Rosslyn Şapeli'nde, ustasının yokluğunda çok güzel işlediği için kıskanç ustası tarafından öldürülen çırağın yaptığı burmalı Çırak Sütunu ünlüdür. Bu sütun taş oymacığının şaheseri olarak İskandinav ve Kelt pagan kültürlerinde yaygın Yeşil Adam kültü ile ilgili Yggdrasil Bilgi Ağacı sembolizmasının, monoteizmde Hayat Ağacı adıyla revaç bulan özdeşidir. Yggdrasil, yeryüzünden gökyüzüne doğru uzanan efsanevi ağaç olup kökleri ejderhalar tarafından kemirilir. Ünlü İskandinav mitos kahramanı Odin, akluhikmetin sırlarını ve çok başlı Mimir adlı ejderhanın nasıl yaratıldığını öğrenebilmek için kendisini Bilgi Ağacı'nın dibinde kurban eder. Ancak, Tanrı tarafından kaynak sularında Yeşil Adam olarak ebediyen canlı kalması sağlanır. Rosslyn Şapeli'nde yer alan ve ağızlarından dekoratif bitkilerin çıktığı sayılan yüzden fazla taş oyma masklar pagan folklorunda çok yaygın bir bereket kültü olan Yeşil Adam sembolüdür.
Sayfa 223
Demokratik ülkelerdeki toplum Mitos'u ise "herkesin Cumhurbaşkanı olabileceği"dir.
Sayfa 178·Kitabı okudu
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Çift Başlı Kartalın bir başı hep ileri bakar. Çift Başlı Kartalın, biri Mitos ve diğeri Bilim olan iki başınm arasındaki determinist landmarklar: Bilimsel Bilgi, Globalizasyon, Enformasyon ve Yüksek Teknoloji'dir.
Sayfa 136
İnsanlık tarihinin büyük bölümünde düşünmenin ve konuşmanın ve dünya ile ilgili bilgi edinmenin iki yolu vardı: Mitos ve logos. Her ikisi de gerçekliği kavramak için gerekliydi. Bunlar birbirlerine karşı değildi, doğruya ulaşmanın tamamlayıcı yollarıydı ve ikisinin de özel bir yetkinlik alanı vardı.
Sayfa 27·Kitabı okudu
MEÇHÛLLER ÂLEMİ ÜZERİNDE DERİNLEŞMEK...
(...) Eski Yunan felsefesini henüz ana rahmine düşmüş bir nutfe farzedersek, Heraklit onun rüşeym safhasından cenin safhasına geçmesinin ilk işareti addedilebilir. Herhâlde İranlı Zerdüşt veya Hindli Buddha, İyonya’daki fikir kıvranışlarını görecek olsalardı, böyle teşhis ederlerdi… Heraklit, Yunan felsefesini, ilk defa “mitos-masal ve teşbih” unsurlarından arındıran ve yine ilk defa ona “logos-akıl ve tecrid” kavramlarını kazandıran kimsedir… Batılı filozoflar Hegel ve Marx, onu “diyalektiğin babası, küllî değişimin kâşifi” diyerek yere göğe sığdıramayacaklardır… Hâlbuki Heraklit, Zerdüşt ve Buddha’ya göre, henüz çocuk bile değil, sadece “cenin”dir. “Polemos-savaş her şeyin babasıdır” derken de, “Pyr-ateş her şeyin aslı ve ana kucağıdır” derken de, yeni bir şey söylememiş, Zerdüşt’ten tevatüren işittiğini tekrar etmiştir… Nitekim Heraklit’in ardından, Yunan dünyasında büyük bir “değişim” olur. Eşyanın babası olan “savaş”, Fars orduları kılığında gelir ve İyonya topraklarını, eşyanın anası olan “ateş”e teslim eder. Yunanlılar’dan kaçabilenler, bu “ateş”ten kurtulmak için can havliyle Yunan yarımadasına, hattâ daha ileri, Sicilya ve İtalya’ya doğru kaçarlar. Şimdilik anasının karnından dışarı çıkamayan felsefe de onlarla birlikte… Güney İtalya’ya ulaşan kafileler arasından yeni bir filozof örneği baş gösterir: Parmenides… Bütün bu kargaşanın sorumlusu olarak Heraklit’i görürcesine, onun felsefesini yerden yere vurur… “Aslolan oluş ve değişme değil, varlıktır” der; oluşa ve değişime uğramayan, her oluş ve değişimin içinde kendisi kalan varlığı över… Bu, eski Yunan felsefesinin, kendisiyle ilk büyük kavgasıdır… **“Var olan vardır ve yok olan yoktur. Değişme, var olma ve yok olma, duyularımızın hokkabazlığından, aldatmasından ibarettir; akıl ise böyle bir
Selim Gürselgil, (I. Dönem, Sayı 9, Nisan 1998 Feyyaz Aksakal imzasıyla), ESKİ YUNANDA FELSEFE -II-.
Akademya Yazıları
İLİM BİR NOKTAYDI, ONU CAHİLLER ÇOĞALTTI!
... Hazret-i Ali (KV) böyle buyuruyor… Eski Mısırlılar’ın bir inancı da bu noktadaydı; onlar da ilmi icad edenin şeytan (daimon) olduğunu söylüyorlardı. Fakat eski Yunanlılar’da bu anlayışı görmüyoruz. Bilâkis, ilim ve din arasında, “bilme” ve “inanma” arasında ilk büyük ayrımı ve çatışmayı görüyoruz. Ve (logos) ile (mitos)un bu sonu gelmez kavgasının eski Yunan medeniyetini parçalayarak nihayet yıktığını biliyoruz...
Selim Gürselgil, (I. Dönem, Nisan 1997, Remzi Vatansever imzasıyla ), "Yağmurcu" Çerçevesinde İlmin Dine Tasallutunun Hikâyesi.
Akademya Yazıları