…kendini hâlâ uykudaymış gibi kirli, hantal ve nemli hissediyordu. Alnında yine o demir kıskaç vardı; ağzı, bez çiğniyormuş gibi bir tatla berbattı, böğürlerinde ılık ürpertiler dolaşıyor, koltuklarının altında siyah tüylerin arasında, buz gibi bir soğuk oturuyordu. Kusmak istiyordu ama, kendini tutuyordu. Marcelle’in günü daha başlamamıştı.