Mahsun Ramazan PURAL

Öğretmen, öğrenci, ders, ders kitabı hakkında
Bizde, ders deyince ders kitabı akla geliyor. Bu, o kadar yerIeşmiştir ki içimize, bugün neden televizyonda gereğince "edebiyat programları” yoktur diye kendi kendime sorduğumda sebebi şurda buluyorum: çünkü: ordaki bölüm yöneticileri, görevlileri genellikle genç insanlardır. Onlar, «edebiyat" denince onu «edebiyat dersi"yle özdeşleştiriyorlar. Nitekim girişilen edebiyat programları genellikle edebiyat dersi gibiydi. Bu yüzden de başarısız oldu. Ve kısa zamanda terk edildi gitti. Böyle düşünülmesi de doğaldı. Çünkü: okullarda ta şuuraltına, böyle bir anlayış yerleştirilmiştir. Edebiyatı, fizik, kimya dersi gibi bir dersten ibaret saymanın yanlışlığı apaçıktır. Özetlersek, millî eğitimimizin ve öğretim sistemimizin düzeltilmesi için, her şeyden önce, "öğretmen", "öğrenci", "ders", "ders kitabı" kavramlarını yeni baştan ele almalı ve onları bir kişiliğin kuruluşundaki unsurlar, canlı öğeler, aktiviteler ve dinamizmler, organizmalar olarak düşünmeliyiz. Ve tarihimiz, tarihî kişiliğimiz içinde bunlar yeniden bir anlam, amaç ve renk kazanmalı. Yani hem gerçek, hem iyi, hem doğru olmalı. Hem de güzel olmalı.
Sayfa 49 - Öğretmen, Öğrenci, Ders, Ders Kitabı·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Kapitalizm ve Komünizm & Sezar Olmak!
Batılı toplumların tarihî şuuraltlarında hep Roma ve Sezarizm yatar. Mussolini ve Hitler'in olduğu gibi, Stalin'in, Lenin'in rüyaları da aslında Sezar olmaktı. Kapitalizmde de durum pek farklı değildir. İşçinin işçi olması, insan olmasından önce gelir. Yönetimler, demokratik görünümlü de olsalar, aslında, belli bir ekonomik gücün idaresindedirler. Ekonomi kralları geride durur, arka plandan idare ederler, genellikle pek orta yere çıkmazlar. Kitleye gelince, onların görevi, önceden tesbit edilmiş, seçenekleri iyiden iyiye belirlenmiş ve sınırlanmış uygulama projelerini onaylamaktan ibarettir. Böylece onları idare etmek kolaylaşır. Çünkü onlar kendi yönetimlerini kendileri seçmiş zannederler ve bununla avunurlar. Kapitalizm ve komünizm, çağımızın ifrat ve tefriti olarak, insanoğluna insanca bir hayat sürdürmemek için yarıştadırlar. Kavimci millet anlayışının, panislavizm ve panamerikanizmi, göz boyama sistemleri olarak, insanı aldatmakta, biri eşitliği, öbürü de özgürlüğü ileri sürmektedir. Oysa, insanların ne eşitliği ne özgürlüğü vardır bu sistemlerde. İnsanlar, birtakım bilimsel metotlarla, global olarak yönetilir ve âdeta kompütür gibi programlanırlar. Ve kendilerine bahşedildiği kadar eşit ve bahşedildiği kadar özgürdürler. İnsanlar, şu ya bu şekilde, görünür ya da görünmez zincirlerle elleri kolları bağlıdır bu sistemlerde.
Sayfa 38·Kitabı okudu
Tarih

Mahsun Ramazan PURAL

, bir kitap okudu
10/10
·139 syf.·
Beğendi
·
3 günde okudu
·
2025 67. kitabı
Sezai Karakoç
9.3/10 · 4.590 okunma
EY MÜSLÜMAN!
Kur'an, namaz ve oruçta dirilen bir islâm insanı olmak; işte çağımız müslümanının tek varoluş şartı.
Sayfa 56·Kitabı okudu
Din İslam