Mavi

Bundan böyle baktığımda gömütsü ince boşluğa, Bilemem martılar neye göre toplanırlar; Bilemem dizlerim neden çözülür, Böylesine güçsüzleşir dolaşımı kanımın? Uyuşurum bunca değişken mavinin görümünde.. Uçarım ve karşı kıyı tehdit okunu kırdıkça sunağım orasıdır ………… Ödünç aldım kokunu kendi tenimde, Sen kokuyor yüzeyi bedenimin her gözeneği. Nilgün Marmara
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ben doğma büyüme evciyim, göç benim harcım değil. Hasret bana çabuk dokunur yalnızken karanlıktan, Korkarım mesela mevsim kışsa, yağmur yağıyorsa. Mesela; annem de yoksa yanımda.. Mesela; şimşek de çakıyorsa ben çok korkarım. Ağlarım. Ana bana kurşun dök, dua oku, üfle ana! Ana ben daha çok küçüğüm, bana ninni söyle ana.. Yalnızım, bunu hep söylüyorum. Arkadaş Zekai Özger
Ömrüm geçti bir çiçeğe benzemekle Hangi hayat süslendi senin için bu kadar? Su getirdim perilerine küçücük avuçlarımla Beni anla. ……. Sanırdım; Yanağımın sıcağına göç ediyor kırlangıçlar Beni anla. Geçti ömrüm iklimden iklime, Yuva yaptım kaç paket sigaranın bacasına.. Yorgunum, kahvem çamur gibi. Batmaya da razıyım, Artık beni anla. Didem Madak
Yalnız bırakma beni bu paragrafın başında.. Bu boşluğu bir masal doldurmaz! Kanalizasyondan fırlar bir cadı, Başını engizisyona çarpar. Ölürüz belki ikimiz de ucuz bir aşk romanının sonunda. Didem Madak
Boncuklu cümlem; Güzel söz yetmiyor taşın çiçeklenmesine! Başlıyor başkalarının zamanı, Alnımda gökyüzü hecesi bir kırık mavi.. Kapatıyorum bütün pencerelerimi.