Tuhafınıza gidecek, benim Türk musikisi'ne eğilmem, Paris'te olmuştur. Bu dediğim 50 yıllarında oluyor. 50 yıllarında bir Türk solcusu için Türk musikisini ciddiye almak ihanete yakın bir şeydi.
Herkesin evinde bu dert: bugün ne yapalım? Kimse derdin temelinde iki nedeninin yaptığını anlamak ya da görmek istemiyor: Yemek reçetelerimizi unuttukça unutuyoruz, bu da kısa bağlı dana gibi olduğumuz yerde dönmemize neden oluyor: Kadınlarımızın bir kısmı, çağdaşlıkla yemek yapmayı birbirine karşı şeyler belliyorlar, mutfağı ayak atmıyorlar; atanlar ya yalap şalap bir şeyler uydurup ortaya çıkarıyor, ya da mutfağa soktuğu aşçının beğenisine bırakıyor her şeyi.
Elin keferesini böylesine çarpan bu musikiyi biz yıllarca hor görmüşüzdür, hâlâ hor görürüz. İlericilik adına yediğimiz nanelerden birisi de budur.Kendi hesabıma ben bu önemli yanılgının farkına ancak 30 yaşıma doğru varabildim, ancak o yaştan sonra Türk mûsikisi'ne yöneldim.