Mustafa ORAKCI

Mustafa ORAKCI
@morakci
Kendi kafasıyla düşünemeyecek ve kendi kendisinin yargıcı olamayacak kadar rahatını sevenler, yasaklara olduğu gibi boyun eğerler.
... döndüğümüzde karanlık çökmüştü artık, gece başlamıştı. Şehrin bulunduğu bölge titreşen ışıklarla doluydu ve uğultular inceden inceye devam ediyordu hâlâ. Hemen yakınımızdaki dağlarsa zifiri karanlığa gömülmüştü; dönüp baktı mı kendini dibi görünmeyen, ölü kımıltılarla kayıp çıtırtılardan oluşmuş devasa bir çukurun içindeymiş gibi hissediyordu insan. Dağların nefes alıp verişi duyuluyordu ama bunun hayal mi, gerçek mi olduğu kestirilemiyordu.
Sayfa 193
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Öyledir dedi Zübeyir; bazı canlıları yara öldürmüyor, muhatapsız kalmak öldürüyor.
Sayfa 167
Hâlâ yardım var mıydı? Unutulan itirazlar var mıydı? Vardı hiç kuşkusuz. Mantık her ne kadar sarsılmaz ise de, yaşamak isteyen bir insana karşı koymazdı. Hiçbir zaman görmediği yargıç neredeydi? Asla ulaşamadığı yüksek mahkeme neredeydi? K. ellerini kaldırdı ve bütün parmaklarını gerdi.
Sayfa 244
Hukuk
... şimdi üçü birden öyle bir bütün oluşturmuşlardı ki, birisi içlerinden birini kıracak olsa, üçü birden kırılacaklardı. Bu, neredeyse ancak cansızların oluşturabileceği bir bütündü.
Sayfa 240
Mahkeme senden hiçbir şey istemez. Geldiğin takdirde seni kabul eder ve gittiğin zaman da bırakır.
Sayfa 238