Elif Akkaya Koç

Puan vermedi·400 syf.··
2025 16. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2025 13:37
Marie Lu nun Efsane serisini lise yıllarımda okumuştum. Uzun süre fantastik ögeler içeren bir kitap veya seri okumadığım için, değişiklik olsun istedim ve Genç Elitler serisini aldım kütüphaneme. Genç elitler gerçekten güzel bir kitaptı, Marvel havasındaydı. Ancak okurken beni zorlayan bir his yaşıyordum, tam tarif edememekle birlikte bu his beni biraz kötü hissettirdi. Sonrasında ara verip başka kitaplar aldım araya, bir iki kitap okuduktan sonra serinin ikinci kitabı Gül Cemiyeti ne geçtim. Kitabı bitirdikten sonra, aslında beni rahatsız eden hissi keşfettim, bu yazarı da rahatsız etmiş olmalı ki kitabın teşekkür bölümünde bu hissiyattan kurtulmasına yardım eden yakınlarına teşekkür etmişti. Bu his, ana karakterin karanlığıydı. Okuduğumuz kitaplarda genelde olaylar veya karakterler kötü de olsa bir yerlerde tutunabildiğimiz yanları olur karakterlerin. Kötü ama o da zor şeyler yaşadı deriz mesela. Bana diyeceksiniz belki Adelina kolay şeyler mi yaşadı? Hayır. Ama daha kötülerini yaşattı ve bunları içindeki karanlığa kapılarak yaptı, hırsı kör etti. En yakınlarına saldırdı. Böyle içi karanlık korku ve öfkeden beslenen bir karakteri okumak da bir süre sonra ruhumu yormaya başladı. Üçüncü kitabı okur muyum? Okurum. Çünkü olay akışları ve kurgu gerçekten başarılı. Ama yine iki kitap arasında daha beni mutlu edecek veya zihnimi bu karanlıktan uzaklaştıracak eserler okuyarak ancak okurum.
2025 Okuma Raporları
Gül CemiyetiMarie Lu · Pegasus Yayınları · 20172,584 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
9/10
·224 syf.··
2025 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2025 20:22
“Okur, yazarın niyetinden bağımsız olarak yazan kelimeleri kendiyle bağdaştırır ve böylece sadece o okura özgü bir şey ortaya çıkar.” Kitaptan bir alıntı ile incelemeye başlamak istedim. Japon edebiyatına ait okuduğum ilk eserdi bu kitap o nedenle benim için de güzel bir deneyim oldu. Kitabın konusu beş farklı karakterin hayatının zorluklarla ve depresif geçen bir döneminde çeşitli rastlantılar sonucu yollarının bir Halk Eğitim Merkezi kütüphanesi ile kesişmesidir. Beş farklı hikayeden oluşan bu kitapta ortak olan mekan bu kütüphane ve ortak karakterler kütüphanede çalışan kadınlardır. Hikayelerin bazı bölümlerinde bu beş karakterin de aslında zaman zaman hikayelerinin kesiştikleri yerleri görmek mümkündür. Karakterler hayatlarında çıkmazda oldukları anlarda bu kütüphanede bulurlar kendilerini, aradıkları kitabı danışmak için kütüphaneci bir kadından destek alırlar. Kütüphaneci Komaçi Hanım her gelen kişiye aynı soruyu sorar: “Ne arıyorsunuz?” Sorunun sorulma şeklinden midir, Komaçi Hanım ın üslubundan mı bilinmez bu soru her gelende farklı düşünceler uyandırır. Gerçekten bu hayattan aradıkları nedir? Gelen müşteriler soru karşısında afallayıp düşüncelere dalsa da sonrasında bunun yalnızca aradıkları kitap için sorulmuş bir soru olduğunu düşünerek yanıt verirler. Ancak kütüphaneci kısa bir iki cümlelik sohbetleri esnasında tanıdığı insanlar için kitap önerileri verirken, oluşturduğu kitap listesinin sonunda kişinin aradığı konudan çok bağımsız bir kitap önerir. Ve müşteri bu kitap önerisine anlam veremeden raflar arasında gezip kitapları satın almadan önce de onlara kitapların yanında ek olduğunu söyleyerek kendi işlediği bir keçe iğneleme el işi küçük maskot verir. Müşteriler aldıkları listedeki o son kitapla hayatlarında adeta bir dönüm noktası yaşarlar.
