Bilim ve mitos (örgü/öykü) arasındaki benzerlikleri düşündüm. Bilim hangi açılardan mitolojiktir? Yahut hangi açılardan mitolojik olduğu söylenebilir? Zihnime üşüşen onca sözcükten ilk sıraya yerleştirmek istediğim 'teori'yi biraz irdelemeli. Bilimin teori inşası, temelde, tıpkı mitoloji gibi tutarlı bir dünya görüşü (theoros/theoria) oluşturmaya çalışır, heyhat bu, hiçbir bilgi düzeyinde mümkün değildir. Açıkça tamamlanamayan bu sahte görev, mitolojiktir (bilimin kendisinde aşikar olarak görünmeyen nedenlerden ötürü buna ihtiyacımız vardır, kimi modern düşünürlere göre bu, dünyanın standardizasyonuna varan pozitivist zafere rağmen, metafiziğin her bir insan tekinde, içgüdüsel seviyede olsa dahi tahtını korumasıdır). Bilimin, mitolojik tipte anlatılar inşa etmesi, kendinde gayrı bilimseldir, bir diğer deyişle mitolojiktir. Neredeyse bütün fizik teorilerinde bütünlük/tutarlılık, simetri aramak buna güzel bir misal olabilir. Mezkur arayış, kütle ve enerji eksikliğini (yahut tespit edilemezliğini) açıklamaya yönelik M teorisi (membran/zar evren), karanlık enerji, karanlık madde gibi mitolojik resimler çizer. Sinirbilimin (neuroscience) 'mental force' (zihin gücü) konsepti gibi...
Geleneklere sadakat aklıma geliyor. Tıpkı mitoslar gibi bilim de inanç geleneklerine bağlı kalır, hatta onlarla duygusal ilişki kurar ve temel varsayımlarını güvenilir hatta doğru kabul eder, fakat mezkur varsayımların sürekli sınanıp kanıtlanabilmesi mümkün değildir. Elbette 'bir başka bilim rahibi tarafından aksi ispatlanana kadar' demeyi ihmal etmez. Ancak insan ömrünün muvakkatliğini göz önünde bulundurmayı sevmez. Teori kabul gördüğünde, küresel iktisadî sisteme eklemlenmişse hele, artık çoğunlukla hak'tır, hakikat'tir. Spiritüalizm veya mistisizmi dışlayarak materyalizme (veya