Puan vermedi·64 syf.··
2025 17. kitabı
Hani bazı çizgi filmlerde olur ya, karakter bir şeyler çizer ve birden o çizdikleri şeyler var olmaya başlar. İşte Harold'ta da mor renkli bir kalem var ve hayal ettiklerini çizerek hikayesini var ediyor. Keyifli ve sürükleyici bir çocuk kitabıydı.
Harold ve Sihirli TebeşirCrockett Johnson · Gergedan · 201432 okunma
Tek Bildiği Hayatta Kalmak Olanlara
Puan vermedi·288 syf.··
2025 126. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Eylül 2025 19:09
Kitapta ilk dikkatimi çeken şey seçtiği renk oldu. Neden mor? Mor, Yunan mitolojisinde Hermes ve Afrodit gibi tanrıçalarla karşımıza çıkıyor. Çift cinsiyet sendromunu karşılıyor. Hırçın erkeğin rengi kırmızının, uysal kadının rengi mavinin tek bedende birleşimi moru oluşturur. Mor rengine getirilen bir diğer yaklaşım ise kadın hareketleri açısından morun hak eşitliğini simgelemesi. Tarihçeye baktığımızda da temeli 19. yy'ın ortalarına Süfrajet hareketine dayanıyor. "Sevgili Tanrım, 14 yaşındayım. Ben hep iyi bir kız oldum. Belki bana bir işaret gönderirsin bu başıma gelenler nedir?" Celie'nin sözleri bunlar. 14 yaşında bir çocuğun sindirilmesi, tecavüze uğraması, doğurduğu çocukların kendisinden alınmasının hikayesini okuyorsunuz. Gerçekten sadece bu kadar mı? Maalesef değil. Küçük kızımız kendi deyimiyle sesli söylemeye bile cesaret edemediklerini Tanrıya sadece yazarak söylerken arka planda siyahilerin uğradığı zulüm, sömürgecilik, misyoner hareketleri, kölelik, şiddet gibi unsurların tarihini görüyoruz. İlk başta "Ben nasıl savaşılır bilmiyorum. Tek bildiğim hayatta kalmak." Diyen Celie'nin zamanla değişip dönüştüğünü, kendi ayaklarının üstünde durmayı öğrendiğini, erkek hegemonyası içinde kendi renklerini nasıl bulduğunu aşama aşama okuyoruz. İlk kısımlar duygusal olarak çok zor olsa da kitabın ilerleyiş şekli o kadar gerçeğe uygundu ki çok sevdim. Susturulmaya alıştığın, her türlü istismarı yaşadığın bir toplumda bir anda değişemezsin. Değişmek sancılı ve acılı bir süreçtir. Bu kitapta bunu iliklerime kadar hissettim. Kitapta sevdiğim bir diğer nokta kadınların çeşitliliği. Sadece hayatına devam etmeye çalışan bunu yolu olarak susmayı gören Celie, hırslı ve azimli küçük kardeşi Nettie, tüm tabuların dışına çıkarak kendi istediği hayatı yaşayan Shug ve kocası
1000Kitap
Renklerden MoruAlice Walker · Doğan Yayınları · 20191,079 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ruhun Tınısı
8/10
·121 syf.·
2025 43. kitabı
Wassily Kandinsky’e göre sanat, dışsal beğenilerden ziyade bastırılamayan bir güdüden doğar. Bunu, içsel zorunluluğun kategorik çağrısı olarak kaydedebiliriz. Ona göre eğer sanatçı, ruhunu bu diyapozonun tınsına göre akort ederse eserleri de kendiliğinden aynı tınıyı verecektir. İlerleyen sayfalarda her sanat eserini zamanının çocuğu, çoğu zaman da duyguların anası olarak nitelendirir. Yani her kültür kendine özgü ve yeniden yaratılamayacak biricik eserler yaratır. Bir sanat eserinin taklidini ise ölü doğmuş bir çocuğa benzetir. İlelebet ruhsuz bulur. Sanat eserinin asıl başlangıç noktası sanatçının içinden gelir. Ondan başlar, büyür ve ayrılır. ''Kişilik haline gelir, bağımsızlaşır.’’ Bu nedenle bir eser üzerine oluşturulan tüm fikirler yalnızca ihtimallerdir. Asıl fikir her zaman sanatçıdadır. Çünkü bir eserin asıl niyeti içsel bir bakışı gerektirir. Araçlar konusunda özgür olmayı desteklediğini de maksimalist çalışmayı seven birisi olarak bahsetmeden geçmemeliyim (: Ayrıca Kandinsky resimle olduğu kadar müzikle de oldukça ilgili bir sanatçı. Bu çok yönlülüğü ile özellikle okul öncesi dönem sanat etkinliklerinde isminden sıkça söz ettirir. Benim için en özel kısım renklerin etkileyici bir şekilde betimlendiği kısımlardı. Özellikle renkler konusunda arayışta olduğum bir dönemde bu kitaba denk gelmek beni daha da büyüledi. Sanırım gerçekten palette gizli kalmış bir şeyler var :) Günlük hayatta karşılaştığımız renklere tekdüze bir şekilde yaklaşmak yerine onlara sayfalar dolusu anlam yükleyebiliyor. Renklerin fiziksel bir etkisi olduğunu öne sürüyor. Kromoterapi ile renklerin iyileştirici yönüyle de bu fikirlerini destekliyor. Kitabın başlarında bahsettiği "İçsel zorunluluk ilkesini" burada da renklerin uyumu vasıtasıyla sanatçı tarafından, insan ruhunda
Sanat
Sanatta Zihinsellik ÜstüneWassily Kandinsky · Yapı Kredi Yayınları · 19932 okunma
Puan vermedi
İNSANLIK KURTULUŞ Öyle bir zaman ki milletin canına tak demiş! Öyle bir zaman ki yurdun dört bir yanı düşmanla sarılmakta... Yurt çaresiz, yorgun, yoksul.... Daha yeni savaştan çıkılmış, vatan yaralı. Nice şehitler verilmiş, gidenler dönmemiş. Yiyecek ekmek yok. Nasıl olsun? Ekilememiş ki hasat olsun! Analar evlatsız, evlatlar babasız. Tüm bunlar yetmiyor gibi halkın başımızdadır diye güvendiği cihan padişahı saltanatı derdine düşmüş, her karış toprağı evimdir, her bireyi ailemdir diyeceği yerde düşmana ses etmemiş, adeta bana dokunmayan yılan yaşasın dercesine suskun... O en karanlık şafakta bir ses yükseliyor: "Vatan toprağı düşmana bırakılamaz, Türk milleti esaret kabul etmez." diyor. Gerçek bir "Başkomutan" geçiyor ordularının başına. "Kurtuluş" ateşi alev alıyor. Vatan uğruna genç yaşlı, kadın çocuk demeden can vermeye, düşman kovmaya koşuyor. İşte bu gerçek vatan sever, cesur kahramanlardan 6 kişinin yolculuğuna tanık olacaksınız. Cumalar köyünün yaşlı imamı İsmail Hoca, Yunan askerlerinin İzmir'i işgal ettiğini öğrenince yerinde duramaz. Çıkar köyünden düşmanın karşısına dikilmek için. Yanında evlat dediği bir deli oğlan Emin, küçük hahraman Eşref ve demirci ustası Hakkı. Yolda onlara iki vatan evladı daha katılır. Hasan ve Ahmet. Yol ve kader arkadaşıdır onlar artık. Ama o yol, o kader öyle dile kolay geldiği gibi değildir. Aç susuz, günlerce kıraç topraklarda.... Yalın ayak Emin'in ruhu dayansa da ayaklarda derman bırakmayan yollar bunlar. Bu kitap için söylenecek değil hissedilecek çok derin duygular var. Yaşlı bir imam anlatıyor bize yaşananları. Küçük bir çocuk açlık, korku bilmeden koşuyor düşmana dur demeye. Ailesini çocuğunu geride bırakanlar... Hâlini görüp deli deyip geçtikleri, her sabah elinde farklı çiçeklerle aşktan yanmış, kim bilir veliliğe ermiş
İnsan(lık) KurtuluşErkan Şahin · Lydia Yayıncılık · 202532 okunma
8/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2025 48. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 08 Eylül 2025 21:34
