Her ne kadar, bir sufi tarikatin Avrupadaki küçük de olsa gerçek anlamda bir şubesini kuran ilk Batılı olmasına rağmen, yirminci yüzyılın başlarında yegane Batılı Sufi Agueli değildi. Belki de o dönemlerde en çok bilinen Batılı Sufi, Rus bir anne ve babadan Cenevre' de dünyaya gelen Fransız gazeteci ve romancı İsabelle Eberhardt'tı.
Yusuf Akçura şöyle diyordu:
“Modern devletin temeli burjuva sınıfıdır. Çağdaş refah devletleri, burjuvazinin, işadamları ve bankerlerin omuzları üzerinde var olur. Türkiye’deki ulusal uyanış Türk burjuvazisinin doğuşunun başlangıcıdır. Ve Türk burjuvazisinin doğal gelişimi, eğer kesintiye uğramaksızın sürerse, Türk devletinin sağlam biçimde kurulmasının garanti edilmiş olduğunu söyleyebiliriz.”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Tanzimattan beri, birkaç sözde ismi Türk ve müslüman insan... Fakat hakikatte yahudi sermayesi, emperyalizm dâvası, âdet ve an'anemizi bozma gayesi ve onun plânı... O matbuat o gün bugün terakki ede ede gelmiştir.
Lozan Konferansı başlamadan önce İngilizler, Sultan’ı, Ulusalcı heyetin yanı sıra kendi heyetini de göndermeye davet ederek Türkleri bölme girişiminde bulundu. Sultan’ın İngiliz kartını oynamaya istekli olması, Mustafa Kemal’e sultanlığı kaldırma bahanesi sağladı. Parlamento, Osmanlı İmparatorluğu’nu yedi yüzyıldır yöneten bu eski kurumu 1 Kasım’da yapılan bir oylamayla kaldırdı. Son sultan IV. Mehmet Vahdettin 17 Kasım’da bir İngiliz destroyerine binerek ülkeden kaçtı ve 1929’da San Remo’da öldü. Sultan’ın bencil ve onursuz davranışı, halkın Osmanlı Sarayı’na ve eski rejime olan geleneksel sadakatini aşındırdı ve 29 Ekim 1923’te ilan edilen Cumhuriyet’in yolunu açtı.
1918’in ilk yarısında Rus İmparatorluğu parçalanır ve Bolşevikler Brest-Litovsk’ta barış görüşmeleri yaparlarken, İttihatçılar Kafkaslar’da yeni bir imparatorluk hayali kuruyorlardı.