Mona

#Yorum
Puan vermedi·56 syf.··
Beğendi
·
2022 91. kitabı
O muydu ? Stefan Zweig kitaplarını okumayı seviyorum. Vakit geçirmelik çok da dikkat gerektirmeyen tarzda kitapları . Bu kitap da bir hayvanin nasıl kötü olabileceğini bize anlatıyor . Tavsiye ederim . Kitap tanıtımından ; Aşırı sevgi gösterisi ve sahiplenme bazen kötü müdür? Bu sahiplenme insanı boğar mı? Peki, ya sahiplenilen bir köpekse, onda nasıl bir etkisi olur? Bir köpek, bir köpek gibi değil de bir efendi gibi hissetmeye başlarsa çevresindekilerden kölelik talebinde bulunur mu? O muydu, Stefan Zweig’ın harikulade anlatımıyla bu soruların cevaplarının peşine düştüğü bir hikâye. Fütursuzca sergilenen sevginin bir hayvanı nasıl yoldan çıkardığının bir örneği. O muydu’da, ilgisiz bırakıldığında yalnızca insanın değil bir köpeğin de bundan etkilenebileceğini, hatta etkilenmenin de ötesine geçerek sahibinden intikam alabileceği tüm çarpıcılığıyla anlatılıyor. O muydu, sevgi, sahiplenme, sevgisiz bırakma, ceza-cezasızlık gibi kavramlar etrafında dönen derin bir duygu sorgulaması.
Edebiyat
O muydu?Stefan Zweig · Zeplin Kitap · 20186,7bin okunma
Reklam
#Yorum
10/10
·330 syf.··
Beğendi
·
2022 90. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 19 Mart 2022 00:03
Kardeşimin Hikayesi Kitap tanıtımından; Sakin bir balıkçı köyünde genç bir kadının cinayete kurban gitmesiyle başlar her şey. Dünyadan elini eteğini çekmiş emekli inşaat mühendisiyle genç, güzel ve meraklı gazeteci kızın tanışmasına da bu cinayet vesile olur. Kurguyla gerçeğin karıştığı, duyguların en karanlık, en kuytu bölgelerine girildiği hikaye, daha doğrusu hikâye içinde hikaye de böylece başlar. Modern bir Binbir Gece Masalı'nın kapıları aralanır. Ancak bu kez Şehrazad erkektir. Kardeşimin Hikayesi aşkın mutlulukta ulaşılacak son nokta olduğuna inananları bir kez daha düşünmeye davet eden, aşka, aşkın karmaşıklığına ve tehlikelerine dair nefes kesen bir roman. Her sayfada yeni bir gerçekliği keşfedecek, kuşku ile kesinliğin sınırlarında dolaşacaksınız. Mantıksız gibi geliyor ama o sabah uyandığımda tuhaf bir haber alacağımı biliyordum. Karadeniz'in lacivert dalgalarıyla baş başa kalmış olan bu ıssız köyde geçen her gün birbirinin aynısı olduğu için burada insanların heyecanla konuşacağı olaylara pek sık rastlanmazdı. O günün de ötekiler gibi sessizce akıp gitmesi gerekirdi ama galiba başka şeyler olacaktı. O mahmur sabah saatlerinde bir cinayet haberi alacağımı bilmiyordum elbette ama bir haber gelecekti. Daha yataktan çıkmamıştım, gözlerim kapalıydı, arkalarında fosforlu çizgiler bırakarak yıldırım hızıyla hareket eden mor tavşanları izliyordum. Yine muhteşem bir kitap . Bazen böyle güzel kitaplar okuyunca çok mutlu oluyorum. Gerçekten insanı çok güzel etkiliyor . Hayran kalıyorum . Kesinlikle okumalısınız.
