Biz bunu hak etmiyoruz...
1/10
Edebi bir metni okuyamayacak kadar hasta olduğum bir gün Storytel’den bir şezlong kitabı açayım da dinleyeyim dedim. Aşağılamak için bu şekilde tarif etmiyorum. Ben kolay okunan, akıcı, fikirlerden çok olayların anlatıldığı, edebi derinliği nispeten daha az olan kitapları şezlong kitabı diye kategorize ediyorum ve bazen kafa dağıtmak için ya da çok yorgunsam ama hâlâ bir şeyler okumak istiyorsam bu kitaplardan da okuyorum. Bu türün iyi örneklerinin, hayat akışında karakterlerin başına gelen olaylardan çıkarılacak derslerle ya da insan ilişkileri konusunda bir şekilde katkıda bulunacağını düşünüyorum. Neyse efendim, grip olduğum bir gün, Storytel’de çok beğenildiği için bu kitabı açtım ve dinlemeye başladım. Sayfalar ilerledikçe benim sinir katsayım da yükselmeye başladı. Kitabın ortasında daha fazla dayanamadım ve bıraktım. Sinirim geçmedi. Dedim ki sonuna kadar dinleyeyim, hak etmiyor ama bir inceleme döşeyeyim bari de sinirimi öyle boşaltayım. Çok sinirlendim çünkü ha okuyucuya “sen düşük IQ’ya sahip basit bir hayalperestsin” demişsin, ha bu kitabı yazmışsın. Eğer 15 yaşında, bir gün yakışıklı beyaz atlı prensinizin sizi bulacağına gerçekten inanan, aklı beş karış havada bir ergen değilseniz bu kitabı beğenmenize olanak yok. Birazdan kitabın özetini verdiğimde bana hak vereceksiniz. Hiç çekinmeden spoiler veriyorum çünkü bir önemi yok; ortalama zekâda birisi zaten en başında her şeyi kabak gibi tahmin edebilir. Şimdi başrolümüz biraz tombul, çok da güzel olmayan ama aslında güzel olan, dağınık, sakar, beyaz yaka bir kız. (Yazar sanırım okuyucu kendi ile özdeşleştirsin diye genel profile uyan bir karakter seçmiş.) Bu kızımızın aynı Türk dizilerindeki gibi iki tane yakışıklı patronu var. Birinci patron aileden zengin, görgülü, görenekli ve evli; ikinci patron kendi
Ruh İkizimArzu Daştan Mutlu · Storytel Original · 201993 okunma
Boğazı düğümlenmek derler ya hani…
8/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2026 17:25
Başta tatlı mı tatlı bir kitap okuyacağım sandım, meğer sadece adı öyleymiş… Şermin Yaşar’a teşekkürlerimi sunuyorum, Meltem ve Selime teyze ile bizleri tanıştırdığı için. “Anlatmak ister misin?” diye sordum. Sordum öyle, açıkça sordum. Anlamam belki ama o anlatsın. Zaten hangimiz tam olarak anlıyoruz ki karşımızdakini. Kulağımda hâlâ aynı sesler. Hayatında, hep anne baba sevgisinin eksikliğini yaşamış Meltem ve canından çok sevdiği eşini kaybeden Selime teyze. İki hikâye iki ayrı kadın. Ne yazsam az ve eksik kalır. Anne baba sevgisi tatmamış Meltem’i okurken; ne çok şeye sahip olduğumu hatırladım. Meltem’e üzüldüm içten içe. Ama sonunda mutlu oluşuna çok sevindim, çoktan hak edilmiş bir mutluluktu bu. Selime teyze’yi dinlerken kah güldüm kah üzüldüm, çünkü biricik eşini erkenden ve ansızın kaybetmişti o. Tutunamadı hiçbir şeye, sığamadı ne eve ne de evlatlarının yanına. Onun o kaybolmak istemesi de aslında “bak ben de buradayım, ben de varım” demekti, acısını anlasınlar istemişti sadece. Meltem’in ona dokunuşu, her şeyi düzene koydu az da olsa. Selime teyze ile sohbet ediyor ya Meltem; bir an kendimi buldum sandım, benim de üç tane yaşlı ve ton ton komşu teyzelerim var. Meryem teyze, Kezban teyze ve Fatma teyze tabii. Yaz akşamlarında oturup bir çay sohbeti eşliğinde dinlerim onları hep. Uzaktan el sallamam bile onların yüzünde gülümseme’ye vesile oluyor ve tabii benim de Sahi, hangi ara koptuk kendi kültürümüzden? Yaşlıya duyulan saygı, çocuğa duyulan merhamet? Galiba biz, “biz” olmaktan çıktık! Koca kalabalıklar arasında çokça yalnızlıklar bulduk kendimize. Neydi mottomuz? Yormadan, yorulmadan; sevelim sevilelim :) Ben keyifle okudum, umarım siz de keyifle okursunuz.
Duygu ve Düşünce
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,9bin okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Söyleyin bilsinler
Puan vermedi·200 syf.··
2026 1. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2026 00:05
Çok beğendim, inanılmaz akıcı 1 günde okudum. Hayatın içinden sıradan bir aileden nasıl bu kadar olay çıkar okudukça şaşırıp kaldım. Bazen birinden bir olayı dinleyip ona hak veriyoruz karşı tarafın ne yaşadığını hiç bilmiyoruz. Bu kitapta empatinin ne kadar önemli olduğunu iliklerime kadar hissettim. Olaylara asla tek taraflı bakmamak gerekiyor. Okudukça kime üzüleceğimi şaşırdım. Önce Hülya'ya üzüldüm, sonra Mürüvvet'e, sonra Ethem'e ama en çokta Nurten'e.. Aslında toplum olarak zorlandığımız en önemli şey üzüldüğümüz, kırıldığımız konuları konuşmak. Yeni yılda yaşam mottomuz içimizden ne geçiyorsa, ne yaşadıysak, ne hissettiysek tüm açıklığıyla söyleyelim herkes her şeyi bilsin... Şermin Yaşar Söyleme Bilmesinler Emine Yılmaz 2
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,5bin okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2025 31. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 09 Ağustos 2025 12:17
Alan Turing, Marilyn Monreo ve Vincent van Gogh’un ortak noktası ne olabilir diye sorabiliriz başlarken. Akla hemen bir şey gelmeyebilir ama kitabın adında ipucu var dediğimiz takdirde bunların ihtihar ettiğini tahmin eden çok kişi olacaktır. Bunların kitapla ne ilgisi var diye soracaksanız bunlar kitaptaki karakterlerden üç tane çoçuk: Alan, Marilyn ve Vincent. Kitaptaki anne ve baba karakterlerinin isimlerine bakıldığında anne, Lucréce; baba ise Mishima olarak isimlendirilmiş. Bu karakterlere bakıldığında aslında bunların da intihar eden bireylerden alındığı görülebilir. Yukio Mishima, intihar eden Japon yazar, Lucréce milattan önce intihar eden bir romalı. Bütün bu karakterlerin ayrı ayrı hayat hikayeleri incelenip aradaki bağlar, benzerlikler bulunabilir. Yazarın intihar edenler arasından bunları seçmesinin tesadüf olmadığını düşünüyoruz. Neden Ernest Hemingway, Wirginia Woolf veya Stefan Zweig değil de diğerleri. Orhan Veli’nin deyimiyle onu da edebiyat tarihçileri bulsun. İntihar Dükkanı kitabı aslında okuma listemizde yoktu. Bir arkadışımızın tavsiyesi üzerine okumaya karar verdik. Kitabı okuyabilmemiz için kendisini bize çağırması gerek gibi mottomuz olduğundan tavsiye kitapların adlarını konularını alıp arka okuma listesinin arka sıralarına koyuyorduk. Bu kitapta hiyerarşiyi bozduk, öne aldık. Kitabın belli bir sayfasına gedikten sonra aslında sonunu tahmin edebildik. Sonunu tahmin edemeyenler için sürpriz bir finalle noktalandığını söyleyebiliriz. Okurken tam fantastik bir dijital platform dizisi/filmi olur diye düşündük. Baktığımızda da filmi değil uzun metrajlı animasyon filminin yapılmış olduğunu gördük. Kitaplarda sinemada verilmek istenilen mesaj, duygu her ne ise bunları anlatmanın çeşitli yolları vardır. Sıradan insanları seçip, sıradan olaylar
İntihar DükkânıJean Teule · Sel Yayıncılık · 202417,8bin okunma
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2025 97. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2025 00:00
