SALİKO

SALİKO
@msalihakay
Sahraya düştü gözlerim, elim kolum sarmaşık.
Asıl Engelimiz, Kibrimiz.
7/10
·256 syf.··
2020 34. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Ekim 2020 23:52
—> Bizler, duyguları engelli olanlarız. Bize benzemeyen, duyguları sağlam ama bedenleri engelli olanları küçümseriz. Bizler, yüzleri maskeli olanlarız. Yüzlerinde, kalpleri kadar saflık olanları ezikler, kendimizi üstün görürüz. —> Molly, Stephen Hawking gibi bedeni kullanamamaktadır. Fakat, hırsı onu Hawking gibi araştırmacı ve bilgin yapar. Bu onu, bağlı olduğu sandalyesinde kanatlandırıyor, özgürleştiriyor. Hayatın, karşısına asıl engelli bireyleri çıkana dek... —> Sandalyeye mahkum olduğunu düşünen fakat ruhu çoğumuzdan daha özgür olan Molly adlı genç bir kız, hayatında yaşadığı zorlukları, acılarını bizlere anlatıyor. Yaşamımızdaki zorlukların, güzel bir getirisi var. Yeter ki doğru pencereden bakmayı bilelim.
1000Kitap
İçimdeki MüzikSharon M. Draper · Timaş Genç Yayınları · 202139,8bin okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Kendini keşfettiğin kadar olgunsun!
6/10
·107 syf.··
2020 33. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 27 Eylül 2020 01:04
—> Yaradılıştan beri, yeryüzündeki en olgun insan kendimiziz, olgumuzdur. Fakat; gerek yaşadıklarımızla, gerek başkalarının önderliğinde kendi olgunluğumuzla tanışırız. —> Bir kütük; yakmalık odun da olabilir, paha biçilemez şaheser de. Birbirlerini ayıran tek şey, yontulmaları. Bir kaya parçası; yıldız da olabilir, üstünde yaşam olan bir gezegen de. Birbirlerini ayıran tek şey, değeri, aldığı darbelerle açığa çıkmış. —> Ermiş, insanı kendisi ile tanıştırıyor. Varolması gereken, insanın doğuştan gelen olgularını, gün yüzüne çıkarıyor. Fakat bunun kendiliğinden çıkamayacağı, mutlak bir sonun olmadığı, gün geçtikçe yeni bir olgu ile tanışılabileceğini hissettirdi. —> Kendi olgunluğunu daha tanıyamamış bir ada topluluğunun, kendilerine ilahi bir elçi olarak gördükleri kişi ile diyaloglarına yer verilmiş. Bu diyaloglar; toplulukta yer alan sınıfların teker teker, elçiye kendi alanlarında sordukları sorular ve cevaplardır. —> Kitap akışı, bir nevi soru-cevap şeklinde devam ediyor. Bundan dolayı biraz sıkıcı geldi.
Felsefe
ErmişHalil Cibran · Koridor Yayıncılık · 202085,3bin okunma
Anadolu’nun Terazisi: Anadolu Selçuklu Devleti
7/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2020 31. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2020 22:47
—> Avrupa, Anadolu ve Ortadoğu’da yaşayan her bireyin kütüphanesinde bulunması gereken bir kitap. Dönem dönem, yaşadığımız topraklarda iz sürmüş beylik ve devletlerin dokunuşlarını buluyorsunuz bu kitapta. İki bölümden oluşmuş bu kitap; ilk bölümde Türkiye/Anadolu Selçuklu Devleti’nin 1071 Malazgirt Savaşı ile Anadolu’da söz sahibi olmaya başlamasından, 1475 yılında kendisinden kalan son kalıntı beyliğinin Osmanlı Devleti’ne geçmesiyle son bulmasına kadarki tüm dönemlerin muharebelerini ve devlet içi / devletler arası entrikalarını ele alır. Vakanüvislerden ve dönemin devlet adamlarının yazılarına da yer verilip, anlatılan olaylar desteklenmiş. Diğer ikinci bölümde ise; Selçuklu Devleti’nin Anadolu topraklarındaki parmak izlerini anlatır. Gerek tarihi yapılarını gerekse tarihi eserlerini, bir seyahatname tadında yazılmış. —> Kitabı okumadan evvel sakin bir kafa modunda olmanınızı öneririm. Çünkü yüzlerce ismin bir arada geçtiği ve nerdeyse çeyreğinin aynı isimde anılması, sadece önlerinde koyulan (I-II-III) gibi sıralamalar ile ayırt edilmesi inanılmaz kafa yoruyor. Keşke zamanının devlet adamları isim vermekte biraz daha özgün olsalardı da, okuyuculara bu tarz zahmet çıkarmasalardı :)) —> İkinci bölüm bana daha akıcı geldi. Birinci bölümün karmaşası ilk başlarda okuma hevesimi kaçırmıştı. Selçuklular hakkında okuduğum ilk kitap olması sebebiyle bu durum oluşmuş olabilir. İlk bölüm, 1270 yılı sonrasını anlatılan yazılar daha tatlı gelmeye başladı. Ayrıca kitap, görsel açıdan zenginleştirilmiş olsaydı daha anlaşılır hale gelebilirdi. —> Beni en çok şaşırtan; Bizans’ın çoğu sığınma isteklerini kabul etmesi, fakat sığınma isteyenlerin çoğunun da bir zaman sonra onlara ihanet etmesi. Bu kadar toleranslı olmak, sonlarını getirme sebeblerinden biri olabilir. —>
Tarih
At Üstünde Fırtına: Anadolu SelçuklularıJohn Freely · Doğan Kitap · 201225 okunma
Tarih tekerrürden ibaret
7/10
·338 syf.··
2020 30. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2020 04:34
—> Tarih kitaplarını okudukça şu düşünce aklıma, her defasında daha da kazınıyor; ‘Tarih tekerrürden ibaret.’ —> 16-17. yüzyıl Osmanlı’sının Lale Devri’ne tekabül eden, III. Ahmet dönemi konu olarak esas alınmıştır. Bu dönemde lüks kutlamaların ve lale cennetlerinde geçirilen yaz sefalarının öne çıkması, o dönemin bu adı almasında bir sebep olmuştur. III. Ahmet, döneminde yaptığı reformlarla dikkatlerini üstüne çekmeyi; sanata, kadına verdiği önem ile de ön plana çıkmayı başarmıştır. Fakat, gerek çevresine orantısız inancı gerek saray ile barışının vermiş olduğu rehavetle devlet işlerini aksatması; hem kendi hem de Osmanlı Devleti’nin geleceği için büyük sorunlara sebebiyet vermiştir. —> Dönem içerisindeki farklı isimlerin de hikaye içerisine katılmasıyla kitap renklendirilmiş. Kimi yerde devlet aklıyla, kimi yerde de aşk penceresinden takip ediyorsunuz hikayeyi. Yazarımız hikayeyi daha da canlandırmak açısından, hayal gücüne başvurmuş ve ortaya, okuyucuyu içine çeken bir kitap çıkarmayı başarmış. Bazı yerlerdeki tempo düşüklüğünü, anın tasviri açısından başvurulan betimlemeden oluştuğunu düşünüyorum. Bu da dönem kitapları için gayet normal bir durum. Ayrıca dönemin bazı cinsel ilişki tercihlerini, oğlancılığı, gayet iyi bir şekilde hikayeye nakşedilmiş, ortaya çıkarılmış. —> Kitap; Levni ile aşka doyuruyorken, Sadrazam İbrahim ile devlet erkanının gözünden dönemin devlet anlaşınını seyrediyorsunuz. Tabi ülkenin kaderini belirleyen dönemin padişahı III. Ahmet ile de reform-kadın pekiştirmesini izliyorsunuz. Fakat tarih sahnesi çok acımasız. Kılıç kınından çıkmadıkça; reformlarla ördüğün kalen, 7 mevsim padişahı olsan da, düşmanın karşısında zayıf görünür.
Tarih
Gölgemi Bıraktım Lale BahçelerindeGül İrepoğlu · Doğan Kitap · 200750 okunma
“Semerkant. Dünya’nın güneşe dönük, en yüzü”
9/10
·318 syf.··
Beğendi
·
2020 29. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2020 05:00
—> Huzurun, aşkların, şiirlerin şehri İstanbul’da başlayan aşk; dünyanın derinliklerinde, kilitli kutuda sonsuza dek hapsoldu... —> Doğu’da yaşanmış, batı’da keşfedilmiş bir kader silsilesi. Hayat tekerrürden ibaret. Doğuda ne zaman ki, güç kavgası biter; o zaman dünyanın incisi Doğu olur. Dünyaya Doğu tarafından verilmiş onca armağanı; yine Doğu, barbarlığıyla kendi eliyle geri alıyor, yok ediyor. —> Bu dünyadan bir Nizamülmülk, bir Ömer Hayyam ve bir de Hasan Sabbah geçti... O öyle bir Nizamülmülk ki, ölümünden sonra adı tarihi medreselere camilere verildi. O öyle bir Hayyam ki, kalemiyle aklıyla tarihi, bilimi, aşk’ı şekillendirdi. O öyle bir Sabbah ki, akan tarih nehrinin yolunu değiştirdi, tek bir ruhuyla binlerce bedene yetti. Onlar öyle zattı ki, hala o şekillendirdikleri kanaldan su akar, durur. —> Lübnan asıllı Fransız yazar Amin Maalouf, Doğunun dünyaya kazandırdığı büyük bir değer olan Ömer Hayyam’ın kaleme aldığı Rubaiyat’ın çerçevesinde, İran ve çevre toprakları anlatılmakta. Hayatın tekerrürden ibaret olduğunu yansıtan iki koca hikaye... İran’da geçen entrikalar, mücadeleler, Ortadoğunun aynası niteliğinde olaylar anlatılmış. Kitabın sonu ise etkileyici bir şekilde bırakılmış. —> Kitaptaki "Hayyam ile Cihan" aşkı eski İran'ı, "Benjamin ile Şirin" aşkı ise 20. yüzyıl başlarındaki modernleşme çabası içindeki İran'ı anlattı, hissettirdi bizlere. Bir yandan onların aşklarını hissederken, duygularına ortak olurken; bir yandan da tarih sahnesindeki İran’ı izledik. —> Dönemin olaylarını daha iyi kavrayabilmek adında; Ömer Hayyam’ı, Nizamülmülk’ü ve Hasan Sabbah ile Alamut kalesini bireysel olarak ele alan kitapları okumanızı tavsiye ederim. Bence, dünyada en çarpıcı olayların yaşandığı yıllardan biriydi o dönemler. ——————————————————————— SPOİLER
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,7bin okunma