Kardeşimin HikayesiZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2019126,4bin okunma
#Yorum
Puan vermedi·128 syf.··
2022 89. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2022 21:11
Anayurt Oteli Kitap tanıtımından ; Bir oteli yönetmekle bir kurumu, geniş bir işletmeyi, bir ülkeyi yönetmek aynı şeydi aslında. İnsan kendini, olanaklarını tanımaya, gerçek sorumluluğun ne olduğunu anlamaya başlayınca bocalıyordu, dayanamıyordu. Ülkeleri yönetenler iyi ki bilmiyorlardı bunu; yoksa bir otel yöneticisinin yapabileceğinden çok daha büyük hasarlar yaparlardı yeryüzünde. Defteri kapadı. Ne gereği vardı artık bunları yazmanın ya da birkaç satır yazıp bırakmanın? Çağdaş edebiyatımızın en ünlü kişilerinden Zebercet, yaşamını günlük yaşamın gerektirdiği en basit işlevlere odaklamış biri. Görünüşüyle son derece gerçek, basit ve sıradan. Ama içimizde bıraktığı etki öyle mi? Yusuf Atılgan’ın unutulmaz romanı Anayurt Oteli, bir memleket portresi, bir mizaç izahı. Yayımlandığı ilk günden bu yana başucumuzda. Okura düşen de onu daha yakından tanımak. Kitabı okurken anlamakta çok zorlandım . Parça parça olaylar anlamadığım şeyler ne ne oluyor ne ara bu konuya geldik dediğim yerler çok oldu . Okurken çok zorlandım bırakmakta istemedim. Bitirdim ama bana ne kattı bilmiyorum .
Edebiyat
Anayurt OteliYusuf Atılgan · Can Yayınları · 202337bin okunma
#Yorum
Puan vermedi·112 syf.··
2022 88. kitabı
Tembellik Hakkı Kitap tanıtımından ; "Ah tembellik! Merhamet et bizim bu bitmek bilmeyen sefaletimize!" Fransız siyasetçi ve Marksist Paul Lafargue'ın başyapıtı olarak kabul edilen "Tembellik Hakkı" kendine özgü cümlelerle kapitalist sistemi güçlü bir şekilde eleştiriyor. Komünist Manifesto'dan sonra bu alanda Avrupa dillerine en çok çevrilen kitap olma özelliğini taşıyan kitapta, işçi sınıfının kendisine dayatılan aşırı çalışma nedeniyle sefalete sürüklenmesine karşılık "tembellik hakkını" savunuyor. Tembellik hakkının aslında gerçekten tembellik değil insanların kendilerine, dolayısıyla da yaşama vakit ayırması anlamına geldiğini eğlenceli cümlelerle anlatıyor. Kapitalist sistemin, insanların en temel hakkı olan "yaşam hakkı"nı ellerinden nasıl kurnazca aldığını bir kara mizah tadında okuyacaksınız.
Edebiyat
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Ayrıntı Yayınları · 201513,3bin okunma
#Yorum
Puan vermedi·96 syf.··
2022 87. kitabı
Vişne Bahçesi Kitap tanıtımından; “İnsanlık, gücünü arttırarak ilerliyor. Şimdi onun için erişilmez olan her şey, bir gün, yakında anlaşılır olacak, fakat şimdi gerçeği arayanlara tüm gücümüzle yardım etmeliyiz. Şimdiye kadar Rusya’da çok az insanımız çalışıyor. Bildiğim kadarıyla bu entelijansiyanın büyük kısmı hiçbir şey aramıyor, hiçbir şey yapmıyor ve henüz işbaşına geçmiş değiller. Kendilerine aydın demelerine rağmen hizmetçisine ‘sen’ diyor, köylülere hayvan gibi muamele ediyorlar; berbat bir şekilde öğreniyor, ciddi hiçbir şey okumuyor, kesinlikle hiçbir şey yapmıyorlar ve sanattan da pek anlamıyorlar. Herkes ciddi, herkesin yüzünde sert bir ifade var; herkes sadece önemli şeyler hakkında konuşuyor, felsefe yapıyor, fakat bu arada herkesin gözünde işçiler iğrenç bir şekilde yiyor, yastıksız uyuyor, bir odada otuz kırk kişi kalıyor, her yerden böcek, pis koku, rutubet ve ahlaksızlık çıkıyor…” Çehov, “Dramdan ziyade komedi hatta yer yer fars” olarak tanımladığı bu eserinde, sınıf ayrımının iyice belirginleştiği 19. yüzyılda Rusya’daki soylu, aristokrat sınıfın durumunu ve devrimden önceki genel havayı okurlarına kendine has üslubuyla aktarmaktadır. İlk kez 17 Ocak 1904 tarihinde sahnelenen bu oyun, ilk sahnelendiği tarihten günümüze dek etkisini hâlâ sürdürmektedir. Kitap tiyatro şeklinde . Gün içinde okuyup biterebileceginiz bir kitap. Çok sevdiğim bir tarz olmadığı için sevemedim.
Edebiyat
Vişne BahçesiAnton Çehov · Kızıl Panda Yayınları · 202021,1bin okunma
Reklam