Mavi

Yalnızlık ağaçlardan kuşlardan gelmiyor.. Otlar böceklerle, bahçeler bulutlarla Dört mevsimin masalını söylüyor. Sular kederlenmiyor kimsesiz akıyorum diye.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
O yıllar bir ressam tanırdım, Gök çizemezdi Yüksek evler yapardı, yitik kadın yüzleri. Bir gün o kentin, - tarihsel bir kenttir - O çarşısındaki hazır iskemleli kahvede Onu bir cenini çizerken ağlar gördüm. Bütün öğeleri belliydi ama neden gözsüz? Ama neden bir kaleden artmış kapı tokmağı gibi Issız ve dokunaklı? Diye sormadım, çünkü ben Ağlayanları severim ve güzeldir ağlamak! Denebilir ki; Bir insan en çok ağlarken güzeldir.. İlhami Çiçek
Hişt! Dostlarıma şunu haber ver; denize açıldım ve gemim parça parça oldu. İlhami Çiçek
Senin güllerin her yerde açar, Ya benim güllerim ? Sevinen çocuk gözlerinde bir, Bedava iyilik yapanların gözlerinde iki, Bağışlamasını bilen yüreklerinen kuytu yerinde açar üç. Benim güllerimle senin güllerin elele, En güzel bahçe. Benim güllerim olmadıkça; Senin bahçelerin yetim, yitik.. Bedri Rahmi Eyüboğlu
Müntekim Gıcırbey’den Şebnem Şibumi’ye Mektup - 2
Şebnem; seninleyken içimi padişah gururu kaplıyordu, Gözlerine bakınca; kanımda gıcır gıcır hançerler, kılıçlar yüzüyordu. Senin kadife geometrin başımı döndürüyordu, Bir yandan da karşında kendimi mağaranın girişindeki kütük gibi hissediyordum. Şimdi uzaya fırlatılan mekikte kilitli kalmış sinekten beterim.. Şebnem; İstanbul, Türkiye, dünya, galaksi, uzay senin olduğun yerde başlıyordu; neredesin? Sensiz yolunu kaybetmiş görünmez adam gibiyim…