Bir an Zeynep'in anlattığı gibi hayal etmeye çalıştım İstanbul'u. Yok, olmadı, her yanı betondan bir heyula gibi kaplayan devasa binaların, çirkin görünümlerini silip binlerce yıl öncesinin antik kentini canlandıramadım gözlerimin önünde.
Onun güldüğünü de gören olmamıştı; bu konuda da hayvanlara benzerdi, çünkü konuşma yeteneğini kaybetmekten daha korkunç bir şey vardı belki, duygunun mutlu ve özgür bir biçimde dışa vurumu olan gülmek, Tanrı'nın bilinçsiz canlılarından esirgenmişti.