Ne oluyor dendiğinde olan hiçbir zaman anlatılan, sözü edilen hatta ihdas edilen değildi. İnsanın kendisine olmasını istediğiydi. Çok üzgün olduğunu söylemek üzülemememin tercümesiydi, perişan oldum demek hakkı ile ıstırap çekemiyorum demekti.
..Hem itiraf edip rahatlamak için, hem de Bulgarcadan dolayı kadın anlamasın diye. Anlaşılmaması gereken bir şeyi anlamak söz konusu olduğunda, kadınların farklı bir yetisi olduğunu bilmiyormuş..
Karanlık bir yaşamın insanları olarak bizler her şeyi hissederiz, ama duygularımızı dile getirmekte zorlanırız, duygularımızı anladığımız, ama dile getiremediğimiz için kendimizden utanırız. Ve çoğu zaman utancımızdan, düşüncelerimize kızarız. Her yandan vurur bize yaşam, iğneler bizi, biraz dinlenmek isteriz, ama düşüncelerimiz engel olur buna.