İnsan Kendi Mitolojisini Yazar mı?
"Kırmızı Kitap"ı (Liber Novus), yalnızca psikoloji alanında değil, insanın içsel dünyasına dair yapılan en cesur yolculuklardan biri olarak da değerlendirilebilir.
Jung bu eseri ile 1913-1930 yılları arasında kendi bilinçdışıyla derinlemesine yüzleşmiş, mitolojik ve sembolik olarak derin bir yolculuk yapmıştır.
Bu kitap asla akademik bir çalışma olarak görülmemelidir. Jung, bir tür ruhsal günlük tutarak kendi bilinçdışıyla yüzleştiği, rüyalar, vizyonlar ve diyaloglar aracılığıyla kendini keşfetmiş, kendini öldürmüş, kendini diriltmiş, kendini doğurmuş, kendini doğurtmuş; delirmiş, akıllanmış, kendini kaybetmiş ve kendini bulmuştur.
Kutsal kitaplar haricinde okuduğum en etkileyici ve en acayip kitaptı.
Sözün özü. Adam resmen kendi bilinçdışını ameliyat etmiş.
Jung’un diğer eserlerini neden nasıl yazdığını bu kitapla kavrıyor anlıyorsunuz. Aslında Jung’un her dediğini, her söylediğini bu eserle kavrıyorsunuz. Bence bu kitap kendi bilinçdışı yüzleşmesinin yanında; kendi inanç ve inançlarına ve dahi tüm insanlığın inançlarına yaptığı bir eleştirel başkaldırı da diyebiliriz.
Bu kitabın basılmasını içten içe arzu etse de hiçbir zaman basılmasını istememişti. Çünkü anlaşılmayacağını ve akademik çevrede yanlış yorumlanacağından endişe etmişti. Basılmasına ailesi çok yakın bir zamanda izin vermiş ve 2009 yılında basılmıştır.
Şuan düşünüyorum da gerçekten sıkıntı yaratabilirdi. Bir deli olarak hatta bir zır deli olarak görülebilirdi. Ama psikolojinin bu kadar ilerlemesi ve zihnin derinliklerinin, bilinçdışının biraz daha anlam kazanmasıyla bugünün penceresinden bakıldığında muhteşem bir zeka geçmiş bu dünyadan ve ben bu insanı tanımayı çok isterdim.
Düşünün transa geçiyorsunuz, kendinizle, içinizle, balinanın karnıyla konuşuyorsunuz ve
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Sarhoş günahkardır belli.. Şeyh Sadi-i Şirazi diyor ki: "İçki içti, sarhoş oldu. O içki onu ele verdi, yalpalayarak yürüyor, besbelli günah işlemiş. Peki, haram yiyen de sarhoş olsaydı, gıybet eden de sarhoş olsaydı, iftira atan da sarhoş olsaydı, su-i zan yapan da sarhoş olsaydı, zulmeden de sarhoş olsaydı, sen sokağa, çarşıya pazara çıktğında kimseyi ayık göremezdin."
Hellooooğğğ. Aslında inceleme yazmaktan vazgeçmiştim. Ama yapılan incelemelerin en rağbet görenleri bile (hepsi değil) vasat seviyedeydi. Kitaba dair bir şeyler yoksa inceleme diyemeyiz bence (kibarlık ediyorum, evrensel bir gerçek bu). Ya da kitabın son kısmını olduğu gibi kopyala yapıştır yapıp yüzlerce beğeni almak… Yapmayın yahu. Bu nedenle ben de bir şeyler karalamak istedim. Birkaç ufak tavsiye ile geldim.
Kıymetli kardeşlerim, öncelikle belirtmek isterim ki bu kitaba dili çok ağır diyerek sizi vazgeçirmek isteyenler olacaktır. Dili ağır mı? Bence pek ağır değil ama yine de evet. Vazgeçmeli misiniz? Hayır. Peki ben ne yaptım rahat anlamak için bunlardan bahsedeyim.
1. Kitaba dair blog yazıları, Youtube videoları vs izledim genel bir bilgi edindim.
2. Jungcu psikanalist olduğunu öğrendiğim için Jung çalıştım biraz. Sadece kavramlara ve genel konuya hakimiyeti sağlayacak kadar bakmanız yeterli.
3. Ve en önemli madde… “Salak değilim ya anlarım herhalde” olumlaması.
Tüm maddeler tamamlanınca kitabı elinize alıp biraz kurcalamalısınız. Öykülerin isimlerine, başlıklarına bakın; aşinalık kazanın yani neyle karşılaşacağınıza öncelikle bilin. Ha bana kalırsa bu her kitap için yapılmalı. Ama bu kitabın yarım bırakılma durumu o kadar çok ki, özellikle bırakılmasın diye yazıyorum bunları.
Biraz yazardan bahsedelim. Estés 76 yaşında taş gibi bir hatun. Hem de kaydolduğu sitelerde kullanım sözleşmesini sonuna kadar okuyan türde bir insan. Bunak falan değil yani. Şair, psikanalist, cantadora, aktivist… Kendini biraz gizli tutmayı da seviyor. Öyle her sitede güncel fotoğrafı bulunmuyor, sayılı fotoğrafı var. Dans etmeyi de aşırı seviyormuş. Kendisi hakkında duyduğum en ilginç bilgi asosyal olmasıydı. Bu nedenle hep sosyal olmaya çaba sarf ediyormuş (kitapta da doğanızdan