Soner TOSUN

Soner TOSUN

, bir kitap okudu
Puan vermedi·250 syf.·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Aralık 2022 00:12
·
2022 16. kitabı
Grigory Petrov
8.4/10 · 124,8bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!

Soner TOSUN

, bir kitap okudu
Puan vermedi·392 syf.·
9 günde okudu
·
2022 15. kitabı
Franz Kafka
7.1/10 · 65,9bin okunma
Puan vermedi·375 syf.··
2022 5. kitabı
Ben Uçurtma Avcısı’nın mutlaka okunması gerektiğini, Emir ve Hasan’ın hikayesinde herkesin bir şeyler bulacağını düşünüyorum. Kitabın konusu Kabil’de monarşinin son yıllarında yaşayan Emir ve Hasan’ın hikâyesini anlatıyor. İkisi de annesini çok küçük yaşta kaybetmiş, aynı süt anneyi paylaşmalarına rağmen Emir ve Hasan’ın arasında uçurumlar vardır. Emir ünlü ve zengin bir iş adamının oğlu, Hasan ise Kabil’de pek sevilmeyen bir etnik azınlığa, Hazarlara, mensuptur. Emir daha iyi imkânlara sahip olmasına rağmen, okuma yazma bilmesine rağmen hep kıskanmıştır Hasan’ı. Çocukların birbirleriyle kesişen yaşamları ve kaderleri çevrelerindeki dünyanın trajedisini yansıtır. Sovyetlerin işgali sırasında Emir ve Hasan ülkeyi terk edip Kaliforniya’ya giderler. Emir böylece geçmişinden kaçtığını düşünür. Her şeye rağmen arkasında bıraktığı Hasan’ın hatırasından kopamaz. Yıllar sonra babasının en yakın arkadaşından Hasan’ın kardeşi olduğunu öğrenir ve sarsılır. İkisi de evlenmiş ve çoluk çocuğa karışmışlardır. Hasan’ın evlendiğini ve Sohrap adında bir de oğlunu olduğunu öğrenir. Babasının arkadaşı Sohrap’ı bulmasını ister ve Emir, Sohrap’ı bulmak için Kabil’e gider ve Sohrap’ı bulur. ”Uçurtma Avcısı’ arkadaşlık, ihanet ve sadakatin bedeline ilişkin bir roman. Uçurtma Avcısı’nda olağanüstü bir dostluk hikâyesi bulunmaktadır.
Edebiyat
Uçurtma AvcısıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2024192,4bin okunma
Puan vermedi·724 syf.··
2021 3. kitabı
(!!Spoiler) Oğuz Atay’ın en çok bilinen romanı olan tutunamayanları okumak için hiç vakit kaybetmemenizi öneririm Turgut Özben in arkadaşı olan Selim in intihar etmesinden. Sonra Turgut özben in Selim in intiharını araştırmasını konu alıyor genel olarak ve her yerde gördüğümüz olric alıntılarının olduğu düşünülen kitap ben de bu alıntılardan yola çıkarak bu kitabı okumaya başladım ve bu kitapta sosyal medya da gördüğümüz alıntıların çoğunun olmadığını gördüm ama kitabın kendisi alıntılardan kat be kat daha güzel kitabın sonunun gelmesine çok üzülmüştüm 3 günde duraksamadan okuduğum bu kitaba ve Oğuz atay a hayran kaldım. Tutunamayanlar, belirli bir olayı anlatmaktan çok izlenimler, çağrışımlar, eleştiriler ve çözümlemelerden oluşan bir romandır. Roman, Turgut’un intihar eden arkadaşı Selim’in hayatını ve ölüm nedenini çözmeye ve onu anlamaya çalışması ekseninde oluşuyor. Romanda, hangi düşünceye tutunmaya çalışırsa çalışsın, onun anlamsızlığının farkına varan bir aydının, kendisiyle girdiği savaşı kaybederek intihara sürüklenişi anlatılmaktadır. Tutunamayanlar, hayatın kendisi kadar karmaşık, çoğu zaman hayatın kendisi kadar anlaşılmaz, kişilik analizleri ve ayrıntılarla dolu bir romandır. Romanda her karakterde Oğuz Atay’dan bir parça görüyoruz. Kişiler farklı ama sorgulamalar aynı. Romanın adı dahi kendini başkalarından ayıran, sanki acı çekmeye mecbur bir grup insanı anlatıyor. Romanın başkarakteri Turgut’ta, başından sonuna kadar kendini dışarıdan görme çabası seziliyor. Turgut’un, Selim’i kendine ne kadar yakın gördüğü roman boyunca vurgulanıyor. Roman bütününde hayatın sonsuz ihtimalleri içinde oluşan anlamlar ve onlara tutunmanın yararsızlığını hisseden insanları sorguluyor.
Edebiyat
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202475bin okunma
Serenad-ı für Nadia
Puan vermedi·481 syf.··
2022 12. kitabı
(spoiler !!)Zülfü Livaneli’nin okuduğum ilk kitabı olan serenad’a hayran kaldım doğrusu İstanbul Üniversitesinde çalışan bir sekreter olan mayanın anlatımıyla gerçekleşen olaylar kitabı elimden bırakmama olanak vermedi. Serenad, konu itibariyle çok çeşitli. İlk olarak 1939-42 yılları arasında Türkiye’ye gelen bir Alman bir profesörün, tekrar İstanbul’a geldiğinde İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü’nde çalışan bir kadın üzerinde bıraktığı etkileri görüyoruz. Profesörün zamanında Nazi zulmü hakimdi. Eşi de bir yahudi olduğundan onlar için artık kaçma zamanı gelmişti. Eşiyle beraber Türkiye’ye doğru yola çıkmışlarken eşi Nadia Naziler tarafından esir tutulur. Profesör de Türkiye’ye tek başına gelir ve Nadia’yı da Almanya’dan getirtmek için çalışmalara başlar. Türkiye’den de geçecek olan Struma adlı gemi ile yola çıkan Nadia’yı ne yazık ki kötü bir son beklemektedir.
1000Kitap
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020164,1bin okunma