"Kör biri için gökkuşağının renkleri ve sağır biri için kuş sesleri nasıl boşunaysa, yürekle algılanmayan zaman da öyle boşa gider, kaybolur. Ama ne yazık ki düzgün atmasını bildiği halde kör ve sağır olan nice yürekler vardır."
Şiddet yalnız bir başkasını öldürmek değildir. Sivri bir söz söylememiz, birini geçiştirmek için bir el hareketi yapmamız, korku yüzünden itaat etmemiz de şiddettir. Yani şiddet, Tanrı, toplum ya da ülke adına yapılan organize katliamdan ibaret değildir. Şiddet çok daha zor anlaşılır, çok daha derin birşeydir, bizde şiddetin en derinlerine inmeye çalışıyoruz.
Kendinizi Hintli,Müslüman, Hıristiyan, Avrupalı yada başka bir şey olarak adlandırdığınızda şiddet uygulamış olursunuz. Bunun neden şiddet uygulamak olduğunu görebiliyor musunuz? Çünkü kendinizi insanlığın geri kalanından ayırmış oluyorsunuz da ondan. Kendinizi inanç, milliyet veya geleneğe göre digerlerinden ayırdığınız zaman bu şiddet doğurur.
Onun için şiddeti anlamaya çalışan bir kişi hiçbir ülkeye, hiçbir dine, hiçbir partiye, ya da taraflı sisteme ait değildir; insan bütünüyle anlamakla meşguldür.