Mavi

Şimdi sessiz duruyoruz kıyısında bir düşüncenin. Unutmamak için, çünkü unutuşun kolay ülkesindeyiz. …… Durmadan düşünüyorum, ne kadar çok öldük yaşamak için. Onat Kutlar
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Nasıl bir yalnızlık, unutulmuş bir ışık diliyle çırpınırken biz üstümüze geliyor büyük gemisi geleceğin Bir tenis topu, koşan bir çocuk, bir gözyaşı bile değiliz. Yalnızca bir ağaç ailesi ve bir köşede yıllardır bizi gözleyen hep aynı balta: Dalgınlık. Düşünüyorum, nasıl budandık bahara ulaşmak için.. Onat Kutlar
Müntekim Gıcırbey’den Şebnem Şibumi’ye Mektup - 3
Bazı konuları açıklığa kavuşturmak için çenemi tutmam ve birtakım sonuçlar elde etmek için de hiçbir şey yapmamam gerekirdi. Asmaların başında nöbet tutmak; üzümlerin olgunlaşmasını sağlamıyor. Saatin akrebinden hız beklememeliyim.. Tüm umudumu hayırlara vesile olan aksaklıklar, 12'den vuran yanlış anlamalar ve sorunları halleden hatalara bağladım. Dünyada sahtelik kadar gelişim gösteren başka bir şey yok. O yüzden, paradokslarla haşır neşir olmadan hayatımıza canlılık katamıyoruz Şebnem.
Müntekim Gıcırbey’den Şebnem Şibumi’ye Mektup - 3
İnsanın ayna karşısında yaşadığı türden önemsiz bir belirsizlik ile satıcılıktan uzak karmaşa dinmiyor. Sen de benim aklıma uysan, kalbime uysan, belki bu tuhaflıktan büyük heyecanlar çıkarabilirdik. Ben riskleri yönetemiyorum Şebnem.. Afeti kontrol edemiyorum, krize söz geçiremiyorum! Sürprizlerin üzücülük arz etmesi sürpriz olmuyor.
Sahte rakımdan düştüm Efendimiz, Galiba kör oldum. Acayip bir atmosfer yarattım Tuzluk, kapatılmış kahve falı, ütü suyu, ceza kanunu.. Hiçbir şey kalmamış gibi olduğu için oldu bu. Hiç acımıyormuş gibi… Acım uzakta kendini çekiyor Efendimiz! Ben burada, balkabağından bir pranga ile dolaşıyorum.. ……… Sözleri tekrarlayarak yok eden çocuk gibiyim, Acı çekmeyi öğrendiğimde ismimi de öğrendim.