Bıkkınlığınız yüzünden yaşamayı unutmuşsunuz, bizleri hayrete düşürecek şeyler sunmazsak zihnimize yaşamayı unuturuz.
Bıktığınız ne olursa olsun o bıkkınlıkların dışında çoşku ile akan bir hayat olduğunu unutmamak lazım. Yoksa merakınız kurur merakı kurumuş biri çöle dönüşür. Düşünceler ağaçlar gibidir. Meraksız büyüyemezler.
Çatlamalar ve kırılmalar hayatın en önemli dinamikleridir. Burada önemli olan kırılmanın nasıl yaşandığıdır. Yumurtayı düşün Meryam. Eğer yumurta içeriden kırılırsa hayat başlar. Yok, eğer yumurta dışarıdan kırılırsa işte o zaman bir hayat son bulur. Yani içten başlamayan dönüşümler ölümcüldür. Şu an hayatın bir kabuk ve elinde duruyor. Karar senin. Bir kırılma olacak ve bu kırılmanın nereden alacağı tümüyle senin elinde.
Çok uzun yıllar inanılmaz hır şekilde, bu mikroorganizmalar görmezden gelindi. Yakın döneme kadar daha çok, bağırsaktaki bazı besinlerin sindiriminden ve birtakım vitaminlerin oluşturulmasından sorumlu oldukları düşünülmekteydi. Ancak, yakın dönem çalışmalar çok net ortaya koymaktadır ki; bu canlılar obezite, astım, alerji, diyabet ve bağışıklık sistemiyle oldukça yakından ilgilidir. Ayrıca bu minik canlıların, bağırsakta yaşamalarına rağmen, beynimizle epey yakın ilişki içinde olduklarını öğrendik. Depresyon, stres ve ankisiyete gibi birçok durumda, bu canlılar ve ürettikleri karşımıza çıkmaktadır. İşte tüm bu nedenlerden dolayı, sağlıklı bir bağırsak, hayatınız için çok ama çok önemlidir. Sağlıklı bir bağırsak için de sağlıklı bir mikrobiyota gerekmektedir.