Mithraizm
5/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 09:24
Yazar konuyu tamamen gördüğü ve elde ettiği bulgularla değerlendirip yazıya dökmüş. Yani konuyla ilgili önceki medeniyetlerle bir bağlantı kurayım, benim de öngörüm olsun dememiş. Tamamen bilimsel. Kanıtlara dayalı. Elbette bu da lâzım. Ama konuyla bağlantılı arkeoloji mezunu ve Mithraizm araştırması olan Türk araştırmacı Ömer Uzunel Hocanın sosyal medyada yayınlarını dinleyince anlattıkları inanılmaz ilginç geliyor. Mithraizm'in aslında güneş veya ışık dini olup kadınları dışlamasından tutun, et yemeyi yasaklayan, tek dünya projesine kadar sanki dünya kurulduğundan beri var olan; bütün dinlere, örgütlere bilerek sistemli girmiş çılgın bir yapıyı ve daha fazlasını kapsayan insanlara pompalanan bilinçli beyin yıkama sistemi! Franz Cumont gibi düşünen yazarlar, Mithra dininin bittiğini iddia etse de gerçekte hiçbir yapı buna Masonluk, Siyonizm, Gül Haç Kardeşliği gibi gibi pek çok örgüt dahil; aslında varlığını sürdürüyor. Bunu anlamak için sembollerin dilini iyi bilmek gerekiyor. Ve Ömer Hoca sembolizm dilini öğrenirsek, bu sistemin günümüzde varlığını sürdürdüğünü keşfedeceğimizi iddia ediyor. Ücretli film kanallarındaki film ve dizilerdeki yoğun Mithraik sembollere biraz dikkatli bakarsak gerçeği görürüz.
Mithra'nın GizemleriFranz Cumont · Kumran Yayınları · 20241 okunma
8/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2026 02:32
Farklı yazarların kaleminden doğmuş bu öyküler bütünü, bireyin iç dünyası ile toplumun dönüşen değerleri arasındaki gerilimi incelikle yansıtan bir panorama sunar. Ryunosuke Akutagawa, Tokuda Şūsei, Osamu Dazai ve Nimi Nankichi gibi isimlerin anlatıları; açgözlülük, önyargı, yalnızlık ve vicdan gibi evrensel temaları tarihsel ve kültürel bağlam içinde ele alırken, Japon edebiyatının düşünsel derinliğini de görünür kılar. Bu derleme, bireysel zaafların toplumsal sonuçlara nasıl dönüştüğünü gösterirken, okuru hem etik hem de estetik bir sorgulamaya davet eden bütünlüklü bir inceleme alanı açmaktadır. Türk Kralının Dileği (Tokuda ŞUSEİ); Frigya efsanesi olan Kral Midas'ın dokunduğu her şey altına dönüşmesini Japon yazar, Türk Kralı olarak değiştirmiş mi yoksa çevirmenin günümüzdeki durumunun gerçekliğine dolaylı bir eleştiri mi? Bilinmez ama ortada bir görüş varsa o da Japonlar'ın ileri görüşlü olduğu bellidir. Bizim halk, laik ve Atatürk düşmanı olmadan önce bu coğrafyada doymak bilmeyen açgözlü kralların hazin sonlu hikayeleri ve Sabahattin Ali'nin Sırça Köşk'ünü okumalıdır. Ön yargı beter bir hastalıktır. Tengri, bizleri ıslah etsin. Sihir (Ryunosuke AKUTAGAWA); Bu öyküde Bhārat kökenli Mithra'dan sihir yapmayı öğrenen Japon'un öykünün sonunda nefsine yenilince kendini o akşamki Mithra'nın evinde olduğunu gördü çünkü açgözlülükle o yaşadıkları bir rüyaya dönüştü. Bugün Bhāratçılık dininde Tanrı inancı olmasa da büyü öğrenmede açgözlü olmayacaksın diyerek koşul konuluyorsa Harut ile Marut öyküsüne kısmen inanılıyor ve bu öyküden onlara açgözlü olmadan büyü öğrenebilirsin diye söz olarak geçti. Tilki Gon (Nimi NANKİÇİ); Çukurova Masalları'ndaki Tilki ile Çiftçi masalına benzese de farklılıklar fazladır. Birincisi tilki, Türk masalında direkt çobana
Öykü
Aynı Yıldızın AltındaRyunosuke Akutagava · Paris Yayınları · 202518 okunma
Reklam
Puan vermedi·992 syf.··
Beğendi
·
2020 27. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2020 00:00
Tarihte bilinen ilk kutsal kitap, Vedizm dininin kitabı olan Rig- Ved’ dir. MÖ 2000 yılında Hindistan’da yazılmıştır.”veda" sözcüğü "'bilgi" anlamına gelir. Hint- Avrupa Edebiyatı’nın en eski örneğidir. Dili , Arkaik Sanskritçe’dir. 1028 ilahiden ve 10 bölümden oluşuyor. Vedaların ilk şarkıları büyücülük şarkılarıdır. MÖ 1000 yıllarında tertiplenen vedizm şarkıları ise tanrıların sözünü etmektedirler. Bu tanrılar, İndra,Mithra ve Varuna’dır. Vedizm’de erdem, kurban yoluyla elde edilir. Kurbanlar,tanrıları yaratırlar, tanrılar da insanları iyiliğe ve güvenliğe ulaştırırlar. Kadim kitap rig- veda doğal bir sonuç olarak, Hindistan’da sınıflanmaları doğurmuştur. #Kast adı verilen bu sınıfların başında din adamlarının,#brahmanların (rahip) kastı gelmektedir. Din adamlarının altında prenslerle savaşçıların kastı olan #arya kastı vardır. Bundan sonra, işçilerin ve kölelerin çudra kastı yer almaktadır. (Çudra deyince aklıma otomatik olarak #makarçudra / Gorki geliyor. Bunların dışında da insanlığın en aşağılığı sayılan paryalar vardır. . Ayrıca Dünya’nın dönüşü, güneşin küre oluşu, göğün katmanlarından bahsedilmesi,Güneş’in gerçekte doğmadığı ve batmadığı bilgisinin verilmesi; yine, güneşin çekim gücü sayesinde sistemindeki gezegenlere etki ettiği bilgisi ,yağmur ve karın güneş sayesinde yağdığı bilgisinin verilmesi ,kutupların basık olduğu,evrenin genişlemesi de cabası Rigveda .
RigvedaAnonim · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2018101 okunma
Başladı bizim mesai...
Puan vermedi
Hayatta ne istediğinizi bilmediğiniz zamanlarınız oldu mu? Hani, “Ben ne istiyorum?” diye kendinize bile sormadığınız anlar… İşte, bu karakter tam olarak bunu veriyor. Hayatta bir amaç arayışı olmaksızın, uçsuz bucaksız bir şekilde dolanan bir karakterin yaşadıkları, hayata kattıkları ve katamadıkları olaylarla sürüklenişini anlatıyor. Bu kitabın bana kattığı en önemli şeyle başlamak isterim: doğaçlama yaşamak. Doğaçlama yaşamak, kimi zaman güzel bir şey gibi görünse de insana her zaman huzursuzluk ve sıkıntı getiriyor. Etrafı tarafından anlaşılamayan, iç dünyasında yalnız kalan bir karakterin yaşadıkları da bu huzursuzluğu artırıyor. Gelelim kitap hakkındaki düşüncelerime… Kitap, bana göre ne yazık ki sıkıcıydı ve devamında ne olacağını merak ettiren bir tarafı yoktu. Bir kitapta çarpıcılığın çok önemli bir unsur olduğunu düşünüyorum ve bu kitapta bu biraz eksik kalmış gibi hissettim. Ancak, kitapları yarım bırakma huyum olmadığı için, istemeye istemeye de olsa okumaya devam ettim. Sonrasında fark ettim ki aslında kitap, insanın iç dünyasını çok iyi yansıtan bir eser. Ana karakterin yaşadığı “bir türlü doğru insanı bulamama”, “kendini sevmeyi başaramama” ve “hayatta sürekli kendine yüklenme” gibi duygular bize, kendi içsel sorgulamalarımızı hatırlatıyor. Bu anlamda kitap, ana karakterin ağzından bize önemli bir mesaj veriyor. Belki de yazar, kitabın sonunda hiçbir şey anlatmak istememiştir. Çünkü her insan, kendi içinde bambaşka hayatlar yaşar ve herkes, anlamak istediğini anlar. Belki de yazar, bu mesajı vermek istemiştir, kim bilir… Hayat gerçekten bir muamma. Emre Demir’in bir şiirindeki muhteşem finalle bu yazımı sonlandırmak istiyorum: “Bir muammanın bir insana yaptığını hiçbir şey, Veya hiç kimse yapamaz. Bu yüzden Mithra, rüzgârsız bırakma yelkenlerimi. Ya
1000Kitap
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,3bin okunma
10/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2024 296. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 20 Kasım 2024 00:00
