Doğrularımız atalarımızınkilerden daha değerli değildir. Onların mitoslarının ve simgelerinin yerine kavramlar koymuş olmakla kendimizi ilerlemiş zannederiz; ama bu mitoslar ve simgeler, bizim kavramlarımızdan daha az şey ifade etmezler. Hayat Ağacı, Yılan, Havva ve Cennet, tıpkı Hayat, Bilgi, Eğilim ve Bilinçsizlik kadar anlamlıdırlar.
Bir halk başka tanrılar, başka mitoslar, başka saçmalıklar icat etme gücü olmadığı zaman ölür; ilâhları solgunlaşır ve ortadan yok olur; başka yerlerden beslenir ve bilinmedik canavarlar önünde kendini yalnız hisseder.
Mitoslar her şeyi sizin için biçimlendirirler. Mesela belli bir yaşta bir erişkin olmanız gerektiğini söylerler size. Bu belirli yaş, ortalama olarak doğru bir yaş olabilir ama aslında, bireyin hayatında, kişiden kişiye çok fark eder. Kimileri geç olgunlaşırlar ve erişkin aşamasına daha geç yaşta gelirler. Nerede durduğunuza dair bir duygu olmalı içinizde. Yaşayacak bir tek hayatınız var...
Doğrularımız atalarımızınkilerden daha değerli değildir. Onların mitoslarının ve simgelerinin yerine kavramlar koymuş olmakla kendimizi ilerlemiş zannederiz; ama bu mitoslar ve simgeler, bizim kavramlarımızdan daha az şey ifade etmezler.
Bireysel ve kolektif mitoslar kardeştir çünkü her zaman Aynının Aynıya karşıtlığının üstünü örterler. Kendi olma isteği gibi "kendi arasında" olma isteği de Öteki olma arzusunu saklar.