" Her günün içinde , varolmaktan çok çok daha fazla var - olmama var. " Var - olma ve varolmama anları , anıları kaleme almak , duyguları hatırlamak için edebiyat kaygısı güdülmeden yazılmış satırlar , Virginia sizinle sohbet ediyor yanınızda...Çektiği acıları , annesinin ve kardeşinin ölümüyle gelen derin üzüntüyü ve devamındaki abisinin , babasının onun üzerindeki baskısını ondan dinliyorsunuz , bütün bunlara rağmen onun hayata karşı olan o müthiş duyarlılığı karşısında eziliyorsunuz... " Birbirimizi yumrukluyorduk. Tam ona vurmak için yumruğumu kaldırmıştım ki şunu hissettim : Neden bir insanın canını yakayım ? Hemen elimi indirdim , orada öylece durdum , onun beni dövmesine göz yumdum. O duyguyu hatırlıyorum. Umutsuz bir üzüntü duygusuydu. Sanki korkunç bir şeyin ayırdına varmıştım ; ve kendi güçsüzlüğümün de. Sessizce çekilip gittim oradan , büyük bir keder içindeydim. " Varolma Anıları Virginia'nın geçmişe dair anılarını ve duyumsamalarını anlattığı bir kitap. Virginia bu yazıları yayımlamak için yazmamış o yüzden bu kitaptaki yazılar Virginia'nın yaşamına ışık tutmaktan çok daha fazlasını yapıyor , yaşamının çok daha derinlerine iniyor. Çünkü bu yazılar samimi ve içtenlikle olduğu gibi kağıda dökülmüş. Virginia eserlerini yayımlamadan önce mutlaka üzerinden geçermiş ama bu kitaptaki yazılar ilk haliyle olduğu gibi kaldı. Çünkü o hayatını kaybettikten sonra yayımlandı ve bence bu yönüyle ( yazıların olduğu gibi kalması ) ondan sonra yayımlanan en önemli eseridir. Kitap üç ana bölümden oluşuyor. Anımsamalar , Memoir Club İçin Katkılar , Geçmişe Dair Bir Taslak. Anımsamalar bölümü yirmi beş yaşındaki Virginia tarafından yazılmış. Bu bölümü ablası Vanessa'nın doğacak olan çocuğu Julian'a annesi Vanessa'yı tanıtmak için yazmış. Burada daha çok ablası Vanessa ile
1000Kitap
Varolma AnlarıVirginia Woolf · Sia Kitap · 2020276 okunma
8/10
·320 syf.··
2025 35. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 06 Eylül 2025 23:11
Yazarın "İmera Fera" kurgusundan sonra hemen diğer kitaplarına baktım ve tek kitap okumak istediğim için bu kitabı seçtim ve okudum. İyikii iyikiii bu kitabı okumuşum iyikiii yazarın tanımışım hemen gidip başka bir kitabını okuyacağımmm Kitap tam güzel sakin huzur kokan bir mahalle kurgusuydu ve mahalle konulu hikayelere bayılırım. Kızımızın kendi terzi dükkanı var çalışıyor oğlan ise ekonomist ama taksi şoförlüğü yapıyor ve erkek karakter kızımızın en küçük abisi ile(3 abisi var) askerde tanışmış ve sonra onun aracılığıyla onların apartmanındaki alt daireye ayrıca kızımızın evi oluyor kiracı olarak geliyor annesi ve kız kardeşi ile ardından iki karakter birbirini görüyor ve o andan itibaren yavaş yavaş birbirlerine çekiliyorlar aşık oluyorlarr. Ayrıca kitapta 2 farklı yan karakter çiftimizde var. Biri kızımızın en yakın arkadaşı ve abisi klasiktir net olur zaten biliyoruz bunu hdksjspsk birde mahallenin kuaförü evlenmiş boşanmış kızımız ile ona evlenmeden önce bile aşık olan tam tamına 10 yıldır hislerini içine atan taksi şoförü bir abimiz (ismini unuttuğumu belli etmemem lazım jdlwhdğdo) Böyle bir kitap işte asıl olarak kızımız ve oğlanımız arasında dönsede kurgu ayrıca diğer çiftlere de değiniyor ve yazar bu işi öyle iyi halletmiş ki ne asıl karakterleri geriden bırakacak kadar önde ne de anlayamayacağımız kadar geride az bahsetmiş tam ortada ayarında kendisini tebrik ediyorum ve hemen başka kurgusunu okumaya gidiyorummm
1000Kitap
Mor Salkımlı SokakPayelll · Parola Yayınları · 2024382 okunma