uyumadığım gecelerin sabahında, gözaltlarimdan mor çocuklar doğardı. mor çocuklarıma ninni söylerdi sabah ezanları. fırtınada ters çevrilen şemsiyelere benzerdi, duaya açılan avuçlarım; avuçlarıma kar yağardı, kimi zaman tipi. kaç kere avuçlarımda mahsur kaldım. birkaç kış geri pollyanna. ben hep mahzun kaldım.
Dönence
Simsiyah bir gece ve ben koynunda yapayalnızım. Gece geç saatlerde, bilhassa 00.00 sonrasında insan yalnız hisseder. İsterse milyonlar olsun yanında, bir kez de olsa tadacak o hissi yürek. O hissi geçirmek zordur, hatta imkansıza yakındır da. Durur düşünürsün, tavanı, tavandaki lekeleri ve her bir şekli ezberlersin zamanla. Bakarsın saate, kaç saat uyuyacağını merak edersin ve yatağa girdiğinde henüz gece yarısına yeni gelmiş olan saat, bir bakmışsın gecenin üçü olmuş. Bir gaflet yatmazsan o saatte, tebrikler; sabahın beşine sürgün yedin. Ve lanetlendin. Sabahın ya da gecenin beşi, fark etmez. Sürdün yediğin o saatten sonra uyusan yetmez, uyumasan gitmez. Düşünceler bir kemirgen olup beynini yok ederken ağır ağır baş ağrısı sızar içeri. Kumlar fırlatırlar gözlerine, kıpkırmızıdır beyaz olması gereken kısımları. Mor halkalar misafir olur gözlerinin altına. Uyutmaz sabah beşler, gece üçler. Uyutmayan aslında düşünceler. Yorgunluk daimi yoldaşın, huzursuzluk ebedi dostun olur yanında, bir gölge gibi takip ederler seni. Gölgenden kurtulabilir misin? Simsiyah gecenin koynunda, yapayalnız hisseden herkese. Yalnızlık aslında en büyük kalabalıktan taşar ve sen o kalabalığın içinde kendine bile yabancı kaldığında ruhundan sürgün yemiş gibi uçsuz bucaksız, ışık görünmeyen o yola girersin; gördüğün ilk ışığa koşma çünkü karanlık bir tünelde gördüğün her ışık kurtuluşun olmaz. Trenler de tünele ışık tutar, o ışığa kanma, emin olmadan adım atma ve unutma; en yalnız anında bile sen varsın yanında.
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Berfin'e Notalar 11.06
📌:Mor güllerin kokusuna, Yattım gönül uykusuna. Al beni de asker eyle, Sevenlerin ordusuna💜
Mor külhanidir kalbimiz bizim bayım. Sizin o nizami, o gri binalarınıza sığmaz. Bunca karanlığı nereden mi buluyor bu bulutlar? Tarihin o asık suratlı defterlerinden elbet."
1000Kitap
Pencerenden Bir Gül Attığın Zaman
Yeşil pencerenden bir gül at bana, Işıklarla dolsun kalbimin içi. Geldim işte mevsim gibi kapına Gözlerimde bulut, saçlarımda çiğ. Açılan bir gülsün sen yaprak yaprak Ben aşkımla bahar getirdim sana; Tozlu yollarından geçtiğim uzak İklimden şarkılar getirdim sana. Şeffaf damlalarla titreyen, ağır Koncanın altında bükülmüş her sak. Seninçin dallardan süzülen ıtır, Seninçin karanfil, yasemin zambak... Bir kuş sesi gelir dudaklarından; Gözlerin, gönlümde açan nergisler. Düşen öpüşlerdir dudaklarından Mor akasyalarda ürperen seher. Pencerenden bir gül attığın zaman Işıkla dolacak kalbimin içi. Geçiyorum mevsim gibi kapından Gözlerimde bulut, saçlarımda çiğ. Sevgilimin gönderdiği şiirler part3 Ahmet Muhip Dıranas
SANA AİT Bütün Canlılara göstereceğim seni; Herkes görecek güzelliğini. Papatyalara adını ezberleteceğim. Seni konuşacaklar, daha çok duyacağım. Çölde mor kelebekler geçecek, Her yer yeşerecek, Seninle güzelleşecek her şey, Sen varsın diye var olacaklar. Sen olmazsan hangi biri olur ki.? Şiir şahsıma aittir.
Şiir