Çocuklar kitaplara binip kimi kapıdan, kimi pencereden uçup gidiyor. Yeryüzünde sis kalmıyor. Kar, güneşli bir havada yağmayı sürdürüyor. Çocuklar Ulaşlı'nın üstünde belki yüz yirmi kez dönüyor ellerinde resimli kitaplarla.
Anneannem Ekaterini'ye sormuşlardı: 'Bunca yıl oldu bırakıp geleli, Türkçe'yi hâlâ nasıl unutmuyorsun' O da, 'Türkçe benim yurdumun dili; nasıl unuturum?' demişti.