İnanılmaz Tianlong vazosu, 1920'ler Vazo, Rene Lalique'nin mit ve hareketinden ilham alan heykel cam sanatını ortaya çıkarıyor .
Türkiye'de İslami Hareketin Gelişim Süreci: 60 ve 70'li Yıllar 1- 60'lara Girerken 'Siyasi ve Fikri Vaziyet' 60'lı yıllarda gerçekleşen değişimin nasıl ve hangi yönlerde geliştiğine bakmadan önce, müslümanların bu dönemde de devam eden genel bir özelliğine değinmekte yarar görüyoruz. Bu da, müslümanların, özellikle 1950'den sonra kendilerini, daha çok, doğrudan veya dolaylı siyasî tercihlerle ifade etmeye çalışmasıdır. Burada kastedilen "siyaset", elbette, sistem'in karar verdiği ve çerçevesini belirlediği 'oyun alanı' anlamındaki siyasettir. Müslümanların kendilerini ifade etmekte kullandıkları siyasî tercihleri de, bu 'çerçeveyi zorlama iradesinden (bile) yoksun bulunan, sistem'in özellikle 1950'den sonra oluşturduğu yeni güç dengeleri içinde kendileri için uygun görülen yere 'sahip çıkmak'tan öteye geçmeyen bir tavır biçiminde olmuştur. Başka bir deyişle, çok partili bir rejimde etkin ve belirleyici bir oy tabanının elinde bulundurduğu demokratik(!) gücün karşılığını bile istemekten yoksun bir siyasetti bu. Belli tarihsel ve fikri temelleri de bulunan bu psikoloji, müslüman kitleyi olduğu kadar aydınları da önemli ölçüde etkilemekteydi. 50'li yıllarda önde gelen müslüman aydınların önemlice bir kısmı, doğrudan veya dolaylı olarak, aktif veya pasif bir şeklide Demokrat Partiyi (DP) destekliyor ve bu parti çevresinde siyaset yapıyordu. Dönemin belli başlı İslami yayın organları arasında yer alan Sebilürreşad'da Eşref Edib'in yaptığı değerlendirme, bu desteğin ölçüsü (veya ölçüsüzlüğü) hakkında bir fikir verebilir: "Din düşmanlığı terörüne DP son vermiştir. DP, inanç ve itikat cephesinin partisidir. Memleket semalarını Arapça ezanla donatan iktidardır. Elli yıldır baskı alfanda tutulan müslümanlar, DP sayesinde kurtulmuştur." Müslüman halk kesimlerinin DP
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
BEYİNLE İLGİLİ BİLİNEN MİT'LER VE DOĞRULARI; -Klasik müzik dinlemek zekayı geliştirmez -Yeni bilgiler edindikçe, beyin kıvrımlarımızın sayısı artmaz. -Subliminal mesajlar size bir şeyler öğretmez. -Kafası kesilen bireyler 2-4 saniye arasında bilincini tamamen kaybeder. Dolayısıyla anlatılan, 30 saniye sonra göz kırpma vakaları delilsizdir ya da tamamen refleksif kaynaklıdır. -Beyinde oluşan her hasar kalıcı değildir. Küçük çaplı yaralar ile beyin başa çıkabilir çünkü ölen nöronlar geri gelmese bile, yeni sinapslar oluşturulabilir. -Uyuşturucu kullanımı beyinde oyuklar oluşturmaz. Büyük çaplı hasarlar verebilir fakat aralarında 'oyuk oluşturmak' yoktur. -Alkol, beyin hücrelerini öldürmez fakat aşırı kullanımı beyne zarar verebilir. Beynimiz hayvanlar alemindeki en büyük beyin değildir. -Beynimizin %10'unu değil tamamını kullanıyoruz.
La Femme Forte
İkinci Cinsiyet kitabında (1949), Simone de Beauvoir, kadınların birbirinini tutmayan “mit"lerle büyümelerinin dezavantajlarını eleştirdi. Beauvoir‘ e göre edebiyatta, tarihte, psikoanalizde, ileri sürülen “mit" ler kadınları – kendi hayalleri peşinden koşan, anlamlı işler yapan bireyler yerine- başkaları için var olduklarına inandırdılar, özellikle de erkekler için. Çocukken kızlara; kadın olarak başarılı olmanın asıl yolunun aşkta olduğunu, diğer şeylerde başarılı olmanın onları daha az sevilebilir yaptığını anlatan, hikayeler okudular. Devamını buradan okuyabilirsiniz; aeon.co/amp/ideas/why-s...
Rozanov'un nihilizm tanımı en iyisi: "Gösteri biter. Seyirciler gitmek için ayağa kalkarlar. Paltolarını alıp eve dönme zamanı. Geriye dönerler ... Paltolar yok, ev de yok." Nihilizm mitin çöküşünden doğar. Mitik açıklamalarla -Cennet, Kurtuluş, Allah'ın İradesi- gündelik yaşam arasındaki çelişkinin herkes tarafından görülebilir olduğu dönemlerde, bütün değerler bir girdabın içine çekilir ve altüst olur. Bir kez mit İktidarın yollarını insanların gözünde haklı çıkaramadığında, toplumsal eylem ve deneyin gerçek imkanları ortaya çıkar. Mit toplumsal baskıyı hem mazur görür hem de destekler. Onun patlaması uzun zamandır otantik deneyim alanından dini aşkınlık ve soyutlama alanına püskürtülmüş bir enerji ve yaratıcılığı serbest bırakır. Klasik felsefenin sonu ile Kilise'nin yenilenmesi arasındaki fetret devrinde, toplumsal düzenin daha önceki her biçimi birdenbire sorgulanmaya başladı. Sayısız yaşanı stili anında kurgulandı ve icra edildi, tarikatlarınkindcn Caligula ya da Neron'un sapkınlıklarına kadar. Bir kez mitin birliğine meydan okunduğunda, toplumsal varoluşun bütün biçimleri parçalanır. Aynı şey feodal toplum ve Hıristiyan mitinin çözüıüşüyle de gerçekleşti. Artık hiçbir şey kesin değildi ve herşey mümkündü. Her türlü deney ve araştırma. Gilles de Rais neredeyse bin çocuğa öldürene kadar işkence etti; 1525 yılının devrimci köylüleri Yeryüzündeki Cennet'i kurmaya kalkıştılar. 1789 aynı toptan yıkımı birdenbire getirdi, bu sefer önemli bir fark vardı: siyasi tepkilere rağmen, tutarlı bir mitin yeniden inşası bütünüyle olanaksız hale gelmişti. Hıristiyanlık kimi gnostik tarikatlerin patlayıcı nihilizmini tesirsiz hale getirdi ve geriye kalanlardan yeni bir düzen emprovize etti. Ama burjuva dünyasının düzeni nihilist enerjinin mit düzlemine yeniden kazandırılmasını
Felsefe