" Son zamanlarda neredeyse tüm çocuklar korkunçlaşmıştı.En kötüsü de, Casuslar gibi örgütler aracılığıyla sistemli bir biçimde, başına buyruk küçük vahşilere dönüştürülmüş olmalarına karşın, Parti disiplinine en ufak bir başkaldırma eğilimi göstermemeleriydi."
Lise yıllarımda bu kitabı okuduğumda sadece ütopik korkunç bir gelecek çizildiğini düşünmüştüm.Yaşın verdiği yetkiye dayanarak :) alt metni tam olarak algılayamamışım.Aradan yıllar geçti.Şu an okuduğumda söyleyeceğim şey şu: George Orwell zamana meydan okuyan bir eser ortaya koymuş.Bu romanı yaşım ilerleyince tekrar okuyacağımdan emin oldum.İnsanın güce olan şehvetinin ne kadar korkunç boyutlara ulaşabileceğini - hatta kitabın yayınlanmasından yıllar sonra ulaştığını da diyebiliriz- en ince ayrıntısına kadar kurgulandığını göreceksiniz.Ayrıca hangi zamanda yaşarsak yaşayalım, bazı kesimler için, düşüncenin, her zaman en korkunç şey olarak kalacağını okurken anlamakla kalmıyor yaşıyorsunuz da.
Martin'e yemek davetleri yağıyor, davetler yağdıkça onun kafası daha da karışıyordu.Bütün hayatı boyunca isimlerini duyup, yaptıklarını okuduğu itibarlı adamlardan oluşan Arden Kulübü'nün ziyafet sofrasında onur konuğu olarak oturduğunda Transcontinental'de "Çan Sesleri"ni, The Hornet'te "Peri ve İnci" yi okur okumaz onun hayatta başarılı olacağını nasıl gördüklerini anlattılar.
Tanrım!
Halbuki o sırada ben açlıktan geberiyor ve giysi diye üzerime paçavralar geçiriyordum diye düşündü.Neden o zaman davet etmediniz yemeğe? Tam zamanıydı oysa. O hikayeler o zaman yazılmıştı.O işlerim sayesinde şimdi bana yemek yediriyorsunuz;neden ihtiyacım olduğunda yedirmediniz?
Sayfa 446 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu