Öyle bir sabah ki; onları kötülüklerden ve karanlıklardan, nur deryasına çekecek; onları fakr ve zilletten kurtaracak, yüksek
hürriyet ve zenginlik dağlarına çıkaracak bir sabah...
Sohbet, kalabalık arasında yumuşak bir sabah rüzgârı gibi geçiyordu. Ebuzer, kendi hikâyesini birden, onların arasına atınca fırtına koptu. Deli bir rüzgâr esmiş, her taraftan korkunç uğultular yükseliyordu.
"Erkek genellikle güneş gibidir. Ya batar ya çıkar. İktidar peşinde, ya kazanır ya tepetaklak yuvarlanır. Net, berrak, sade ve yalın. Kadın ise ayın halleri gibidir. Parlarken bile bir yanı karanlıkta kalır. En görünür olduğu zamanlarda bile bir parçası bulutların ardında... Kadın muammadır."
Ne tuhaf ki depresyonun insanları eşitleyen bir özelliği var.Her depresyonun özü bir ve aynı.Kabuğu kaldırdın mı ince ince kanar.İnsan hep aynı yerden kanar.Hep yüreğinden.
Bilgi bir perdedir. Sen ne kadar bilirsen bil, nasıl bir alim olursan ol, en cahil görünen insandan bile öğrenecek bir şeyin vardır elbet. Edep bunu unutmamaktır.