"ZERZEVAN'IN GÖLGESİNDE" ‘’Mezopotamya… Arzı tutan meleklerin bile imrenerek baktığı yer… İlk kanın hatta ilk kardeş kanın kanının döküldüğü yer.. İzahın temelinin sevgi ile değil korku ile atıldığı yer. Gölgelerin korkuya, korkuların Tanrı’ya, Tanrı’nın Allah’a dönüştüğü yer. Diyarbakır ile Mardin arasında, Çınar ilçesine bağlı Demirölçek içinde yer alan ve Roma İmparatorluğu döneminde sınır garnizonu olarak kullanılan “Zerzevan Kalesi”inden alıyor ismini kitabımız. Bu kalenin tarihi gizemi kitabının ana temasını oluşturuyor. Bu kale, dünyada bulunan son Mithras kutsal alanı. Mithras ise, Roma İmparatorluğu’nun ezoterik ve gizem inancıdır. Kalenin yer altındaki tapınaklarda tören ve ayinler gizli yapılır. Kalenin karanlığında, derinliğinde yaşanan olaylar karakterlerin ve okuyucunun gerilim içinde kaybolmasını sağlıyor. Üç cinayet ile başlıyor olaylar. Bölgenin en büyük mafya lideri, borsa şirketinde görevli, bölgedeki arkeologlardan birine aittir cesetler. İkisi, sol kaşının üstünden geçmiş, başının arkasından çıkan mermiyle asla yakalanamayan bir keskin nişancı atışıyla, diğeri ise hiç beklenmedik bir anda ummadığı biri tarafından zehirlenerek öldürülmüş. Baron Zegna, oldukça başarılı bir polistir. Kürt ve Ermeni karışımı olmasına rağmen Diyarbakır Operasyonlar Masası Amiridir. Bir sene önce karısı ortadan kaybolmuş ertesi gün cansız bedeni bulunmuş, kayıtlara da intihar olarak geçilmiş. Cinayetleri çözmek için uluslararası suçlular ile savaşan Baron Zegna ve ekibini zorlu bir görev bekliyor. Ekibin astları, Doğan, Lindan, Serdar ve Hejar; doktor Suzan. Delil olarak ellerinde boş mermi kovanları ve profesörün derisinin altından çıkan çip vardır. Çipin şifresini çözmek için Zegna ölen eşinin yeğeni, dünyanın en tehlikeli üç bilgisayar korsanından biri olan Tuğra
Edebiyat
Zerzevan'ın GölgesindeYakuphan Okut · Destek Yayınları · 202433 okunma
10/10
·480 syf.··
2024 91. kitabı
Tanrı hatalarını düzeltmedikçe bu savaş son bulmayacak... . . "Şeytan töresi" dediğimiz düşüncelerin cirit attığı bir bölgedeyiz ki buralarda tarih, kavga ile yaşıt.. . . Bir gün kendi hikayenin son sözünü bana bırakma... Çünkü ben kanlı olanı seçerim.. . . Merhabalar sevgili kitap dostlarım Zerzeva'nın Gölgesinde bir Mezopotamya Polisyesine ne dersiniz? Cevabınız evetse sizi şöyle yakınıma alayım. Çünkü, aklın sınırlarını zorlayan bir maceradan bahsetmek istiyorum. Hazırsanız başlıyoruz . . Üç ceset... İkisi, sol kaşının üstünden geçip, başının arkasından çıkan mermiyle öldürüldü.. Ne olduğunu anlamadan... Bir anda... Asla yakalanamayan bir keskin nişancı atışıyla... Ve bir tanesi, zehirlenerek öldürüldü... Ummadığı bir anda... Ummadığı bir kişi tarafından... Ekibimiz için , zorlu bir mücadele başlıyor... Katili yakalamak, izine ulaşmak çok zor!.. Diyarbakır Operatif Operasyonlar Masası Amiri Baron Zegna ve ekibi elini taşın altına sokmaya başladı bile... Ancak, acısı halen taze olan Zegna 'nın karısı Simay, bir yıl önce , bir gece ansızın ortadan kaybolmuş ve cansız bedeni Havsel Bahçelerinde bir ağaca asılı bulunmuştu... Peki, bir yıl sonra ortaya çıkan bu kaosla , Simay cinayetinin bir ilgisi var mıydı? . . Diğer tarafta,Sol Invictus; Doğu Locası'nın daimî altı üyesi olan Kuzgun ,Damat,Baba, Asker, Rahip ve Ulak ... Zerzevan Kalesi'nin altında bulunan Mithra Tapınağı'ndaki ayin sonrası Mardin Havalimanı'nda özel jetlerine giderken silahlı saldırıya uğruyorlar... Ve işler tamamen içinden çıkılmaz bir hâl alıyor... Peki... . . Denge Locası neydi? Neyi amaçlıyordu? Tuğra ve Göktuğ hayatlarının ortasına bomba gibi düşen gerçeklere nasıl tepki vereceklerdi? Zagna ve ekibi işin içinden çıkabilecek miydi? Sapo Dorian ve Göge Ekibi kimdi? Ne kadar
Zerzevan'ın GölgesindeYakuphan Okut · Destek Yayınları · 202433 okunma
Reklam
Reklam