Aradığın Şey Kütüphanede SaklıMichiko Aoyama · Domingo Yayınevi · 20244,696 okunma
3/10
·176 syf.··
2024 6. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2024 20:04
Merhaba, Miraç Çağrı Aktaş ın ilk defa bir kitabını okudum. İncelememle kimseyi kırmak veya kınamak istemediğimi belirtmek isterim. Kişisel görüşlerimizi yazıyoruz nihayetinde. Açıkçası kitabı ilk okumaya başladığımda düşündüğüm şey dilinin üzücü bir şekilde aşırı basit olmasıydı. (Çok karmaşık kitaplar okumak açısından zor olabilir ancak ben okurken en azından bir yazarın yazarlıktaki maharetlerini cümlelerinden hissetmeyi bekliyorum.) Sonrasında önyargılı olmamak adına devam etmeye karar verdim ve nihayet biraz olay akışlarının olduğu, Zümra karakterinin anlatıldığı kısma geldim. Zümra ile geçen hikaye başta sürükler belki diye düşündüm ki merak da ederek okudum, ancak okuyunca ana karakteri yani Miraç ı anlamakta zorlanmaya başladım. Daha doğrusu anlayamadım. Evet kabul ediyorum, çaba sarf ettiğiniz, üzerine titrediğiniz bir insandan duygularınıza karşılık beklersiniz. Görmediğinizde de yıkılırsınız. Ancak eğer bu hikaye gerçekse (ki umarım kurgudur) Zümra karakteri bu kadar zor bir hayat yaşıyorken, açıkçası seven kişi olarak sitemime engel olamasam bile en azından bana yaşattığını yaşasın demezdim diye düşünüyorum, tabi büyük konuşmak da istemem. Kaldı ki hikaye gerçek ise sevdiğim insanın lütfen başkasına söyleme dediği bir hadiseyi kitabımda dile getirmem bu sevgiye yakışır mı tartışılır. Tüm bunların dışında bence yazarın yazma tarzından dolayı kitap daha ziyade bir iç dökme aracı olmuş, bu nedenle adeta bir günlük gibi kişinin iç savaşına dönmüş. Belki bundandır bilmiyorum ama bazı noktalarda çelişkiler mevcut. Bana yaşattığını yaşa dediği bir bölümün( Gönül Ahı), birkaç sayfa ardından gelen bölüme (Çaresizlik Tam Bizlik) “Bana yaşattığını yaşamasın, ben onun yerine de fazlasıyla yaşarım, diye sevdiğiniz oldu mu hiç?” diyerek devam etmesi gibi tutarsızlıklar
Sen On Yedi YaşımsınMiraç Çağrı Aktaş · İndigo Kitap · 202111,5bin okunma
10/10
·516 syf.··
2023 21. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2023 00:17
Jane Austen en bilinen eseri olan Gurur ve Önyargıyı okumaya çalışıp sıkılıp bıraktığımı hatırlıyorum. Çok fazla sarmamıştı beni açıkçası. Sürekli farklı tarzlar arasında geçiş yapmayı seven biri olarak romantik tarzda bir kitap okumak istediğim bir dönemde Emma ile karşılaştım kitap mağazasında. İyi ki de karşılaşmışım. Saf Romantik bir eserden ziyade zaman zaman komik ve eğlenceli, okuması kolay bir eserdi bana göre. Bazılarına betimlemeler fazlaca gelebilir ama ben çok yoğun bulmadım. Olay akış hızı bence diğer klasiklerle birlikte değerlendirdiğimde de gayet ideal ve normaldi. Sıkılmadan, merak ederek, eğlenerek okudum diyebilirim. Ters köşeleri olması bana kalırsa çok hoştu. Bu tarz başka bir kitap önerisi olan varsa aynı yazarın veya başka yazarın lütfen yorum olarak yazın, okumak isterim.
EmmaJane Austen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202514,1bin okunma
1/10
·232 syf.··
2023 12. kitabı
Kitap için şunu diyebilirim. Distopya türünde yazılmış bir kitap, konusunu zaten kitabın açıklamalarında görebilirsiniz. Benim kitap hakkında yorumlarım şu şekildedir: öncelikle kitapta özgürlük bir mutsuzluk olarak görünmekte ve bu eleştirilmektedir buraya kadar bir sorun yok hatta iyi bir distopya konusu ancak aşırı dindar hristiyanlık eleştirilirken, İslamda da yer bulan Hz. İbrahim ve kurban hadisesi alaycı bir dille yazılmış. Bu beni kitaptan ciddi anlamda soğuttu. Dil olarak da eleştirim kitabın birçok yerinde “ben ne okuyorduk, nerden buraya geldim” diye düşündüm. Anlatımlar kopuk kopuktu. Fahreinheit ya da hayvan çiftliği gibi beğendiğim bir distopya değildi kısacası.
BizYevgeni İvanoviç Zamyatin · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202211,9bin okunma