Kötü fallar umrumda değil benim. Serçenin ölmesinde bile bir bildiği vardır kaderin. Şimdi olacak bir şey yarına kalmaz, yarına kalacaksa, bugün olmaz. Bütün mesele hazır olmakta. Madem hiçbir insan bırakıp gideceği şeyin gerçekten sahibi olmamış, erken bırakmış ne çıkar. Ne olacaksa olsun!
"Bir fikre iman edilmesini sağlayan, aslında onun akılla açıklanamıyor oluşudur. Eğer kundakta konuşan İsa’yı bilimle açıklayabilseydik, kimse Hıristiyan olmazdı. Musa'nin Kızıldenizi ikiye yarmasını o gün fizik yasalaryla açıklayabilseydik, hiçbir Yahudi peşinden gitmezdi. Milyarlarca insanı arkamızda toplayan güç, akıl değil; mucizedir. Dinimizin sırrı budur. Mantığınn bittiği yerde biz başlarız."
Para ve güce, düzene, verimliliğe, tüketime, eğlenceye ve eline geçirdiğine kendi hesabına el koyan sisteme tapanlara alan açılacaktı yine. İnsanın değil, kâr ve çıkarı maksimize etmenin geçer akçe sayıldığı bu toplum. Topluluklar ve birlik sadece masraf ve gider kapısı olarak görülüyordu. Çevre ve doğa sadece kaynaktı. Verimlilik dua, düzen tapınak ve ben tanrıydı. Hayır, artık duramazlardı.