yine de güzeldi.
Bu kitaba çok büyük önyargılarla başlamıştım. Ama beni çok şaşırttı. İçeriğindeki bütün değinilen konular o kadar mantıklı ve aydınlatıcı bir şekilde işlenmiş ki, bu kitaptan çok şey öğrendim. Aslında mutluluğun anlamını bilmediğimi, engellerin aslında ‘engel’ değil bizi olmamız gereken insana dönüştürmek adına bir yolculuk olduğunu ve rahatsızlık hissinin bizim ihtiyacımız olan şeyleri bize gösteren bir sembol olduğunu öğrendim. Beni çok aydınlattı, siz de aydınlanın. Tavsiye ederim…
Mutluluğu bireysel ve toplum olarak çeşitli konularda inceleyen bir kitap. Ailede, arkadaşlıkta, işte, aşkta ve diğer çoğu konuda mutluluğun nasıl elde edilebileceği ya da edildiği açıklanmış. Oldukça toplumsal ve politik konularda vardı. Açıkçası bu kitabı okumak beni biraz yordu. Sebebi ise dili bana nedense bir tık ağır geldi. Bazı cümleleri anlamlandırabilmek için tekrar tekrar okumam gerekti. Ama yine de konuyu ele alış şeklini beğendim. Her konuyu daha iyi anlayabilmek için oldukça fazla örneğe yer verilmiş. Tavsiye eder miyim? Tabii ki. Ama eğer bu tarz kitap türlerinde yeniyseniz başka bir kitapla başlamanız daha iyi olabilir. Bir de konudan bağımsız, ben bu kitabın kapağını o kadar beğenmiyorum ki konuyla aşırı alakasız geliyor…
Spiritüel konulara ilginiz varsa başlangıç kitabı olarak gayet güzel. Hayatın ve yaradılışın her konusuna değinip kısaca özetleyerek/örnekleyerek güzel yerlere değiniyor. Açıkçası çoğu konu hakkında bakış açımı değiştirdiğini söyleyebilirim. Ben çok sevdim:)
Günlük hayatımızda düşüncelerimizin bizi ve hayatımızı ne kadar etkilediğini mükemmel şekilde ele alan bir kitap. Aslında günümüzdeki “manifest” diye bahsettiğimiz telkinlerle bilinçaltımıza, bilincimizle oluşturduğumuz düşünceleri gönderip bunların hayatımızı nasıl değiştirebileceğinden bahsediyor. Üstelik kitap o kadar çok konuya değinmiş ki her derdinizin çözümünü teker teker yazmış diyebilirim. İş hayatı, ilişkiler, affetmek, sağlık vs. kısacası her konu üzerinde kendi danışanlarının uyguladığı telkinleri ve meditasyonları örnekleyerek bize de güzel bir şekilde sunmuş. Kitap bana çok umut verdi hayatla ilgili. Umarım bu tavsiyemle beraber sizin için de bir umut olur.