"Gerçi kadınlar en tamamlanmış, en kusursuz yaratıklardır, gülümsemeleri ise en kusursuz halleridir. Kadın gülümsemesi kusursuzluğun ifadesidir adeta."
"Çünkü içimizden çıkıp dile gelenin, bizim yerimize yazı yazanın, fırçamızı yönetenin ne olduğunu, belki çoktan sönmüş kim bilir kaç yaşamın içimizde hâlâ kol gezip gezmediğini hiçbirimiz bilmiyoruz. Oysa gerçekte..."
O gün Hitler bir başka gururluydu, Paris'in tadını çıkarıyordu. Hayallerindeki şehre sonunda ulaşmıştı. Ne sanat eserleri vardı burada. Louvre Müzesi zaten baştan aşağı yağmalanmalıydı. Tanrı aşkına, Mona Lisa gibi değerli bir tablonun Paris'te ne işi vardı? Mantık dışıydı, acilen Almanya'ya götürülmeliydi. Bu, kaşıkçı elmasını Tarlabaşı'nın arka sokaklarında bir yerde sergilemeye benziyordu.