"YENİ BİR BAŞLANGIÇ" "Olay, ne yediğinizde değil ne kadar yediğinizde. Ertesi gün dengele; hayat mottomuz. Çok üzüldün ertesi gün dengele, mutlu ol. Çok yedin ertesi gün dengele, az ye. Hayat hep bu denge değil mi?" Uzman Diyetisyen Nilay Keçeci, hem hayata dair hem diyet serüveni yaşayanlara bilgileriyle, diyete dair tecrübeleriyle yepyeni bir serüvene çıkarıyor bizleri. Sadece diyet ve beslenme bilgisi vermekle kalmıyor aynı zamanda zihinsel ve duygusal olarak da sağlıklı bir yaşam için gereken değişimlere dair derin bir bakış sunuyor. Sağlıklı beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleri üzerine yazılmış olan bu eserde yazarın amacı; vaka olsun ya da olmasın, her danışanına aynı sevgi, saygı ve empatiyle bakıyor, yaklaşıyor, biri diğerinden asla farklı değil. Her zaman aynı bilgiler, aynı değerlerle reçetelerini oluşturuyor, eğitimlerini bu prensiple vermek istemesi. Sağlıklı beslenmenin temel prensiplerini açıklarken okuyucuları da daha aktif bir yaşam tarzına teşvik ediyor. Sadece diyet listeleri sunmakla kalmayıp, beslenme alışkanlıklarının kalıcı olarak nasıl değiştirilebileceği üzerine de odaklanıyor. Kilo vermek isteyenler için değil, aynı zamanda sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemek isteyen herkes için faydalı bilgiler içermektedir. Kitapta; bizlerin günlük yaşamımızda uygulayabjleceğimiz pratik beslenme listeleri ve detoks tarifleri bulunmaktadır. Bu tarifler ve listeler, sağlıklı beslenmeyi kolaylaştırmak. Yazarın danışanlarından gelen ilham verici mektuplara ve gerçek yaşam hikâyelerine yer verilmiş. Yanlış Beslenmenin Neden Olabileceği Kronik Hastalıklar Bölgesel Zayıflama Ödem Selülit Beslenmesi Menopoz Dönemi Stres Yönetimi ve Beslenme Hangi Organ Hangi Besinleri Daha Çok Seviyor? Duygusal Yemek Vitaminler ve Mineraller Çağımızın Vebası "Kronik
Edebiyat
Yeni Bir BaşlangıçNilay Keçeci · İnkılap Kitabevi · 202516 okunma
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2025 46. kitabı
15 yıllık tecrübe ile edindiği bilgi ve bununla gelen özgüveniyle tedavi için gereken besinleri önerebiliyor ve reçetelerini bilimsel bir titizlikle güler yüzle hazırlıyor danışanlarına Nilay Hanım. Danışanlarının memnuniyet dolu ifadeleri satır aralarında bizlere sunulmuş. "İnsan karşısına ne çıkarsa çıksın ne güzellikler ne sorunlar yaşarsa yaşasın aslında teşekkür etmeli. Ama 40 yaşına varmak üzere olduğum bu dönemde en çok fark ettiğim şey teşekkürlerin en büyüğünü kendime etmem gerektiği." diyor, bu süreçte kendini sevmek ve olumlu bir şekilde yoluna devam etmek istikrarla çok önemli. Her duruma uygun diyet listeleri ilgimi çeken bir başka detay. Mutfağımda kolayca ulaşabileceğim malzemelerle sağlıklı bir yaşam mümkün. "Sizlerin bana olan inancı ve her yeni güne kötü başlamama engel olan sevgi dolu yüzlerce mesajınız sayesinde emek vermeye enerjik olmaya bilgilerimi gönüllü paylaşmaya ve bilgimin zekatını vermeye her zaman inandım." Kendi hayatından da kesitler sunan yazar zor olan bir diyet süreci ve hayat hikayesinde nasıl başarıya ulaştığını gözler önüne seriyor. Ödem, yanlış beslenmenin neden olduğu hastalıklar, menopoz dönemi beslenme, hangi organ hangi besinleri daha çok sever, vitaminler ve mineraller, detoks diyetleri, tarifler kısmı altını çizdiğim yerlerin çokça olduğu bölümler. Keyifle okunan bir başucu eserini keşfetmek mutlu etti, eşlik edenim kitapfisiltisi sevtap teşekkürler ~ @nilaykececi @inkilapkitabevi #yenibirbaşlangıç ~ Reklam değil tavsiye ~ "Hayata karşı duruşunuz çok önemli. Kim ne söylerse söylesin kendinize inanmaktan geçiyor başarı." ~ "Olay, ne yediğinizde değil ne kadar yediğinizde. Ertesi gün dengele; hayat mottomuz. Çok üzüldün ertesi gün dengele, mutlu ol. Çok yedin ertesi gün dengele, az ye. Hayat hep bu denge değil mi?"
Yeni Bir BaşlangıçNilay Keçeci · İnkılap Kitabevi · 202516 okunma