Hasat zamanı geçti, yaz artık bitmek üzere
Ve bir kurtuluş bulamadık.
Güvercinler gibi bağrışıyoruz adalet için..
Ama kimse duymuyor bizi
Ve karanlıkta ışığı bekliyoruz.
Ey sen; sevginin gücüyle taşan nehir,
Bize doğru gel.
Furuğ Ferruhzad
Ömrüm hep yollarda hep aramakla geçse keşke.
Kışkırtıyor beni, bir hain kıl kaçmış damarlarıma..
Basit bir türkü öğrenip köylünün birisinden,
Yollar boyunca hep onu, durmadan onu söylesem.
Issız tepelerde güneşe bakıp saati tahmin etsem,
Haberim olmasa hiç; perşembeden, pazartesiden.
Turgut Uyar
Anladım ki..
Artık hayatım yeni güller doğuramamakta.
Son sözümü söylemek ister gibi insanlara,
İntihara uyanıyorum her uyanışımda.
Yüreğimde hiçbir şey yapamamanın boşluğu
Ve çok şey yapmanın yorgunluğu var.
Günlerce hiç kımıldamadan oturmuş ya da kendimi duvarlara vurmuş gibiyim.
Hayat karşısında yorgunum artık
Ve zindeyim; ölümün karşısında.
Ahmet Erhan
Say ki, tuz sensin
Say ki, herkes yara
Ve durmadan üzülüyorsun, nasıl katlanıyor hayat bunca acıya?
Saçların kırmızı mı oğlum?
Al onları, de ki; unutmayacağız hiçbir şeyi..
Ellerin, naif ellerin çocuğum; kırmızı mı?
Kaldır onları, de ki; cesaret işidir namludan bakmadan yaşamak.
Gökte beyaz güvercinler gibi bahçede uçuşan çarşaflar kimi sarıyor şimdi?
Ardında annenin eskisi gibi uçuşmuyor mu saçları?
İnsanlar ki, ölüyor insanlar yüzünden,
İnsanlar ki, doğuyor insanlar yüzünden..
Ah! Kolların çocuğum, düşüyor mu yanına?
Al onları, de ki; oyunlar oynayacağız bunlarla
Ki umuttur yine de yaşamak,
Umut, onlarda.
#Özgür Zeybek
Bir his büyüyor büyük ve iri sözcüklerin arasında..
Yalnızlığına güveniyor,
Tek tabanca olmaya.
Bu nasıl bir yanılsama, yan basma dünyaya!
Beni elimden tut,
Parmak uçlarımızla dokunalım şaşkınlığımıza.
Kil yapışkanlığı, kum kaypaklığı yeryüzü dediğimiz;
Dilimizde dolaşan o büyük ağrı.
Elif Sofya