said

Kendime vereceğim bir iyi, bir de kötü haberim var. Kötü haber: Hayatımda hiçbir şey hayal ettiğim kadar iyi olmayacak. İki artı bir evde, yalnız başıma uzun yıllar daha yaşayacağım. İyi haber: Hayatımda hiçbir şey hayal ettiğim kadar kötü de olmayacak. Tek tesellim bu. Ne harikayım, ne berbat. Kibrit kutularının sırtındaki kelimeyim ben: Vasat. Anlatacak çocukluk hikayelerim yok; öyle unutulmaz dostluklar, ayrılıklar falan da yaşamadım. Boktan bir hayat benimkisi. Altın günlerinde Şişman teyzeler yanaklarımı sıkıp, büyüyünce çok can yakacak bu çocuk, demediler. Deseler komik olurdu; bozkırın ortasındaki toplu konutlar kadar sevimliydim çünkü. Ama çok can yaktım, çok insan üzdüm, birkaçını da fena benzettim. Saçlarım sarıdan siyaha, kıvırcıktan düze dönmedi. Başladığım gibi dümdüz gittim. Bahçeli bir evde ya da şenşakrak bir mahallede büyümedim. Annem bana özel ninniler söylemedi. Ve babam, beni bir köşeye çekip de ne demek istediğini çok sonradan anlayacağım manalı laflar etmedi.  Gün batımlarında onu düşünmedim. Askerde hiçbir kapıyı tekmeyle açıp içeri girmedim, albayın koltuğunda viski içmedim, tepemde mermiler vızıldamadı, kimsenin kulaklarını kesip boynuma asmadım. Fayans sildim askerde. Ellerimle çim yoldum, kantine gazoz taşıdım. Anlatılacak bir yanı olmadı.
Sayfa 24·Kitabı okudu
Reklam
Dışarıdan sıra sıra tramvaylar geçiyordu, paltolar geçiyordu, insanlar geçiyordu, kuşlar geçiyordu, kediler geçiyordu, vapurlar geçiyordu, yıllar geçiyordu, hayatlar geçiyordu. Hiçbiri geri gelmiyordu. Ve çok yukarlardan, her şeyin üstünden, varlığın ve yoklugun ötesinden, herkese ve hiç kimseye ait belli belirsiz bir düşünce geçti. “Hikayeler hep böyle kötü mi bitmeli mi?” Düşüncenin sahibi sayfayı çevirdi. Sayfa da geri gelmedi.
Sayfa 23·Kitabı okudu
“Ve ben, bu tuhaf sessizliklerin ortasında, kendimi biraz daha yitirdim. Emel’in, Refik’in, bütün o karanlık gecelerin uzağında yaşayan bir başka İhsan’a dönüştüm. O İhsan’ın içinde dört yıl yaşadım. Gündelik hayatın, kaçışların en meşrusu ve düşünmemenin en karmaşık hali olduğunu böyle anladım.” Melda arkasına yaslandı; fallara inanan bir başka Melda’nın içinden, elindeki fincanın dibine baktı. Orada, birbirine karışan yollar, üst üste yığılmış insanlar, köklerinden kurtulmuş ağaçlar gördü. Bir tek kendisi yoktu. Kendisi dediği varlığın kaç yıldır ortalarda olmadığını düşündü, bir cevap bulmadı. Kim bilir nerede, hangi umudun peşinde kaybolmuştu.
Sayfa 18·Kitabı okudu

said

, bir kitap okudu
8/10
·131 syf.·
Beğendi
·
2022 11. kitabı
Victor Hugo
8/10 · 152,6bin okunma

said

, bir kitap okudu
10/10
·228 syf.·
Beğendi
·
2022 10. kitabı
Alper Canıgüz
8.1/10 · 13,2bin okunma
Reklam