"Kadını belirleyen sesi. Susunca, sanki başkası. Konuşması kişiliğine yeni bir boyut ekliyor, yok yok, yanlış söyledim, kişiliğinin temel boyutu, sesi."
Halkı kurtarmak için bunlarda laf tonla, aralarında liberali, solcusu, tutucusu, komünisti, keynesçisi ne bileyim her boku var, var ama komprador kültür dairesi içinde kaldıklarından, ulusal bir birleşimi gerçekleştiremediklerinden, kurtarmak istedikleri halka yabancılar, halk bunları geleneksel, "gavur" imgesi ile özdeşleştiriyor.
İsmet Paşa diktası dönemine eriştiniz mi? Ne belalı dönemdi o, jandarma tahsildar bir yana, imansız devlet kapitalizmi bir yana, nasıl bir kültür politikası uygulaması tutturmuştu: Yunan-Latin tabanı üzerinde halkevleri ve köy enstitüleri aracılığıyla en ücra köylere kadar yayılacak bir eğitim seferberliği! Eski Yunan ve Latin klasikleri çevirtiliyor, yayımlanıyor, liselerde Latince Yunanca dersleri konuyor, Türk musikisi Ankara radyosunda yüzde on oranında düşürülürken, sabah müziği diye Anadolu bozkırına muset'te orkestralarının akerdeon sesleri salıveriliyordu.